Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Anılarda kalan şehir.
14 Nisan 2013
12:10
911 Kez Okundu

Batum

15. yüzyıldan 1878′e kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmış bir şehir olan Batum, bu zaman zarfında Müslüman olmuş. Brest-Litovsk Antlaşması (1918) ile yeniden Türkiye’nin denetimine geçen Batum, Mondros Antlaşması sonrasında İngiltere tarafından işgal edilmiş ve iki yıl İngiliz işgal yönetimi altında kalmış. Türkiye, 1921′de Sovyetler Birliği ile imzaladığı Moskova Antlaşması ile Batum’u Gürcistan’a terk etmeyi kabul ettiğinden bu yana Gürcistan’ın bir parçası.

Batum, Gürcistan’ın Acar özerk bölgesininin yönetim merkezidir.

Transkafkasya Demiryolu’nun ve Bakü petrol boru hattının son bulduğu önemli liman ve ticaret merkezidir.

1_461_01

Türkiye sınırına 20 kilometre uzaklıktadır ve astropikal iklimin olduğu bölgede bol meyve ve çay yetişir.

 

Petrol rafinerisi ve gemi yapımcılığıyla da tanınmıştır. Şehir, Acaristan’ın önemli turizm merkezlerinden de biridir

Gürcistan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra Acaristan yönetiminin başına Aslan Abaşidze geldi ve Abaşidze Batum’da ikamet ederek bölgeyi bir diktatör olarak yönetti. Mayıs 2005’te Abaşidze iktidarı, merkezi yönetimin girişimi ve halk desteğinin bulunmaması ile son buldu. (Darısı bize)

Batum, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan Laz ve Gürcü’lerden oluşur. Bunun yanında diğer dinlerden olan nüfus da bulunmaktadır. Halen bölgede merkezi yönetimin desteklediği yoğun bir Hıristiyanlaştırma faaliyeti söz konusudur.
4_461_02
Bu kadar ansiklopedik bilgiden sonra kendi izlenimlerimi yazayım. Öncelikle Sarp sınır kapısından girip Gürcistan tarafından çıkışta geniş bir alanla karşılaşıyorsunuz. Karadeniz otoyolu bir tünelle Sarp sınır kapısına çıkıyor. Dar bir alana sıkışmış, pasaport kontrol noktaları, kamyonlar, tırlar… Oldukça kalabalık ve sıkışık bir alan. Oysa karşı taraf bakımlı geniş…

Büyük hayal kırıklığını ilk orda yaşıyorsunuz. Sonra yola koyuluyorsunuz. Yol boyunca  Sovyetler zamanından kalmış sıradan bakımsız binalar, aralarda inşaat halinde küçük oteller. 10-15 dakika sonra şehrin silueti görünüyor.
6_461_01
Öncelikle Batum’un nerdeyse 17 km kesintisiz plajı olduğunu belirtmem lazım. Şehir eski bölümüyle tipik bir demirperde ülkesi gibi. Ama, yeni kısım çok güzel. En belirgin özelliği kocaman ve çok güzel parkları. Tabi iklimin verdiği bir güzellik, doğallığı da unutmamak lazım. Ama daha önemlisi parklar çeşitli büfelerle parsellenmemiş. İçinde doğal görünümlü havuzlar var ve yaz gecelerinde bu parklarda su balesi gösterileri ve çeşitli sanat etkinlikleri yapılırmış.

Yepyeni oteller, değişik mimari örnekleri, eskiden kalan görkemli binaların restore çalışmaları ile Batum hem kocaman bir şantiye hem de doğal güzelliği ile tablo gibi bir şehir.
9_461_01
Necati Doğru’nun bahsettiği ters şişe görünümündeki binası ile kiliseleri şapelleri ile düzgün planı ile Türk bayrakları ile donatılmış binaları (evet yanlış okumadınız, Türk bayrakları asılmış bina çok) ile ilginç bir yer.

Türkiye’ye yakınlığı ile Doğu Karadeniz’in cazibe merkezi. Pasaportunu eline alan herkes kolayca gidebilir. Hatta, taaa… Trabzon’dan bindiğiniz midibüs, sizi Batum’un merkezine kadar götürür. Dönüşte de belli duraklarda binebileceğiniz gibi sınır kapısına taksiyle gidip pasaport işlemlerinden sonra gelen midibüse binebilirisiniz. Yani dolmuş gibi, halk otobüsü gibi.

Diyelim ki geciktiniz, otobüsleri kaçırdınız, sorun değil. Oradaki görevliler sizi Türkiye’ye giden bir özel araca bindiriyor, o araç sahibi, sizi yol güzergahındaki gideceğiniz yere bırakıyor. Nerden mi biliyorum? Biz 3 hanım arkadaş ilk gidişimizde öyle döndük. Tabi gideceğiniz yer için en uzak mesafe Rize. Trabzon’a gidenler geç saate kalmıyorlar.
10_460
Birde casino olayı var. Özellikle hafta sonları oldukça yoğun bir kumarcı akını var. Birçok oteli Türk firmaları yapmış. O yüzden otellerde, casinolarda çok sayıda Türk çalışan var.

Asıl önemlisi et çok ucuz. Birçok kişi eti Batum’dan alıyor. Her türlü et 15 lira. Sürüm olduğu için etler taze ve doğal beslenme olduğu için lezzetli. 90 liraya 6-6.5 kg et alabiliyorsunuz. İslami kurallara göre kesiliyor, lezzetli, Ucuz, günlük, daha ne olsun. Ama, çok ta üzüldüğüm bir konu geçen sene bizim paramız değerliymiş, şimdi onların parası değerli.

Batum bizim için, sadece bir komşu şehir değildir.

Kurtuluş savaşında önemli yeri vardır.

Buyrun hikayesi;

http://romantikkanaryalar.blogspot.com/2009/10/dursun-kaptan.html

Buyrun türküsü;

http://www.youtube.com/watch?v=iftsQ7evi1c

Artık, şarkılarda türküler de kalmış bir şehir.

“Ben giderim Batum’a, Batum’un batağına” diye devam eden coşkulu türküde kalmış bir şehir…

nhizal hakkında:

Cevap Yazın


× 9 = 18

FpsAgency