Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Manastır’ın ortasında var bir havuz…
14 Nisan 2013
12:55
444 Kez Okundu

Osmanlı, 1382 de akıncı beyleriyle girdiği Balkanlardan 1912  yılına kadar kaldı.. Biz her ne kadar Osmanlıyı eleştirsek, her ne kadar Osmanlı Türk değil desek de Avrupa Osmanlı’yı Türk kabul ediyor.

Kaldı ki, Osmanlı’nın yönetim kadrosunun Türklüğü konusunda biz haklıyız, ancak Balkanlarda yaşayan halk Türk.

Ve, Avrupa’nın korkusu Türklerden. Türklük Avrupa da öyle bir saplantı haline gelmiş ki, bugün bile Sırplar, Boşnakları sırf dinlerinden dolayı Türk olarak görüyor ve Türklere ölüm sloganları hala yer yer görülüyor, duvarlarda.

Balkanlar fethedildiğinde Anadolu’nun çeşitli yerlerinden Türkmenler buralara yerleştirilmiş. Bugün çeşitli Balkan ülkelerinde dağılmış olarak yaşayan Türkler işte bu Türkmenlerdir.

Bin atlı akınlar da, çocuklar gibi şendik,
Bin atlı o gün, dev gibi bir orduyu yendik.
Ak tolgalı beyler beyi haykırdı, ilerle…
Bir yaz günü geçtik,Tuna dan kafilelerle.
Şimşek gibi atıldık, bir semte yedi koldan,
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.
Bir gün yine dolodizgin atlarımızla,
Yerden yedi kar arşa kanatlandık o hızla.
Cennnette bu gün gülleri açmış görürüzde
Hala o kızıl hatıra gitmez gözümüzde..
Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik,
Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik.

 

Y.K.Beyatlı

İşte bugüne kadar Atatürk hakkında söylenegelen karalamalardan biri Atatürk’ün dönme olduğu yalanı, artık son zamanlarda pek dillendirilmiyor. Çünkü bunun temelsiz bir iddia olduğu Zübeyde hanım’ın ve Ali rıza Bey’in soyağacının Konya ve Aydın civarından buralara yerleştirilen Türkmenlere, Yörüklere dayandığı ortaya çıktı.

Atatürk hakkında ki bu yalanların ucu bir zamanlar Sağlık Bakanlığı da yapan azılı bir Atatürk düşmanı olan Dr. Rıza Nur’a dayanmaktadır.

Hatıratım adlı ölümünden sonra yayınlanmasını istediği kitaptan edinilen bazı bölümler Atatürk düşmanları tarafından deyim yerindeyse havada kapışılmış.

Ancak son zamanlarda Atatürk’ün soyunun Türkmenlere, buna karşın baştakilerin soyağaçlarının nerelere dayandığı  ortaya çıkınca bu konu fazla gündeme getirilmemeye başlandı. Emsal teşkil etmesi bakımından sakıncalı görüldü herhalde.

Atatürk 1896 da Manastır Askeri İdadisine Selanik’ten geldi. Manastır Askeri İdadisi, Osmanlının  1848 de burada yaptırdığı iki askeri kışladan beyaz kışla olarak da anılan bir binadır. Kırmızı kışla adı verilen diğer kışla 1912 Balkan Harbinde yıkılmıştır.
Askeri idadi, Yugoslavya Cumhuriyeti zamanında bir süre Yugoslavya ordusu tarafından kullanmış, 1970’de ise müzeye dönüştürülmüş..

1998 ‘de Makedonya Kültür Bakanlığı ve Türk Genel Kurmay Başkanlığı tarafından bir bölümü Atatürk anı odası olarak hizmete açılmıştır. Açılışa Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel katılmış.

Atatürk, Manastır askeri idadisini okurken Kemal adını alıyor. 1896 da Mustafa olarak girdiği okuldan 1899 da Mustafa Kemal olarak mezun oluyor… Bu üç yılın ilk iki yılını birincilikle son yılını ikincilikle bitiriyor.

Bu arada bir gençlik sevdası yaşıyor.

Sultan Hamit zamanında yaptırılan cadde de ( ki Hamidiye adını taşıyor), gezinirken evinin balkonunda saçlarını tarayan güzel Eleni’yle aralarında bir kıvılcım yanıyor. Eleni Ortodoks Hıristiyan olduğu için babası bu berberliğe izin vermiyor ve iki genç kaçıyor.

Ancak Eleni’nin babası iki genci  hemen buluyor ve kızını eve hapsediyor… Mustafa Kemal, 1899 da okulunu bitirip Manastırdan ayrılıyor ve yolları bir daha kesişmiyor.
Mustafa Kemal’in idadideki bir arkadaşı, başarıda onunla yarışan ve son yıl bu kaçırma serüveninden dolayı birinciliği elinden alan maceraperest Enver paşadır.

Manastırdaki bu müze ve Atatürk anı odası buraya gelen yabancı turistlerinde ilgiyle gezdikleri hoş ve gurur verici bir bölüm.

nhizal
nhizal hakkında:

Cevap Yazın


+ 6 = 15

FpsAgency