Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
CUMHURİYETİN EKONOMİ HAFIZASI TÜRKİYE İŞ BANKASI
11 Şubat 2019
07:37
148 Kez Okundu

Sinan Meydan

“İş Bankası Kurumu, Cumhuriyet tarihinde ekonomi bakımından başlı başına yer alacaktır.” (Mustafa Kemal Atatürk)

Atatürk, Ankara’da İş Bankası Genel Merkezi’ni ziyaretinde Celal Bayar’la birlikte. (20.10.1929)

Görülen o ki İş Bankası’na “el koymak” için bir gerekçe yaratmak istiyorlar. Bunun için tarihi bile çarpıtıyorlar. Şöyle ki: Atatürk’ün, İş Bankası’nı “Hindistan Müslümanlarının Milli Mücadele için gönderdiği parayla kurduğunu” belirterek, buradan iki sonuca varıyorlar: Birincisi, Atatürk’ün “cihat parasıyla banka kurmasının!” doğru olmadığını; ikincisi de Atatürk’ün bu bankadaki hisselerini “CHP’ye bırakmaya hakkı olmadığını!” iddia ediyorlar.

Peki, ama Atatürk ve İş Bankası ilişkisi böyle açıklanabilir mi? Bu konudaki tarihi gerçekler nelerdir?

HİNDİSTAN’DAN GELEN PARA

Milli Mücadele sırasında Hint Hilafet Komitesi, “Ankara ve İzmir Yardım Fonu” adlı iki ayrı fon kurup Hindistan’da Türkiye için yardım topladı. Gönüllüler seferber oldu. Hint Müslümanları bu iş için özel bir kostüm bile hazırladılar: Haki bir üniforma üzerine yeşil bir cübbe, başlarda önünde ay yıldızı olan Kuvayı Milliye kalpağı, kollarda ise yine ay yıldızlı pazıbentler vardı. (1)

Hint Müslümanlarının fedakârlığı büyüktü: Öyle ki, Müslüman kadınlar takılarını, mücevherlerini, hatta gelinler çeyizlerini yardım fonuna bağışladılar. Gandi de bu yardım kampanyasına destek verdi. Ankara Yardım Fonu’na sadece Hint Müslümanları değil, Hindular da yardımda bulundu. Toplanan para, Türk Bağımsızlık Savaşı’nın önderi Atatürk’e gönderildi. (2)

Atatürk, Hint Hilafet Komitesi’nin Londra temsilciliğine, Türkiye’ye yaptıkları bu yardım nedeniyle teşekkür etti.

PARA ATATÜRK’E GÖNDERİLDİ

Hindistan’dan gönderilen para “doğrudan Atatürk adına/şahsına” gönderildi ve Osmanlı Bankası Ankara Şubesi’nde saklandı. (3)

Hindistan Müslümanlarının aralarında toplayıp 1921-1922 yılları arasında 14 seferde Atatürk’e gönderdikleri toplam para 106.400 İngiliz Lirası, 675.494 Türk Lirası’ydı. (4)

Paranın kullanımı konusunda herhangi bir şart yoktu. Atatürk, amaca uygun olarak, bu parayı kullanmakta özgürdü.

PARANIN KULLANIMI

Atatürk, bu parayı Milli Mücadele’nin en zor günlerine sakladı. Büyük Taarruz öncesinde, ordunun paraya çok ihtiyaç duyduğu günlerde Milli Savunma Bakanı Kazım Özalp, Atatürk’ün emrindeki bu paradan 600 bin lira istedi. Atatürk, 500 bin lira verdi. (5)

Atatürk, Hindistan’dan gelen bu paranın kalanıyla da Büyük Taarruz sonrasında İzmir’e doğru kaçan Yunan ordusunun yakıp yıktığı şehir, kasaba ve köylerde ve açıkta kalan insanlara yardım etti. Sabahattin Selek, bu yardımın da 110 bin lira olduğunu belirtiyor. (6)

Hindistan’dan gelen toplam para, 675. 494 Türk Lirası’ydı. Atatürk, bunun (500.000 +110.000 = 610.000 Türk lirasını) Milli Mücadele’de harcadı. Böylece Milli Mücadele sonrasında Hindistan’dan gelen paradan Atatürk’ün elinde 675.494 lira610.000 = 65.494 Türk Lirası kaldı.

PARANIN ATATÜRK’E İADESİ

Büyük Zafer’den sonra Bakanlar Kurulu, Atatürk’ün Milli Mücadele’de harcadığı parayı Atatürk’e iade etti. Hasan Rıza Soyak, (Atatürk’ün harcadığı paranın) 380.000 Türk Lirası’nın Atatürk’e iade edildiğini yazıyor. (7) Buna karşın harcanan paranın tamamının Atatürk’e iade edildiğini iddia edenler de var. (8)

Bu durumda Cumhuriyeti ilan ederken Atatürk’ün elinde, Hindistan’dan gelen paradan en az 380.000+65.000=445.000 Türk Lirası, en çok 610.000+65.000=675.000 Türk Lirası vardı.

Bu para, Hint Hilafet Komitesi tarafından gönderilmişti. 3 Mart 1924′te Atatürk, halifeliği kaldırmıştı. Bu durumda Hint Hilafet Komitesi, halifeliğin kaldırılmasına tepki duyarak bu parayı geri isteyebilirdi. Atatürk, bu ihtimali düşünerek, halifeliğin kaldırılmasından sonra bir süre daha, bu parayı Osmanlı Bankası’nda tuttu. Gerektiğinde parayı geri gönderecekti. (9) Fakat halifeliğin kaldırılmasından sonra Hint Hilafet Komitesi parayı geri istemedi.

Atatürk, elinde kalan parayı –şahsı için değil– yine Türkiye için harcadı: Bu paranın bir kısmıyla İş Bankası’nı, bir kısmıyla -millete bağışlayacağı- örnek çiftlikleri kurdu. Bir kısmıyla ise -gelirini TTK ve TDK’ya bırakacağı- maden hisseleri satın aldı. Böylece paranın erimesini de önledi.

Demem o ki;

Bir: Hindistan’dan gönderilen para doğrudan Atatürk’ün adına/hesabına gönderildiği için kullanımı da Atatürk’ün tasarrufundaydı.

İki: Atatürk, parayı amacına uygun olarak kullandı: Parayı, Türkiye’nin “siyasi” ve “ekonomik” bağımsızlığı için harcadı. Milli Mücadele “siyasi”, İş Bankası “ekonomik” bağımsızlık içindi.

İş Bankası neden kuruldu?

Atatürk, ekonomik bağımsızlığa büyük önem veriyordu. Ekonomik bağımsızlık için sağlam bir para politikasına ihtiyaç vardı. Bunun için de her şeyden önce güçlü bir milli banka, hatta bankalar gerekliydi.

1924′te Türkiye’de 18 yerli banka, 15 yabancı banka vardı. Bunların içinde Osmanlı Bankası (1863), Ziraat Bankası (1888) ve İtibar-ı Milli Bankası (1917) dışındakiler küçük yerel bankalardı. Bunların çoğu, İttihat ve Terakki’nin “milli ekonomi politikası” doğrultusunda, 1913-1918 arasında, Anadolu’da kurulmuştu. Yerli bankalardan Ziraat Bankası’nın 320 şubesi varken, 6 bankanın 1 ile 4 şubesi vardı. Geride kalan 11 bankanın merkez dışında şubesi yoktu. O günlerde Türkiye’de henüz bir Merkez Bankası da yoktu. Osmanlı Bankası, geçmişte Osmanlı’ya bile faizle borç vermiş bir yabancı bankaydı. İtibar-ı Milli Bankası ve Ziraat Bankası ise son derece yetersiz durumdaydılar. İş Bankası’ndan önce Türkiye’de yabancı bankaların tartışmasız egemenliği vardı. Örneğin, 1924′te yabancı bankaların toplam mevduattaki payı yüzde 78, özel Türk bankalarının yüzde 12, devlet bankalarının yüzde 10′du. (10)

Yerli-milli ekonomi için her şeyden önce yerli-milli sermayeli bankalara ihtiyaç vardı.

İşte Atatürk, İş Bankası’nı bu amaçla kurdu. İş Bankası, sermayesinin tamamı yerli bir bankaydı.

1924′te İş Bankası’nın kurulmasından sonra yerli-milli bankaların sayısı hızla arttı. 1925′te Sanayi ve Maadin Bankası, 1926′da Emlak ve Eytam Bankası kuruldu. Öyle ki 1929′da Türkiye’de 43 yerli-milli, 15 yabancı banka vardı. (11)