Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Med’cezir?!
10 Şubat 2019
13:57
119 Kez Okundu

hamahmut

“Önlerine sözün özünü koyun ki okusunlar, anlaşılır biçimde koyun ki takdir etsinler, canlı biçimde koyun ki hatırlayabilsinler ve hepsinden önemlisi doğru olarak koyun ki ışığını takip etsinler.”

Joseph Pulitzer

SÖYLEMMETRE
Enstantane 1:
11. CUMHURBAŞKANI GÜL, POPÜLİZMİN EN ÇOK DEMOKRASİNİN TEMEL NİTELİKLERİNİ TAHRİP ETTİĞİNİ BELİRTEREK, ”İKTİDARLAR POPÜLİZM YAPARSA BU ÇOK DAHA TEHLİKELİ OLUR” DEDİ. ÇOK KAYGI VERİCİ BİR DURUM
http://www.yeniasya.com.tr/politika/populist-iktidarlar-daha-tehlikeli_485673
https://t24.com.tr/haber/murat-yetkin-gul-gibi-bir-siyasetcinin-sozleri-dahi-dikkatlerden-kacirilmak-isteniyor,807652
(…)
Enstantane 2:
Sırp Cumhuriyeti, “2. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en büyük katliam” olarak nitelendirilen Srebrenitsa Katliamı’nın üzerini örtmek maksadıyla küstah bir girişimde bulundu. Sırbistan, 1992 ile 1995 yılları arasında yaşanan savaşta Srebrenitsa ve Saraybosna’da katledilen kurbanların sayısını az göstermek için, sözde 12 ülkeden uzmanın bulunduğu bir panel düzenleme kararı aldı.
https://www.yeniakit.com.tr/haber/soykirimci-sirplar-hinlik-pesinde-606278.html
(…)
Enstantane 3:
Fatih Çekirge: Bu telefonlara dikkat!
Sorulara gelirsek…  1) Bu telefonu açan dolandırıcılar bu kadar kimlik bilgisini nasıl elde ediyorlar?  2) e-Devlet güvenliği… Ya da vatandaşın şifreli kimlik bilgileri birileri tarafından ele geçirilmiş olabilir mi?  3) Emniyet teşkilatından FETÖ soruşturması nedeniyle çok sayıda polis uzaklaştırıldı. Acaba bunlar giderken bu tür bilgileri almış olabilirler mi?  4) Polis bu tür kişisel bilgilerin korunması konusunda ne tür önlemler alıyor?  5) Birçok kişinin başına gelen bu “kimlik bilgisi üzerinden” dolandırıcılıkla ilgili olarak bugüne kadar kaç kişi yakalandı?   Kişisel bilgilerin korunması konusunda devletin ne kadar hassas ve titiz davrandığını biliyorum.   Umarım önümüzdeki günlerde bu dolandırıcılarla ilgili “Yakalandılar. Bağlantıları bulundu” türünden haberler görebiliriz..  Bu olay nedeniyle herkesi daha uyanık olmaya çağırıyorum.  Dahası devlete, hukuka ve polise güven noktasında bu tür telefonlar geldiğinde öncelikle 155’in aranması en sağlıklı yol olarak görünüyor..  Çünkü…  Başka devletimiz de yok… Başka polisimiz de..
http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/fatih-cekirge/bu-telefonlara-dikkat-41111670
(…)
Enstantane 4:
Emin Çölaşan’a akrabasından miras: 8.7 milyon dolar Sözcü gazetesi yazarı Emin Çölaşan, bugünkü köşesinde, “Akrabadan kalan miras 8.7 milyon dolar” başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
https://odatv.com/8.7-milyon-dolar-10021951.html
(…)
Enstantane 5:
AKP ilk dönem Milletvekili Emin Şirin ise sosyal medya hesabından, Erdoğan’ı kızdıracak mesajlar paylaştı.  Eski İstanbul Milletvekili Şirin, kişisel Twitter hesabından, Erdoğan’ın Kartal ziyareti ve açıklamalarıyla ilgili olarak, “Sn. Başkan, ‘imar şehitlerinin’ artmaması için (bir imar felaketi olan) ‘imar barışı’ndan faydalanmak için ‘teknik yeterlilik’ şartını getirmeyi düşünüyor musunuz? Bu şartı getirmezseniz, çökecek binaların mesuliyeti kime ait olur?” diye sordu.
https://odatv.com/akp-eski-milletvekilinden-erdogani-cok-kizdiracak-mesaj-10021914.html
(…)
Enstantane 6:
100 yıllık moda markası Balenciaga, çıldırdı. 2 bin 500 liraya bile kitap satılırsa, Balenciaga da pet şişe kapaklarından küpe yapar ve 390 eurodan (yaklaşık 2 bin 300 lira) satışa çıkartır. Ancak Avrupalılar böyle bir aldatmacaya 390 euro vermeyince, Balenciaga indirim yaptı. 195 yani yaklaşık bin 200 liraya düşen küpelere yine ilgi olmadı. Sosyal medyada da tepki çeken küpelerle ilgili yorumlar şöyle: .
https://www.takvim.com.tr/yasam/2019/02/08/ataturk-tucccari-yilmaz-ozdil-vurgunculara-ilham-verdi
(…)
Yorum şu:
“Acem yaptırımlar taban’dan tavan’a” doğru yükselirken, 31 Mart sonrasına düşülmüş “minik not”:
“Kaymakta olan eksen’e seyirci kalacak mısınız?!
Eksen’in kaymasına seyirci kalanlar’ın varlıkları, canları ne kadar güven’de?!”
Demem o ki:
Meteo: 28 Şubat, Topaç familya zorda.
BOP’un final’inde; Ak Parti, AKP’ye karşı ve/veya AKP, Ak Parti’ye karşı?!
Demem şu ki:
BOP’un “Siyam İkizleri”ne mesaj var!
İsrail / İran makas’ı çerçevesinde “ya ayrışırsınız ya da ayrışmayı beceremez iseniz, çoklu organ yetmezliğinden birlikte mevta’sınız (mefta)!”
Sözün özü:
Görünen ve de anlaşılan o ki, küresel aks’ta yaşanan “Med & Cezir” kapsamında, ilk değişim ya da temizlik, 28 Şubat’ın içinde yaşanıyor, yapılıyor!
Metal yorgun’u, aferist baş’lar ayıklanıyor!
Yani?!
Bir başka “yolun sonundasınız” mesajı!
İstihbarat savaşları çerçevesinde, ‘kozmik oda’ya girecekler, öküz’ün tren’e baktığı gibi seyredeceksin, tek satır yazmayacaksın!
Sonra da, “kişisel bilgilerimiz çalınmış olabilir mi?” diye soracaksın!?
Acayübül garaip!
ABD’nin sırları Ruslar’ın elinde!
Ruslar’ın sırları Almanlar’ın!
Ak Parti ya da AKP’nin sırları CIA’nın, Topaç’ın sırları Siemens üzerinden Londra vb?!
Neo II. Dünya Savaşı saflaşması kapsamında Londra’nın -siyon- duruş’u malum, tekrar yersiz!
Netice:
Laik, çağdaş cumhuriyet’i tasfiye ederlerken, içini boşaltırlarken, “karşı darbe süreç’inde kullanılanlar hariç” diye bir not düşülmedi ise sıra geldi, f’çekirgegil -barzan- familya’ya!
Neticede, İsrail bölgede güvende değil ise kimlerden ötürü?
Bu soru’nun basit cevap’ı üzerinden, malum zincir tehdit ediliyor; neticede Gökçek de BOP’un “emir kulu”.
Ezcümle:
Türkiye’de “Eksen” kayarken, seyredenlere geçilmiş, alt / üst mesaj’lar var!
Kurnazlık bir zeka çeşidi ise çözülmeyi bekleyen “Gordion Düğümü” ortada!
Not:
1960’lı yıllarda Türkiye’de, The Times Gazetesi ve Associated Press Ajansı adına görev yapmış bir gazeteci vardı.
Adı; David Hotham’dı.
http://arsiv.sabah.com.tr/2002/06/21/s0503.html
Bu İngiliz gazeteci, Türkiye’deki görevi sona erince, memleketine geri döndü.
Sonra da Türkiye üzerine gözlemlerini içeren bir kitap yazdı.
Kitapta, Türkler’in iş yapma biçimi ve düşünce kodları üzerine çok ilginç gözlemler vardı.
Hotham, kitabında özetle şöyle diyordu:
“Türkiye’deki duruma bir bakın. Mantıklı bir tahminde bulunun. Sonra da önünüzdeki kağıda bunun tam zıttını yazın. Mutlaka doğru sonucu kestirmiş olursunuz!”
Daha sonra bu kitap, Türkiye’de görev yapan neredeyse tüm yabancı diplomatların başucu kitabı oldu.
Türkiye’ye operasyon yapan istihbarat servisleri de, Hotham’ın kitabını masalarının üstünden hiç eksik etmediler.
Sözün özü:
Mantıklı olan: AB.
Tam zıttı, nedir ne değildir!?
İçinden geçiyoruz zaman’ın.
http://arsiv.sabah.com.tr/2002/06/25/s1209.html
Büyük resim’de yaşanan “Med & Cezir” kapsamında, ilk temizlik 28 Şubat zincir’inin içinde “zayıf halkalar” bağlamında yaşanıyor.
https://www.turkcebilgi.com/med_cezir
Diye bakmak mümkün.
Nokta.

24
Milattan önce 26 yılında yaşayan Ben-Hur, Kudüs’te yaşayan varlıklı bir prens ve tüccardır. Çocukluk arkadaşı Romalı Messala görüşmedikleri yıllar boyunca yüksek kademeli bir Roma hakimi olmuştur. Kudüs’ten uzak kaldığı uzun yıllardan sonra buraya dönen Messala, artık Roma ordusunun komutanı olmuştur. Yahudilerin özgürlüğü için canı pahasına mücadele eden Ben-Hur’dan, çocukluk arkadaşı Messala tarafından, Romalıları eleştiren yahudileri teşhis etmesi istenir; ancak Ben-Hur kabul etmez. Karşı karşıya gelen iki çocukluk arkadaşı artık farklı cephelerdedirler. Sinema tarihinin klasik yapıtlarından biri olan William Wyler imzalı bu epik film Akademi Ödülleri’nde onbir dalda Oscar ödülü kazanmıştır.
http://unutulmazfilmler.co/ben-hur.html
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/rest-geldi-catlak-buyuyor-yeni-hamle-yolda-41111557
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/son-dakika-paris-sokaklari-karisti-41111385
https://odatv.com/esenyurtta-tehlikeli-gerginlik-09021916.html
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/almanyada-basortulu-kiza-irkci-saldiri-41111463
https://tr.sputniknews.com/abd/201902101037579629-bolton-konusma-yaparken-isiklarin-kesildigi-maduro-alay-etti/
https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-47184665
https://tr.euronews.com/2019/02/09/erdogan-bir-merminin-fiyati-ne-kadar
https://tr.sputniknews.com/asya/201902091037576182-malezya-yunanistan-ait-2gemi-carpisti/
https://tr.euronews.com/2019/02/09/fransa-meclis-baskani-ferrandin-evi-atese-verildi
https://tr.euronews.com/2019/02/08/merkel-isid-henuz-yenilmedi
https://odatv.com/o-akilli-telefonlar-yuksek-radyasyon-seviyesine-sahip-09021911.html
https://t24.com.tr/haber/yeni-safak-passolig-uygulamasi-buyuk-bir-soyguna-donustu,807667
https://www.haberturk.com/son-dakika-sudan-da-bm-helikopteri-dustu-3-olu-10-yarali-2368555
TURAN AKINCI: Adnan Menderes döneminden bazı başlıklarla…
Bugünün iktidarı üzerine düşünmek.
DEMOKRAT PARTİ DÖNEMİ

++
16 Haziran 1950- DP iktidarının ilk icraatı, Türkçe okunan ezanın tekrar Arapça okunmasını sağladı.
5 Temmuz 1950- Radyodan dini program yayın yasağı kaldırıldı.
3 Aralık 1950- Arap harfleriyle eğitim yapan dershanelere izin verildi.
8 Ağustos 1951- Hükümet, Halk Evleri’ne el koydu.
9 Ekim 1951- Devlet iç borçları 2 milyar 565 milyon liraya yükseldi.
4 Kasım 1951 – İlkokulların ders programlarına din dersi konuldu.
5 Haziran 1952 – Lozan Antlaşmasına göre Fener Rum Patrikhanesi’nin başındaki kişinin Türk vatandaşı olması gerekir. Bu ilke ilk kez ABD’den uçakla gönderilen Athenagoras’ın Türkiye’ye sokulması ile ihlal edildi. Başbakan Menderes Athenagoras’ı ziyaret etti.
8 Ekim 1952 – Balıkesir’e giden CHP lideri İnönü’yü Vali kent dışında karşılayarak, kente girmemesini, girerse olaylar çıkabileceğini ve kendisinin sorumluluk almayacağını belirtti. İnönü gezisinden vazgeçti.
24 Aralık 1952 – Anayasada bulunan Türkçe kelimler yerine Osmanlıca kelimeler kullandı. Bakanlık yerine Vekalet kullanılmaya başlandı. Genelkurmay Başkanlığı’nın adı “Erkan-ı Harbiye-yi Umumi Reisliği” şeklinde değiştirildi ).
21 Ocak 1953 – Petrollerimizin işletilmesiyle ilgili ilk anlaşma bir ABD şirketiyle yapıldı.
21 Temmuz 1953 – Profesörlerin politika ile uğraşmalarını yasaklayan kanun kabul edildi.
27 Ocak 1954 – Köy Enstitüleri kapatıldı.
7 Mart 1954 – Petrol işletmeciliğini yabancı sermayeye açan ve MaxBall adlı bir yabancının hazırladığı Petrol Yasası Meclis’te kabul edildi.
8 Mart 1954 – Basını sıkı kontrol altına alan ve basın suçlarına yönelik cezaları yükselten Basın Kanunu kabul edildi. Hakaret suçuyla yargılananlara iddialarını mahkemede ispat hakkı tanınması isteği reddedildi.
2 Mayıs 1954 –  GENEL SEÇİMLER YAPILDI.
Oyların %57,6’sını alan Demokrat Parti 503 sandalye kazanırken, %35,4 oy alan CHP sadece 31 milletvekili çıkarabildi.
++
30 Mayıs 1954 – Osman Bölükbaşı’nı seçen Kırşehir, ceza olarak il olmaktan çıkarılıp ilçe yapıldı.
14 Haziran 1954- Seçimlerde CHP’ye oy veren Malatya ceza amacıyla bölünerek Adıyaman ili kuruldu.
21 Haziran 1954- Demokrat Parti kendi kadrolarını kurmak için devlette tasfiyeye yöneldi.
7 Ağustos 1954- Millet gazetesi sahibi Fuat Arna, Adnan Menderes’e hakaret ettiği için tutuklandı.
18 Ağustos 1954- Millet gazetesi yazarı Nurettin Ardıçoğlu ile yazı işleri müdürü Hüsnü Söylemezoğlu gazetede çıkan bir yazıdan dolayı 7’şer ay hapis cezasına çarptırıldılar.
23 Eylül 1954 – Hüseyin Cahit Yalçın, Cemal Sağlam, İbrahim Cüceoğlu hapis cezası aldılar.
1 Aralık 1954 – Hüseyin Cahit Yalçın, Hükümetin hakaret ettiği gerekçesiyle. 26 ay hapse mahkûm edildi ve 79 yaşında hapse girdi.
8 Nisan 1955 – Döviz bulunamadığı için kahve ithalatı yapılamadı. İstanbul’da hane başına 100 gram kahve dağıtımına başlandı. Kahve alanlar, muhtarların hazırladığı listeleri imzaladı.
20 Mayıs 1955 – Akis dergisi yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek tutuklandı.
23 Haziran 1955 – Hükümete muhalif Akis Dergisi’nin yazı işleri müdürü Cüneyt Arcayürek “Hükümetin nüfuzunu kıracak neşriyat yapması ve bu suçu işlemekte devam etmesi ihtimalinin bulunması” gerekçesiyle 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
20 Temmuz 1955 – Polis CHP Isparta İl Kongresini dağıttı. Kasım Gülek kürsüden indirildi.
5 Ağustos 1955 – Karadeniz gezisine çıkmış olan CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, Sinop’ta tutuklanarak İstanbul’a getirildi ve bir gün hapiste kaldı.
5 Eylül 1955 – Ekspres Gazetesi’nde Atatürk’ün Selanik’teki evine bomba atıldığı haberi yayınlandı.
6 Eylül 1955 – Atatürk’ün evine bomba atıldığı haberi üzerine, çok önceden planlanan gösteriler, kısa zamanda Rum vatandaşların işyeri ve evlerine yönelik yağmaya dönüştü.
7 Eylül 1955 –  Hükümet bu olayları muhaliflerinin üzerine yıkmak, onlardan da kurtulmak amacıyla olayları komünistler tezgahladı söylemiyle İdam talebiyle yargılanması öngörülen bu kişiler arasında Aziz Nesin, Kemal Tahir, Dr. Can Boratav, Asım Besirci, Hasan İzzettin Dinamo da bulunuyordu.
16 Eylül 1955 – Sabah Postası gazetesi kapatıldı yazı işleri müdürü Orhan Rahmi Gökçe tutuklandı.
19 Eylül 1955 – Muhalif yayınlarından dolayı Ankara’da Ulus Gazetesi süresiz kapatıldı.
15 Ekim 1955 – ISPAT HAKKI KALDIRILDI. Siyasiler hakkında bir iddia ileri sürenler hakaret suçuyla yargılanıp mahkûm olmaktaydılar. Yargılanan kişinin ispat hakkı kaldırıldı.
8 Şubat 1956 – Ekonomik sıkıntılar nedeniyle gazetelerin sayfaları 6’ya indirildi.
2 Mart 1956 -Cumhurbaşkanına hakaretten gazeteci Şinasi Nahit Berker 1 yıl hapse mahkûm oldu
8 Nisan 1956 – Başbakan Adnan Menderes , muhalefeti, “SİYASİ SAPIKLIK, SAHTE İHTİLALCİLİK, İNKARCILIK, ADİ VE ALÇAK İFTİRACILIK, SAHTE HÜRRİYETÇİLİK VE TEDHİŞÇİLİK”LE SUÇLADI.
31 Mayıs 1956 – CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, “Adım adım mutlakıyete gidiyoruz ” dedi.
14 Haziran 1956 – CHP Genel Sekreteri Kasım Gülek, TBMM’nin manevi şahsına hakaret ettiği gerekçesiyle 1 yıl hapse ve 4 ay Bursa’da ikamete mahkûm oldu.
13 Ağustos 1956 – Bakanlar Kurulunca ortaokullarda din dersi okutulmasına karar verildi.
28 Eylül 1956 –  PARSIZLIKTAN MALİYE, İSTANBUL’DA HAZİNEYE AİT 10 BİN ARSA VE 500 BİNAYI SATIŞA ÇIKARDI.
11 Mayıs 1957 – Gazeteci Nusret Safa Coşkun ve Rıfat Ekinci birer yıl hapse mahkûm oldular.
19 Mayıs 1957 – Kayseri’de halka yaptığı açıklamada Menderes, DP’nin iktidarda olduğu yedi yıl içinde 15.000 YENİ CAMİ İNŞA ETTİK dedi.
2 Temmuz 1957 – CMP Genel Başkanı ve Kırşehir Milletvekili Osman Bölükbaşı tutuklandı.
6 Temmuz 1957 – Hükümet, İstanbul Gazeteciler Sendikası’nı bir süre için kapattı.
20 Ekim 1957 – Menderes Adana’da yaptığı seçim konuşmasında “İSTANBUL’U İKİNCİ BİR MEKKE, EYÜP SULTAN CAMİİNİ DE İKİNCİ BİR KÂBE YAPACAĞIZ” DEDİ.
27 Ekim 1957 – GENEL SEÇİMLER YAPILDI.
Oyların % 47,9’unu alan DP 424,  % 41,1’ini alan CHP: 178. Toplam 610 milletvekili seçildi.
++
27 Ekim 1957 – Seçim sonuçları tartışmalara neden olmuş. En vahim olaylar Gaziantep’te yaşanmış, seçimi ilkönce CHP’nin kazandığı ilan edilmiş, sonra bu karar değiştirilmiştir. Bu olayın yarattığı tepkiler üzerine kentin üstünde askeri uçaklar uçuruldu.
29 Ekim 1957 – Seçim günü Mersin’de bir CHP’linin öldürülmesi olayına yayın yasağı konuldu.
1 Kasım 1957 – Yeni meclisin toplanacağı bugün halkın tepkisinden çekinen iktidar başta meclisin çevresini tanklarla çevirmek dahil kentin tüm önemli noktalarına askerî birlikler yerleştirdi.
10 Mart 1958 – DEMOKRAT PARTİ ÖRGÜTLERİNİN RAMAZAN AYI BOYUNCA CAMİLERDE DÜZENLEDİĞİ MEVLİTLERİN PROPAGANDA AMACIYLA DEVLET RADYOSUNDAN NAKLEN YAYINI UYGULAMASI BAŞLATILDI.
30 Nisan 1958 – Et sıkıntısını gidermek için Yeni Zelanda’dan koyun eti dışalımı yapıldı.
19 Temmuz 1958 – Nükleer silah taşıyan ABD uçakları İncirlik üssüne indi.
2 Ağustos 1958- IMF önerisiyle, Cumhuriyet tarihinin en yüksek orandaki devalüasyonu yapıldı. 1 dolar 2,80 TL’den 9 TL’ye çıkarıldı. Devalüasyon oranı yüzde 221 oldu.
4 Ağustos 1958 – IMF’den ilk borç alındı. IMF Türkiye’ye 250 milyon dolar kredi verdi.
6 Eylül 1958 – Başbakan Adnan Menderes, “İdam sehpalarında can verenlerden ders alsalar ya…” diyerek muhalefeti tehdit etti.
7 Eylül 1958 – CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, “Sehpalar kurulursa nasıl işleyeceğini kimse bilemez” diyerek başbakana cevap verdi.
21 Eylül 1958 – Başbakan Menderes, CHP’nin parti olmadığını, İsmet İnönü’nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi
22 Eylül 1958 – İnönü, “Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir” şeklinde cevap verdi.
12 Ekim 1958 – Başbakan Adnan Menderes yurttaşlara muhalefetin kin ve husumet cephesine karşı bir “ Vatan Cephesi “kurmaları çağrısında bulundu. Vatan Cephesine katılanların ismi saatlerce radyolarda okunurdu.
19 Ekim 1958 – Başbakan Menderes, Said-i Nursî’nin yaşadığı Emirdağ’da Nurcular tarafından hilafet ve saltanatı temsil eden iki tuğralı, yeşil bayrak açılarak karşılandı.  Menderes Risale-i Nurların ilk kez serbestçe basılması için talimat vermiş ve kâğıt tahsisi yaptı.
30 Kasım 1958 – DP hükümeti Adalet Bakanı Esat Budakoğlu açıkladı.İlk sekiz yıllık hükümet dönemi içerisinde 811 gazeteciye toplam 57 yıl hapis cezası verilmiş olduğunu açıkladı.
20 Şubat 1959 – Uçak kazasından kurtulmuş olması nedeniyle taraftarları arasında adeta EVLİYA MERTEBSİNDE kabul edilen Menderes Eyüp Sultan’a gitti, yanında büyük bir kalabalıkla türbede dua etti, dağıtılmak üzere resimler çektirdi.
2 Mart 1959 – Müsteşarı Ahmet Salih Korur, Eyüp Sultan Cami’sinin avlusunda büyük bir iftar yemeği verdi.
30 Nisan 1959 – İsmet İnönü’nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. İnönü’nün Kurtuluş Savaşı’nda karargâh olarak kullandığı evi ziyaret etmesi, Uşak Valisi tarafından önlenmek istendi. Valinin bu yasadışı buyruğunu kabul etmeyen Emniyet Müdürü ve Jandarma Komutanı aynı gün görevden alındılar. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
7 Kasım 1959 – CMP lideri Osman Bölükbaşı 10 ay hapse mahkûm oldu.
23 Ekim 1960- DEMOKRAT PARTİ İKTİDARINDA OKUMA YAZMA BİLENLER YÜZDE 41’DEN YÜZDE 39’A DÜŞTÜ.
5 Ocak 1960 – Mersin’e gitmekte olan Menderes’in önüne Tarsus’ta elinde kasap bıçağı olan Ali Bayat adlı bir şahıs çıktı ve BACAKLARININ ARASINA SIKIŞTIRMIŞ OLDUĞU BEŞ YAŞINDAKİ ÇOCUĞU GÖSTEREREK “UÇAK KAZASINDAN KURTULDUĞUNUZ İÇİN OĞLUMU SİZE KURBAN EDECEĞİM” dedi, son anda engellendi.
5 Ocak 1960- Said-i Nursî’nin doğu illeri valilerine yazdığı bir mektup yazdı. Şark bölgesinde komünistliği 60 bin Nursî sayesinde önlemekteyim. Nasıl ki Arapça ezan okutturduk ve bu sayede Müslümanları Demokrat Parti cephesinde topladığımız malumunuzdur. Şimdi de dağıttığımız bu Risale-i Nurlarla komünizmle ve masonlukla savaşacağız.
12 Nisan 1960- DP Grubu yayımladığı bildiri ile CHP’yi silahlı ve tertipli ayaklanmalar hazırlamakla, bir kısım basını da bunu yalan ve çarpıtılmış haberlerle desteklemekle suçladı.
18 Nisan 1960- CHP’nin orduyla birlikte hareket ettiği ve bir ihtilal peşinde olduğunu düşünen Demokrat Parti,  bu iddiaları araştırması için Tahkikat Komisyonu kurdu.
27 Nisan 1960 – Meclis bünyesinde kurulan 15 üyeli Tahkikat Komisyonuna ek yetkiler veren kanun, uzun ve çetin tartışmalardan sonra kabul edildi.
Not: On yıllık dönemin taranması tam bir günümü aldı.
Benzerliği gördünüz ise paylaşın.
Çok kişiye ulaşmalı   –  Turan Akıncı

.
10 Şubat 2019
@HayrullahMahmud
yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


4 + = 6

FpsAgency