Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
“14 Şubat” busesi ve/veya Arşiv’den 31 Mart not’u?!
14 Şubat 2019
14:43
391 Kez Okundu

hamahmut

“Sizin Afrika haritanız gerçekten çok güzel. Fakat benim Afrika haritam biraz farklı. Burası Rusya ve burası… Burası Fransa ve biz tam ortadayız; işte benim Afrika haritam!”

Otto von Bismarck
Bir kısım okur, “yazılarınızda eski heyecan yok” diyor.
Naçizane cevap:
Kimseyi özel’imle yormak istemem.
BOP’ta aynı şartlar içinde direnmeye devam ediyoruz, zaman zaman vücut’umuz, mevsim izin vermese de.
Geçtik.
Nüans?!
MİT’in beslemesi, 28 Şubat’ın şöhret kalem’leri için sahne’yi boşalttık.
Farmasonlar niye suskun, ağlamaklı!?
Çok yazdık, bu bir ego kavgası değil, kim öne çıkmak istiyor ise lütfen önden buyursun!
Süreç, kolpa’ya izin verse, MİT’in kadrolu beslemeleri her daim başrol’de, farkındayız!
Ertuğrul Özkök, Hıncal Uluç, Uğur Dündar, Fatih Çekirge, Fatih Altaylı, Yılmaz Özdil, Avni Özgürel, Tuncay Özkan; Mehmet Barlas vb.
Başka?!
“At gözlüklü gündem”, 31 Mart’a bağlanmış.
Koltuk kavgası vs.
Kafa’yı duvara vurmadan, iktidarı, muhalefeti ile kimsenin ayıkmaya da niyet’i yok.
Yani?!
Öfkesi olan ama “stratejik aklı” olmayan yapı’ların ülkeyi parçalanmaya götüren yarış’ı ya da rekabet’i diyelim.
Sözün özü:
Naçizane bu satırların yazarının söylemi değil, 15 Temmuz’dan bu yana devlet’in sahibi olan MİT’in dip’not’u şu:
31 Mart gecesi siyasi iktidar, kabzımallar ile girdiği büyük meydan savaş’ını nihayet’lendiriyor.
Tabii ki, her daim olduğu gibi zafer’le.
1 Nisan günü de hayırlısı ile AB’ye giriyoruz.
Velev ki, AB diyelim, kimlerle el ele! ya da AB nerede?
Netice:
Büyük resim’de aranan enerji bazlı güvenlik kapsamında, Türkiye’de yaşanan kaos’un baş’kahramanı MİT.
Silivri kumpası ile başladı, 15 Temmuz ile taç’landı, şimdi sıra geldi, turkuaz halı üzerinden düzenlenecek ‘yüksek profilli ödül töreni’ne!
Ezcümle:
MİT, Zapsu’yu koruyup kolladığı kadar, TSK’ya, Atatürk Türkiyesi’ne sahip çıksaydı, final sahnesi hiç böyle olur muydu!?
Narko’ya, ticani’ye, balyoz.
Nokta.

VAZİYET
Soru şu:
İzmir’de kim kazanacak?
a. Ak parti’nin adayı
b. Yeni CHP’nin aday aday’ı
Nüans?!
Aziz Kocaoğlu “aday”lığını açıkladı, ne var ki, tartışmalı isim (düşük profil) Tunç Soyer aday yapıldı.
Adayların kesinleştiği son güne kadar bir değişiklik olmaz ise 31 Mart sandığı, İzmir bağlamında CHP için çantada keklik değil!
Ak Parti’nin adayı Nihat Zeybekçi, 1994 İstanbul seçimlerinde olduğu gibi  Erdoğan’vari bir farkla kazanabilir.
Yani?!
Kocaoğlu’nun aday gösterdiği Narlıdere Belediye Başkanı, Konak’tan aday gösterildi ise anlaşılması gereken basit husus:
Konak, Karşıyaka, Bostanlı, Çeşme vb yerler, İstanbul’da (Beşiktaş, Kadıköy, Şişli vb) olduğu gibi CHP’de kalabilir, büyük şehir Ak Parti’de.
Girilen yol’un sonunda bu da var!
Yani?!
“Dimyat’taki pirinç’e giderken, evdeki bulgur’dan olmak” budur.
Nokta.

NEDİR NE DEĞİLDİR
31 Mart sonrası, Venezuela örneğinde olduğu gibi, Batı’dan bakınca kimi “Başkan” diye gösterip tanıyacaklar?
MİT, Abdullah Gül’ü, Ahmet Davutoğlu’nu, Gökçek’in muhasebecisi Ali Babacan’ı, Bahçeli, Kılıçdaroğlu, hdp vb üzerinden aynı saf’a topluyor ise arif’e tarif gereksiz.
Abdullah Gül, “Batı kampı”nın Başkan’ı.
Erdoğan da, “Doğu kampı”nın Başkan’ı!
Neo Sevr’de ülke parçalanacak ise Ukrayna’da olduğu gibi bir uç’undan Gül çekti, diğer uç’undan Erdoğan’giller!
MİT’in himayesinde Türkiye’den oldu mu iki tane.
Amaç parçalamak, parçalatmak ise MİT doğru bildiği yol’da yürümeyi bırakıp koşmalı!
Amaç Gordion Düğümü’nü çözmek ise MİT’in aklı ile girilen yol’un sonu büyük acem barzan devleti’ne çıkıyor.
Sözün özü:
Bu vatan için MİT’in aklı ile girilen yol’da, çok asker, polis şehid oldu.
Türkiye’yi soktuğu bataklık’tan düz’e çıkartacağına inanıyor ise MİT’çiler, kendi yazdıkları süreç uğruna, kendi kellelerini ortaya koymalılar.
Başkalarının baş’ları üzerinden oynadıkları oyun’dan gına geldi.
Gaz’la işlemiyor final sahnesi.
Netice:
Mevzu-u bahis vatan ise biraz da MİT’çiler ölsün.
Biz yeterince öldük, süründük.
Ezcümle:
Med & cezir.
31 Mart gecesi, MİT için açılan vade de doluyor!
BOP’un yüksek istihbaratçıları, İsrail / İran makas’ında!
Bu vatan için asker de, polis de öldü, süründü!
Şimdi şehid’lik makamı için en ön safta koşma sırası MİT’çilerde.
14 Şubat kapsamında, vatan’a aşık’lar günü busesi diyelim.
Nokta.

KİTAP ÖZETİ
Kitabın adı: Güç Sahibi Olmanın 48 Yasası / İKTİDAR
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=38571
Yazarları: Robert Greene & Joost Elffers
Altın Kitaplar
9. basım, Temmuz 2011
623 sayfa
28 TL
(…)
Sayfa 95:
“Kaplumbağa”, “Fil” ve “Su Aygırı”!?
Bir gün “Kaplumbağa”, “Fil” (NATO) ile karşılaşır.
Fil, “Yolumdan çekil ufaklık! Üzerine basabilirim!” diye bağırır.
“Kaplumbağa” korkmaz ve olduğu yerde kalır, böylece “Fil” üzerine basar ama onu ezemez.
“Böbürlenme, ‘Bay Fil’, ben de en az senin kadar güçlüyüm!” der; “Kaplumbağa” ama “Fil” yalnızca kahkahalarla güler.
“Kaplumbağa” ondan ertesi sabah kendisinin bulunduğu tepeye gelmesini ister.
Ertesi sabah güneş doğmadan “Kaplumbağa” tepeden aşağı nehre doğru iner, orada gece yemeğini yedikten sonra tekrar suya dönmek üzere olan “Su Aygırı” (ŞİÖ) ile karşılaşır.
“Bay Su Aygırı! Seninle halat çekme oyunu oynayalım mı? Senin kadar güçlü olduğuna bahse girerim!” der “Kaplumbağa”!
“Su Aygırı”, bu saçma fikre güler ama kabul eder.
“Kaplumbağa” uzun bir ip getirir ve “Su Aygırı” kendisi, “Hey!” diyene kadar ağzında tutmasını söyler.
“Kaplumbağa” tepeye çıkar, sabırsızlanmaya başlayan “Fil”i bulur.
“Fil”e ipin diğer ucunu verir ve “Hey!” dediğim zaman ipi çekeceksin ve hangimizin daha güçlü olduğunu göreceksin, der.
Sonra tepenin yarısına kadar inip görünmeyeceği bir yere saklanarak bağırır.
“Hey”!
“Fil” ve “Su Aygırı” ipi çekerler.
Çekerler ama hiçbiri diğerini kıpırdatamaz.
İkisinin de gücü eşittir.
İkisi de “Kaplumbağa”nın kendisi kadar güçlü olduğuna karar verir.
“ABD / Rusya” makası kapsamında “Kıssadan Hisse”:
Hiçbir zaman, başkalarının sizin için yapabileceği bir şeyi siz yapmayın!
“Kaplumbağa” işi başkalarının yapmasını sağlayarak övgüyü kendi topladı!
Zaire Masalı
Nokta.

DURUM ANALİZ
Arşiv’den “31 Mart” not’u?!
Kitap’tan pasaj şu:
“Gizli odalarda purolarını tüttürüp viskilerini yudumlayan birkaç milyarderin, bırakın Dünya’yı kontrol etmeyi, olup biten her şeyi anlamasına bile imkan yoktur.”
(Sayfa 393, Homo Deus, yarının kısa tarihi, Yuval Noah Harari, Kolektif Kitap)
Yorum şu:
Öncelikle minik bir açıklama:
Kitap özeti yapamıyorum, eski kitap özetlerini gündeme uygun olanları tekrar ediyorum.
Adı geçen kitabı bir tanıdık getirdi, okuyabildim.
Yani, kitap almakta sıkıntı var, iki bilgisayar pert, son nefes’te.
Çok hızlı ısınıyor vs.
İş başlayınca nasılsa bol bol özet yaparız.
Şimdi bu kitap’ta yer alan satırlar üzerinden süreç’e bakacak olursak:
1. Gehlen (JANUS) ekibi, seküler bir ağız ile gelecek öngörüsü yapmış, çok değişkenli. Bilgisayar, siber dünya, teknoloji vb unsurlar üzerinden projeksiyon, olsa olsa yöntemi… Nüans?! Ölüm varken dünya cehennem’e dönmüşken, robotlar ya da ölümsüzlük Çağ’ında dünya nasıl olur, ölüm’e muhtaç bir dünya mı?
2. Diyor ki, dün’ün hikayesi dün’de kaldı. Artık zenginler, sistem’i ele geçiren güç’ün paralı askeri! Misal, Rockefeller öldü, ki, ölümsüzlük araştırmasını finanse eden işadamlarından biriydi. Başka?! Uzan şimdi nerede, ne kadar anlıyor süreç’ten? Karamehmet, Doğan, AKP’li zenginler vb?! Yani, diyor ki, süreç çok kompleks, para’ya sahip olmak yetmez, nitelikli bilgi şart. Yeni süreç’te kazanmak için danışmanlık ederi ödenmeyecek, süreç Neo II. Dünya Savaşı ise bilakis kazandıklarını korumak isteyen danışmanlık hizmeti satın alacak.
3. Kitabı yazanın ismine takılmadan söyleyelim, ne demiştik geçmişte, siz hiç milyar dolarlık adam oldunuz mu? Kitap’ta ne diyor, efsaneler çağı sona eriyor. Para’nın içine stratejik zeka kaçmamış ise mongol kafa insan ne ise beyin’siz para da o mana! Kağıt parçası. Başka?! Günümüz dünyasında güvenlik hayat memat mesele, bir de nitelikli istihbarat. Gelecek öngörüsüne sahip olmayan sermaye, anlık kazanabilir ama 1 şey değişir, bilgi sahibi olunmaz ise çok hızlı kazanılanlar kaybedilebilir. Mesaj bu!
Vs vs vs.
Not: Eczacıbaşı Yahudi İngiliz sermayesi mi yoksa Türk sermayesi mi?! Zorlu, Türk mü yoksa Yahudi Alman mı sermayesi mi? Ülker? Vb! Gördüklerinin yarısına! Çoklu satranç oynayan, her kesim’den adam’ı alır, yaşadığı ortam içinde kendi adına besler, sonra da amaç’a giden yol’da kullanır. ABD’den Rusya’ya, İsrail’den İran’a, Vatikan’dan Çin’e, Türkiye’ye vb hikaye budur, İngiliz / Alman rekabeti.
“Bu anlaşma uğruna üç ülke bölündü”
Ukrayna, AB ile ortaklık anlaşması imzalandı!
http://www.haberler.com/5-ulke-parcalanacak-yerine-14-ulke-kurulacak-5129758-haberi/
Ukrayna, Moldova ve Gürcistan liderleri, Brüksel’de AB ile serbest ticaret ve siyasi ortaklık anlaşmalarına imza attı.
http://www.hurriyet.com.tr/ukrayna-ab-ile-ortaklik-anlasmasi-imzalandi-26695116
http://www.hurriyet.com.tr/ingilteresiz-abyi-konustular-40259935
http://www.hurriyet.com.tr/almanya-gucunu-arttiracak-40259937
Nokta.
http://hayrullahmahmudozgur.blogspot.com/2017/03/ak-cuvaln-ad-zarrab.html
http://hayrullahmahmudozgur.blogspot.com/2017/03/13-24-veveya-erdogan-bahari-baslad.html
.
14 Şubat 2019
@HayrullahMahmud
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"“14 Şubat” busesi ve/veya Arşiv’den 31 Mart not’u?!" yazısına 3 yorum yapılmış
  1.  
    sakarya-1923

    Amaç Türk Milleti’ni ve tarihini yok saymak,
    uluslararası tartışmalarda bile bu çizgiden gidiliyor..
    Dışişleri bakanlıgı bozkurt işaretinin yasaklanmasına itiraz ediyor gibi gözüksede, aslında Türk ve Bozkurt konusunu parti simgesi seviyesine indirerek, haçlıya hizmet eden bir yol izliyor ve devletler katında resmi olarak bu sekılde kayda gecırmış oluyor..

    https://odatv.com/bakanligin-aciklamasindaki-bozkurt-isareti-yanlislari-15021918.html

  2.  
    fatma gurman

    eğer bir toplumda iki tane ekonomik alan varsa biri kayıtlı biri kayıt dışı zaten o toplumda iki tane devlet var demektir…bölünme yeni değil…anlaşılan o ki izmir şehri ye-cehape’ye birkaç numara büyük gelen bir şehir, başından atmaya uğraşıyor…

  3.  
    Özgürce

    Hikayedeki kaplumbağa övgüyü hak ediyor ise fıkradaki koca övgüyü hak etmiyor mu?
    *
    14 şubat sabahı kadın uyanır uyanmaz;
    — Kocacığım! Rüyamda ne gördüm biliyor musun, akşam eve elinde çok güzel bir paketle geliyorsun…
    — Eee
    — Ben de paketi heyecan içinde açıyorum ve içinden ne çıkıyor biliyor musun?
    — Eeeee!
    — Bir inci kolye! Sence bunun anlamı ne olabilir?
    Adam gülümser:
    — Bu akşam öğrenirsin sevgilim, der.
    Akşam olur adam elinde güzel bir paketle eve gelir. Kadın gözlerine inanamaz; çok heyecanlanır:
    – Kocacığım sen bir harikasın!..
    Kadın paketi aceleyle açar. Kutunun içinden bir kitap çıkar. Üzerinde;
    “RÜYA TABİRLERİ” yazmaktadır!
    *
    Kıssadan hisse;
    Emperyalizmin istekleri hiç bitmez, önemli olan onların ne istediği değil, senin ne verdiğindir…

Cevap Yazın


6 − = 1

FpsAgency