Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Karma eğitimin namusu
16 Ekim 2018
09:43
38 Kez Okundu

ozince

“Cehaletin Rönesansı” adlı kitabımın arka kapağında şöyle bir tanıtım cümlesi vardır: “Ben ilk, orta ve yüksek öğretimde kız arkadaşlarımla aynı sıraları paylaştım. Bu yüzden hiçbiri hamile kalmadı benden. Şimdi 77 yaşımızda karşılaştığımız zaman ‘N’aber lan Tekdiş?’ diyorlar. Zamane okul müdürleri kızlar ile erkekleri aynı merdivenden yürütmüyor.”

***

Yüksek öğrenimi, Cumhuriyet’in kalesi ve medar-ı iftiharı Gazi Eğitim Enstitüsü’nde yaptım. Burada, ülkemin en seçkin orta ve lise öğretmenleri (Türkçe- Edebiyat, Fen, Pedagoji, Beden Eğitimi, Müzik, Resim, Fransızca, İngilizce, Almanca) yetişiyordu. Ama Cumhuriyet ve devrim düşmanı yobaz takımına göre bir ayıbı vardı: Yetişkin kız ve erkekler karma ve üstelik yatılı öğrenim gördükleri için okulun adını “Kubbeli Kerhane”ye çıkartmışlardı. Gazi Eğitim Enstitüsü, Gazi Üniversitesi’ne analık-babalık etti. Üniversitenin öğretmen yetiştiren bir Eğitim Fakültesi var ama nerede Gazi Eğitim Enstitüsü.

***

Köy Enstitüleri de karma idi. Yaşatılsa ülkenin kurtarıcısı olacaktı. Gene aynı yobaz ocağı, bu okulların komünist fuhuş yuvası olduğu karalamasını yaydı. Bu karalamaya kız öğrencilere sarkıntılık yaptıkları kanıtlandığı için uzaklaştırılan öğretmenler de katkıda bulundu. Bunlardan biri, Kemal Tahir’e Bozkırdaki Çekirdek adlı romanı için iftira kaynağı oldu. (Merak edenler, 22.4.2008 tarihli Hürriyet gazetesinde yayımlanan “Köy Enstitüleri ve Kuyruk Acısı” başlıklı yazımı internette okuyabilir.)

***

5.10.2018 günü yayımlanan “Evet ama Yetmez” başlıklı yazımda, AKP iktidarının “Yetmez ama Evet”le yetinmediğini, yetinmeyeceğini, durmadan daha fazlasını isteyeceğini yazmıştım. “Türban Fesadı”nı hatırlayalım. “Yetmez ama Evetçi”ler ile psikiyatri kliniği solcuları, türbana karşı çıkanların aksine türbanın üniversite ile sınırlı kalacağını iddia ediyorlardı. Türbana karşı çıkanlar ise, türban davasının üniversitede kalmayacağını, liseden anaokullarına kadar ineceğini, devlet dairelerini saracağını, ordu ve polise gireceğini söylüyorlardı. Kim halklı çıktı?

***

Bir süre önce okullarda karma eğitim seçmeli duruma getirildi. Veliler kızlarını hangi okula isterlerse oraya vereceklermiş. İsterlerse kız okuluna, isterlerse karma okula. Güya karma okullar kapatılmamış oluyormuş… Tam anlamıyla bir dalavere! Bu arada, Antalya’da yapılan 19’uncu Milli Eğitim Şûrası’nda Eğitim Bir-Sen’in büyük tartışmalara neden olan karma eğitim zorunluluğunun kaldırılması önerisinin komisyonda kabul edilmediğini öğrendim. Ama, cinsiyet ayrımcı eğitim bazı okullarda fiilen başlamış. Bu nedenle karma eğitimin gelecek yıl sona erdirileceğini artık düşünebilirsiniz.

***

Ekonomiyi planlayıp yönetmeyi bilmiyorlar ama Cumhuriyet’e karşı tuzak kurmayı, fesat çevirmeyi, sabotaj yapmayı bir allâme-i cihan gibi, bir allâme-i küll (her şeyin sırrına vâkıf olan) gibi biliyorlar. Sanki ana rahmine düşer düşmez bu melanetle kurgulanmışlar. Bedenlerinde, beyinlerinde bir içgüdüsel kadın refleksi var. Müslüman dünyası bu kadın saplantısından, açlığından, korkusundan anlaşılan hiçbir zaman kurtulamayacak. Adamın resmen (bizde gayri resmi) 3-4 karısı var ama gözü 9 yaşındaki kızda. Mısır’da erkeklerin ölmüş karılarıyla cinsel ilişkiye girebileceğine dair fetvalar veriliyor. Eşlerinin başını zorla örtüyorlar ama gacoların tamamı fantiri fitton. Anahtarı cebe atıp kadınlara bekâret kemeri takarlarsa hiç şaşırmam. Laga lugayı bırakıp, karma eğitime neden karşı olduklarını harbîden açıklasınlar.

Cumhuriyet

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


× 7 = 49

FpsAgency