Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Bizim bu saatte bu ahlakla ne işimiz var bu hayatta!
08 Şubat 2019
07:32
335 Kez Okundu

Mine Söğüt

Kadın cinayetlerinin sıradanlaştığı, eşcinsel cinayetlerinin olağan karşılandığı, çocuk taciz ve tecavüzlerinin ayyuka çıktığı, ev içi ahlakın muhafazakârlık ve suskunlukla kutsandığı bu ülkede ve bu zamanda…
Ahlakı acımasızca masaya yatırmak çok zor.
Ama kadının hafifmeşrepliği üzerine ahkâm kesmek kolay.
Kadının içki içip içmemesini bir değer olarak belirlemek normal.
Kadının ne giyip ne giymeyeceğini dile dolamak hak.
Kadının kimlerle seviştiği herkese dert.
Kadının nerede nasıl davranması gerektiğini toplum biliyor.
Kadının hangi saatte nerede olabileceğine, hangi saatte nerede olamayacağına toplum karar veriyor.
O toplum kadını saçından tırnağına, gülüşünden yürüyüşüne tartışıyor.
En mağdur konumdayken, ölmüşken, öldürülmüşken bile onun varlığını otopsiye yatırıyor.
Her kadın cinayetinde tüm kadınlığı tekrar ve tekrar katlediyor.
Şu dünyada namus ve cinsellik yüzünden işlenen tüm suçlar aslında onaylamasanız da suskunluğunuzla parçası olduğunuz toplumun yani sizin eseriniz.
Sizin ve o hiç sorgulamadığınız ahlakınızın.
Erkek kimdir ve kadın kimdir… Sevişmek aslında nedir?
Bunların üzerine hiç düşünmeden asırlardır benimsediğiniz ve kemikleştirdiğiniz kimlikleriniz yüzünden kâh ölüyor kâh öldürülüyorsunuz.
Erkek egemen bir dünyada…
Erkeği tanımlayan sizsiniz, kadını tanımlayan siz.
Tanımları değiştirdiğiniz anda bambaşka bir dünyada yaşayabileceğiniz aklınıza gelmiyor.
En iyi ihtimalle kızınıza güveniyorsunuz ama topluma güvenmiyorsunuz.
O toplum… bizzat kendinizsiniz… ama bu gerçekle inatla yüzleşmemektesiniz.
Sokaktaki sefaletin, evdeki şiddetin, ailedeki nefretin, devletteki vahşetin üzerini örtmekteki ustalığınızı…
Gerçekleri görmekte ve en baştan, akılla, vicdanla, adaletle kutsanmış bambaşka bir ahlakı inşa etmekte kullandığınız anda değişecek olanlardan ölesiye ürkmektesiniz.
O yüzden ne kurduğunuz aileler gerçek bir aile ne de kurduğunuz mahkemeler gerçek bir mahkeme.
Aylardır sosyal medyada dolaşan güler yüzlü genç bir kızın aydınlık fotoğraflarına bakıp düşünüyorsunuz.
Şule Çet intihar mı etti? Yoksa bir cinayete mi kurban gitti?
Gerçek ortaya çıktığında üzüntünüz de öfkeniz de daha anlamlı hale gelecek ve eğer sanıklar suçluysa adalet yerini bulacak sanıyorsunuz.
Bulmayacak.
Çünkü siz zihninizde adil değilsiniz.
Oğlunuzu hâlâ sırtını sıvazlıya sıvazlıya büyütüyorsunuz ve kulağına “erkek adam” lafını üflüyorsunuz.
Kızınızsa edep timsali.
Eteklerini örterek oturmayı erkenden sizden öğrendi.
Bedeninden utanması, bedenini sakınması, kimselerin aklını karıştırmaması gerektiğini derinden derinden ona siz hissettirdiniz.
Oğullarınızın erkekliği bacak arasında bir madalyon, kızlarınızın kadınlığı kasıklarda bir yara…
Gerçek suç ve suçlu bu kadar net ve tehlikeliyken soruyorsunuz…
Kiminiz içinizden sessizce kiminiz dışınızdan çığlık çığlığa…
Bir genç kızın o saatte o adamlarla ne işi var orada?
Asıl…
Bizim bu saatte bu ahlakla ne işimiz var bu hayatta!

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Bizim bu saatte bu ahlakla ne işimiz var bu hayatta!" yazısına 2 yorum yapılmış
  1.  
    zalim

    Kaldi ki O kiz oraya icki icip eglenmeye gitmemis. Patronu olacak sorospu cocugu daha isimiz var diye onu orada zorla tutmus. Kiz basina gelecekleri sezdigi icin bir arkadasina mesaj atip beni cepten ara. Yoksa bu sorospu cocuklari eve gitmeme izin vermiyorlar demis.

  2.  
    fatma gurman

    bu klişeler ahlâk değil ki, kakidi çıkmış erkekerkil düsünme modelinin türetip kaba kuvvete dayalı olarak toplumsal bedene ve ruha ahlâk diye yutturmacaları…yersen !!! tercih kişinin…

Cevap Yazın


4 × = 8

FpsAgency