TÜSİAD ve ‘Estonya Feribotu Sendromu’

TÜSİAD ve ‘Estonya Feribotu Sendromu’

İsmet Özçelik

TÜSİAD Yüksek İstişare Toplantısı öncesinde Ankara’da bir kokteyl verdi. Toplantı eski TÜSİAD toplantıları gibi görkemli olmasa da iş dünyasının önemli isimleriyle yüz yüze sohbet ettik.

Genelde karamsarlık hakim. “Biz konuşamıyoruz” diye söze başlasalar da bir süre sonra dökülüyorlar.

Tek istedikleri isimlerinin yazılmaması.

MANZARA

Anlattıkları ana hatlarıyla şöyle:

Kriz sanılandan büyük.

Önümüzdeki günlerde iflaslar daha da artacak.

Kimse önünü göremiyor.

Hükümet de ne yapacağını bilmiyor.

Kamu tasarrufa gitmiyor.

Torbadan tavşan çıkarma çalışmaları güven sarsıyor.

Alınan önlemler krize çözüm getirmez.

Mevcut ekonomi yönetimi ile krizi aşmak zor.

Dinlemiyorlar, konuşuyorlar.

Soğan tartışması çok komik.

Seçim ekonomisi yine gündemde.

Toplumun yeniden gerilmesi tehlikesi var.

ESTONYA FERİBOTU

İktidarın yaşanan ekonomik krizi yok saymasına çok kızıyorlar.

Krizi yok sayarak, krizin daha da büyütüldüğünü düşünüyorlar.

Üretiminin yüzde 50’sini ihraç eden bir işadamı “Estonya Feribotu Sendromu” yaşandığını vurguladı. Sonra da “Estonya Feribotu Sendromu” hakkında şu bilgileri verdi:

TEHLİKE YOK

Tarih 28 Eylül 1994.

Estonya Feribotu Estonya’dan Stockholm Limanı’na doğru gitmektedir. Ancak bir süre sonra su almaya başlar. Kaptan hiçbir sorun bulunmadığını feribotun batma ihtimalinin olmadığını kaydederek yolculara sakin olmalarını söyler.

Kaptanın bu açıklamasına güvenen yolcular kamaralara gidip can yeleği bile giymezler.

Ama feribot hızla batar.

Sonuçta feribotta bulunan 989 yolcudan sadece 137’si kurtulur. 852 kişi yaşamını yitirir.

Kazadan sonra ölen yolcuların tamamına yakınının iyi derecede yüzme bildiği ortaya çıkar. Yolcular, kaptana inanmışlar ve ölmüşlerdir.

Yaşanan bu acı olay, en büyük deniz facialarından biridir. Olayın oluş şekli, yolcuların gerçeğe değil kaptana inanması, ‘Estonya Feribotu Sendromu’ olarak adlandırılmıştır.

EKONOMİDE DE AYNI

İşadamlarına göre, iktidarın ve ekonomi yönetiminin yaşanan ekonomik krizle ilgili açıklamaları Estonya feribotu kaptanının sözlerini anımsatıyor.

Hükümetin “kriz yok” açıklamalarına inananların denizin dibini boylayacağını düşünüyorlar.

Talepleri net.

“Ciddi bir belirsizlik var. Ne olduğunu göremiyoruz. Rakamlarla oynanıyor. Hiçbir veriye güvenemiyoruz. Hükümet gerçeği anlatmalı, toplumu krize karşı dayanışmaya çağırmalıdır. Bizler de işadamları olarak can yeleklerimizi giyip boğulmaktan kurtulalım. Estonya feribotundaki yolcuların kaderini paylaşmayalım” diyorlar.

Haksızlar mı?

TEVFİK MENGÜ

Dış Ticaret Müsteşarlığı eski Genel Müdürlerinden Tevfik Mengü yaşamını yitirdi. Gazetemiz eski yazarlarından Şahin Mengü’nün ağabeyi. Tevfik Abi renkli bir bürokrattı. Saddam döneminde Irak’la yapılan görüşmelerde önemli görevler üstlenmişti.

Bağdat’ta yapılan ikili müzakereler bazen sabah başlar ertesi günü sabaha kadar aralıksız sürerdi. Iraklıların heyeti değişir, ama bizim heyet hep aynı kalırdı. Tevfik Abi uzun boylu, esmer ve zayıftı. Gece sabaha kadar çalışınca gözleri iyice içine çökerdi. Nedense onu hep El Reşid otelinin lobisindeki o haliyle hatırlıyorum.

AMERİKALILARA YANITI

Tevfik Abi için “En güzel küfür eden adam” denirdi. Kurumda kimse onun küfürlerine alınmazdı. O günlerde Bağdat’tan her dönüşümüzde Amerikalılar hemen damlardı.

Ne olup bittiğini anlamaya çalışırlardı. Bir Bağdat dönüşü yine gelmişler ve kara yoluyla ne kadar petrol çektiğimizi sormuşlardı. Tevfik Abi yine küfürlü ifadelerle, “Bizim gümrükçüler geri zekalı. Bir türlü doğru hesap yapamıyorlar. Sizin kayıtlarda kaç görünüyor?” demişti.

Odadaki herkes gülmek için dışarı çıkmıştı.

Seni çok özleyeceğiz Tevfik abi..!

Aydınlık

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!