Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Kazaya kalmış yazılar…
17 Kasım 2018
08:56
95 Kez Okundu

bcoskun

Önce niyet edeceksin:
“Niyet ettim yazı yazmaya, helalinden nasip eyle…”
“Dindar nesil yetiştirme” kapsamında, Andımız’ın yasaklandığı okullarda çocuklara öğretmiyorlar mı;  mutfağa girerken dua edip önce sağ ayağını içeri atacaksın ki sofranın bereketi kaçmasın…
Abdestsiz çay da pişirildi mi uygun değil mesela…
“Helal” olmuyor…
Çay ya da pilav pişirmekten daha önemli bir işlev olan yazı yazmak da dua ister tabii ki… Mutfağa girerken sağ ayak yerine, burada sağ el ile yazmaya başlıyorsun…

Peki…
Yazdıklarına reyisin kızacağı aklına geldi de yazının tam ortasında korkudan abdestin mi kaçtı?..
İşte biz buna “kazaya kalmış yazı” diyoruz…

Diyanet İşleri Başkanı 10 Kasım’a denk getirip o “10 Kasım’da kenefe gidin” diyecek kadar alçalmış adamın ziyaretine gittiğinde, büyük (!) medyadaki kimi yazarların “Sırası mıydı?” gibi yazılarını okuyunca çok güldüm, bunun sırası mı var?..
“Kazaya kalmış yazı” dedim…
O dondurmacı devletin protokol sofrasında ağırlandığında… Cumhurbaşkanı dondurmacının ziyaretine gittiğinde yazsaydınız ya…

Oysa sistematik saldırının bir parçasıydı o ziyaret…
Diyanet İşleri Başkanı’nın cübbe-sarıklı resmi giysisi ile en müptezel Atatürk düşmanına ziyarete gitmesi sıradan değildi…
Sinyal gitmişti…
Saldırılar başladı…
Ve çarşaflı kadın baltayı alıp Atatürk büstüne yanaştı…
Mahkemeler internette paylaşım yapanları tutukluyorlar da Atatürk büstüne balta ile saldıranı serbest bıraktılar…
Medya sustu…
Görmediler bile…

Dünyanın en şerefli medyasıdır bu medya…
Kurduğu görsel perdenin altında yıkıldı cumhuriyet…
Artık “kaza” kadar anlamları yok…

Sözcü

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Kazaya kalmış yazılar…" yazısına 3 yorum yapılmış
  1.  
    fatma gurman fatma gurman

    sovyet devrimi, şahlanan rus ruhunu dile getiren, müziğe, resme,hayata döken rus sanat, edebiyat klasiklerini yaratan elitlerin üzerinden silindir gibi geçti, köklerini kuruttu…ve iş bitince bir gecede tasını tarağını toplayarak sessizce sırra kadem bastı…rus ruhundan geriye ne kaldığını ise 1990 dan bu yana bütün dünya izliyor…türkiye’ye gelince ne nobelli ne de fransız şeref nişanlı yazarlar ve çevreleri şahlanan bir türk ruhunu dile getirmedikleri gibi olanı da yerle bir ettiklerinden bir devrimle üstlerinden geçmeye köklerini kurutmaya ihtiyaç kalmaz tersine kökleri yapay gübreyle beslenir…

    •  
      zalim zalim

      fatma abla, zaten bizim yagdanliklarin kökleri yapay gübreyle beslendikleri icin yaprak kimildamiyor ya. yoksa bizdeki haril haril yanan atesin en kücük kivilcimi aydinlari namuslu olan bir ülkede caksa degil devrim yeni bir dünya yaratirsin.#

  2.  
    zalim zalim

    Bazen düsünüyorum niye hala devrim olmuyor diye sonra aklima sovyetler öncesi rus yazarlarin rus cari tarafindan sürgüne gönderilmeyeni yok gibi oldugu geliyor.. Oysa bizde en meshur olani nobel ödüllü yalama digeri fransiz nisani alan 90 küsur yasindaki yasar kemal yalamasi.. Dolayisiyla eminim o yalamalar aynen yazinizda belirttiginiz gibi yalamaya pardon yazmaya devam ediyordur.

Cevap Yazın


9 − 7 =

FpsAgency