Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Bosna Hersek (2.)
14 Nisan 2013
12:07
626 Kez Okundu

Saraybosna (sarajevo) = Ölüm
Mostar = Yıkım

Rehberimiz bu iki şehri böyle anlatmıştı. Saraybosna’da savaşın gün be gün yaklaştığı zaman diliminde, gençler Holliday inn Oteli önünde savaş karşıtı bir gösteri yapıyorlar. Çünkü Balkanlarda yine sıcak gelişmeler bekleniyor ve dünya medyasının önde gelen temsilcileri bu otelde kalıyorlar. Gençler seslerini duyurabileceklerini sanıyorlar.
1_448

Otelde konuşlanmış keskin nişancı Sırplar bu gençlere ateş açarlar ve iki genç ölür. Artık süreç geri dönülmez bir sınıra dayanır. Sonra bir pazar yerini havan topu ile vururlar ve kadın-erkek-çocuk 80 küsür kişi ölür…
Sırpların bir özelliği de yıldönümlerine çok önem vermeleriymiş… Eylemlerini buna göre düzenlerlermiş.

Örneğin:
28 haziran 1389, Kosova savaşı
28 haziran 1914, veliaht Ferdinad’ın öldürülmesi.
6 nisan 1945, Nazilerden kurtulma,
6 nisan 1992, Boşnaklara saldırı.

Büyük Sırbistan devleti için bilenmiş Sırplar Saraybosna’yı ele geçirmek için adeta bir çanağı andıran şehri kuşatıyorlar. Şehrin etrafını kuşatan dağları Sırp topçuları sarıyor, kuş uçurtmuyorlar.. Adeta hareket eden her şeye ateş açıyorlar. Tümüyle abluka altındaki kentte gıda silah gibi hayati malzeme getirmek nerdeyse imkansız.
2_467

Uluslararası uçuşlara sadece Saraybosna uluslararası havaalanı açık.

Bosna ordusu bir yanda Sırplara karşı durmaya çalışırken diğer yandan da Hırvatlarla mücadele ediyorlar. Birazcık nefes alabilmek, kuşatmayı delebilmek için dağların bir boğaz gibi geçit verdiği Saraybosna uluslararası havaalanının altında bir tünel kazmayı düşünüyorlar. Hazırlığı 2 ay, kazılması 4 ay süren bu ilkel tünel tam 800 metre uzunluğunda.

Ancak bu şekilde şehrin ihtiyaçları temin ediliyor, silah getiriliyor, ağır yaralılar kent dışına çıkarılıyor. Bu bir ölüm kalım savaşı ve bu savaşta direnen kazanıyor.
3_448

Bosna ordusu teslim olmuyor. Çok ölen oluyor. çok yıkım oluyor, ama pes etmiyorlar.

Biz bu ilkel ama hayati önemi olan bu tünelin, 15 metrelik kısmını gördük. Çünkü tünelin tümü halen faaliyette olan havaalanı için tehlike arz ettiğinden doldurulmuş.

Savaş, Bosna’yı özellikle Saraybosnayı 3.5 yıl esir almış. Tarihi kütüphane ve burada bulunan 800 000 kitabın neredeyse yarısından çoğu yanmış. Hastaneler okullar bombalanmış. Halkın yoğun olduğu saatlerde meydanlar sokaklar yoğun top atışlarıyla adeta cehenneme dönmüş… Bu  yüzden Saraybosna ölüm demektir.

***

Hersek bölgesinin başkenti konumundaki Mostar ise en çok harap olan şehir olarak yıkım anlamına geliyor. Mostar’da neredeyse yarı yarıya bir oranla  Boşnaklar ve Hırvatlar yaşıyormuş.

Saraybosna, 1455 yılında kuruluyor ama asıl gelişimini 1521-1541 yılları arasında Hüsrev bey zamanında tamamlıyor. 1867 yılında Osmanlı Sırbistan’dan çekilince Avusturya-Macaristan imparatorluğu buralara hakim oluyor. Şehirde bu döneme ait çok eser bulunmaktadır. Hatta 1890 yılında ilk tramvay denemesini burada yapıyor, sonra Viyana’da da uygulamaya başlıyorlar.

Şehir düz bir alanda kurulmuş, içinden 3 nehir akıyor. Doğal güzellikleriyle, kış sporlarıyla önemli bir turistik merkez. Son zamanlarda yabancı sermayenin yatırımlarıyla oldukça gelişmiş.

Osmanlı Bosna’dan çekilince buraları ele geçiren Avusturya Macaristan imparatorluğu zamanında inşa edilen ve adını Ferhatpaşa camiinden alan Ferhadiye caddesi mağazalarıyla şehrin en şık semti.
7_448

Birde Osmanlı zamanındaki eski çarşı var ki şehrin simgesi olan Osmanlı sebili burada. Savaşta yıkılan sebil sonradan aslına uygun olarak tekrar yapılmış. Burada hediyelik eşya satan dükkanlar, cafeler, Boşnak börekçileri ile her zaman cıvıl cıvıl olan bir bölge.

Saraybosna eğitim alanında da önemli bir kent. Devlet üniversitesi ve özel üniversiteler var.

F.G. cemaati burada da örgütlenmiş…Tüm balkan ülkelerinde kolejleri var. Her yerde olduğu gibi bu okullarda da İngilizce eğitim veriyorlar. Bu okullara hem Türkiye’den, hem Bosna’dan  çok sayıda öğrenci devam ediyor.
13_448

Mostar;

Savaşın başlaması ile Hırvatların artık Boşnaklarla yaşamak istemiyoruz çıkışlarıyla burada da Boşnaklar zor ve karanlık günler geçiriyor.

Şehir bir yandan dağlara çevrili. Boşnakları atmak için şehir Sırplar ve Hırvatlar sürekli bombalanmış.

Şehrin simgesi olan tarihi köprü (ki Mimar Sinan’ın öğrencisi mimar Hayruddin tarafından yapılmış. Altından muhteşem Neretva nehri akıyor.) kentin iki yakasını birleştiriyor ve bir yaka da Boşnaklar diğer yaka da Hırvatlar yaşıyor.
10_439

İşte bu tarihi köprüyü, Hırvatlar top ateşiyle yıkarak Boşnaklara aradaki köprüleri attıkları mesajını veriyorlar.

Bu gözü dönmüş savaşın en derin izleri Mostar da… Kentte hala savaşta yıkılmış binalar duruyor. Adeta bina cesetleri gibi. Bu yıkıntılar savaşın korkunçluğunu hatırlatması bakımından önemli örnekler.

1998’te Mostar Köprüsü Unesco’nun girişimi, çeşitli ülkelerin katkılarıyla yeniden aslına uygun olarak yapılıyor.

Bu köprünün yapımına Türkiye önemli bir miktarda katkı sağlıyor.
***
15_448

Saraybosna’da Osmanlıların 1463′te bölgeyi ele geçirmesiyle şehirde büyük bayındırlık faaliyetleri başlar ve bunun sonucunda Saraybosna, Türklerin Avrupa’da kurduğu en büyük kent olur ve bu durum bugün de geçerlidir.

Şehir, Bosna Savaşı sırasında dünya modern savaş tarihindeki en uzun kuşatmaya mâruz kalmıştır. Bugün şehir, Bosna-Hersek’in en büyük kültürel ve ekonomik merkezi olarak savaş sonrasında kendini yenilemeye ve toparlamaya çalışmaktadır.

 

Yolları açık olsun…

 

nhizal hakkında:

Cevap Yazın


5 × = 40

FpsAgency