Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Üzüm yemek mi, bağcı dövmek mi?
09 Kasım 2018
00:08
23 Kez Okundu

Selcan Taşçı

“Vekil” diye seçtiklerimiz neden TBMM’deler?

Sorsan -siyasi parti ayrımı olmaksızın hepsi- “FETÖ’yle mücadele”de mangalda kül bırakmıyorlar; kökünün kurutulmasını her şeyden çok istiyorlar. Ve fakat, TBMM’ye sunulan “FETÖ’nün siyasi ayağı araştırılsın” önergesini, -önergeyi kim vermiş diye bakıp- ret dediyorlar.

Sorsan -siyasi parti ayrımı yapmaksızın- hepsi emeklilerin hali ne olacak tasasıyla yatıp onunla kalkıyor. Özellikle muhalefet vaat üstüne vaatte bulundu “emeklilikte yaşa takılanlar”a.

Ve fakat, TBMM’ye sunulan “Emeklilikte Yaşa Takılanlar’a dair araştırma komisyonu kurulsun” teklifini -kim istemiş diye bakıp- ret ediyorlar.

En son örnek, kadına şiddet.

Sorsan, -siyasi parti ayrımı olmaksızın hepsi- “Bütün kadınlar çiçektir, böcektir, koklamaya kıyamazlar… Annedir, cennet ayaklarının altındadır… Kutsaldır…” diye başlar… Kadına şiddete karşılar… Pek kınarlar…

Ve fakat, “Kadına yönelik şiddet, baskı ve ayrımcılığın sebeplerinin araştırılması ve sorunun çözümüne yönelik gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamak için” araştırma önergesi veriliyor, -kim vermiş diye bakıp- ret ediyorlar.

Soruyu tekrarlayalım:

Neden TBMM’desiniz?

Üzüm yemek için mi? Bağcıyı dövmek için mi?

***

GÜNÜN KOMİĞİ

CHP’li Öztürk Yılmaz’ın lüzumsuz çıkışını tartışacaktım ama ona “Kur’an’ın dilinden niye nefret ediyorsun? Sen Allahuekber’i anlamıyor musun?” diyen Mekke doğumlu akademisyen Selman Öğüt‘ün, öyle iddialı bir çıkıştan sonra Allahuekber’i yanlış tercüme etmesine gülmekten yapamıyorum!

***

SORU-YORUM

Görüntüler, son dönemde yoğunlaştırılmış flört yaşadığımız Rusya’dan:

Askerler, tanklar, toplar; bütün sembolik varlığıyla Kızıl Ordu sokaklarda… Alkış, tezahürat eşliğinde “gururla” yürüyor… Sebep: Nazi Almanya’sına karşı taarruz yıldönümlerinde kutladıkları/andıkları Rusya’nın “Onur Günü”. 

Diyorum ki, bizim 29 Ekim’i, 30 Ağustos’u kutlamamak için başvurmadıkları yol kalmayan iktidar sahipleri, yeni kankaları Putin’le buluştuklarında bir ara sorsalar ya:

Koca Rusya, neden devam ediyormuş bakalım böyle “banal”, “eski Rusya’ya(Sovyetler’e) ait kutlamalar yapmaya, devlet geleneklerini yaşatmaya!

Ne gerek varmış? Ne işe yararmış?

***

“TIK” uğruna yalan haber

Haberi şöyle geçtiler:

“İYİ Parti’nin büyükşehir belediye başkan adayları belli oldu…

İYİ Parti’nin büyükşehir belediye başkan adayları netleşti.

İstanbul: Ümit Özdağ… İzmir: Şengül Hablemitoğlu… Adana:  İsmail Koncuk…”

Böyle sundular…

Böyle duyurdular…

Üzerine ciddi ciddi değerlendirmede filan bulundular.

Adı geçen adaylardan birkaçına sordum; aday olduklarından haberleri yoktu!

Bu sadece dün göze çarpan küçük bir örnek, ne çok konuda, dikkat edin fark edersiniz ne sık tekrarlanıyor bu medyada…

Bir “tık” uğruna, “flaş” muamelesi çekip yalancı durumuna düşmek mi daha kârlı;

Yoksa, “yapılan değerlendirmelerde bu isimler öne çıkıyor ama henüz karar verilmiş değil” diye gerçeği aktarmak mı?

Sanıyorum, “kâr”dan ne anladığınıza bağlı!

***

Sağlıkta devrim(!)

Sağlık sistemimizin “Bay Kemal’li zulüm yılları(!)”nı çoktan geride bıraktığına, sağlığa hem bedava, hem en hızlı biçimde hem de en yüksek kalitede ulaştığımıza dair edilen iddialı laflar üzerine” yazmış okurumuz.

Mektubu güneyden, “Suriyeli” nüfusunun hayli yoğun olduğu illerimizden birinden geliyor; adı bende saklı:

“……Devlet Hastanesi’nde çalışıyorken gırtlak kanserine yakalandım. Gırtlağım alındıktan sonra bir süre daha çalışmaya devam ettim.

O dönemde ses protezim bozuldu. Cerrahi müdahale ile değişmesi gerekiyor. Yönetmelik gereği protezi kendim temin edeceğim ve SGK bana parayı ödeyecek. Protezin bu ünkü fiyatı 2.400 TL. (Ödediği para da 700 TL)

Güç bela araştırdım, aradım, buldum ve protezi değiştirdim. Bu işlem yaklaşık 10 günümü aldı ve bu durumumda her işle kendim uğraştım.

Aynı süreçte tanık olduğum bir olay:

40′lı yaşlarda bir Suriyeli geldi. Ürolojik muayenesini yaptırdı ve gitti. Hekimler bir hafta sonraya ameliyat günü verdiler. Ameliyatını yaptılar. Taburcu oldu ve gitti.

Ne para ödedi, ne protez aradı. Hiç bir şey yapmadı.

Bu hasta ne ameliyatı oldu biliyor musunuz. Penil protez yaptırdı. Yani eşiyle ya da kiminle ise tatmin edici bir ilişki yaşamak için penis protezi yapıldı…”

Kimse Suriye’den gelenler acından da, kederinden de ölsün demiyor ama Türkler de kendi ülkelerinde negatif ayrımcılığı hak etmiyor.

Ya da bilemedim…

Sandıkta ısrarla bu politikaların mimarlarını ihya ettiklerine göre hak ediyorlar mı acaba!

Yeniçağ

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


− 6 = 3

FpsAgency