ABD, Suriye’ye askeri müdahale yapar mı?!..

Suriye’de çatışmalar başladığından beri 2,5 sene geride kaldı. 2,5 senedir hala ABD Suriye’ye müdahale edecek mi etmeyecek mi diye tartışılıyor.Aslında ABD, Suriye’ye zaten müdahale ediyor. Bu konuda elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ancak bunu ABD üniforması giyen askerler yerine ÖSO, El kaide ve El nusra gibi örgütlerin militanlarıyla yapıyor.

ÖSO, El kaide ve El nusra’nın 100 bin civarındaki militanının silah ve lojistiğini ABD sağlıyor. ABD onları ve ailelerini finanse ediyor. ABD’nin, Suriye’ye kendi askerleriyle müdahale etmek yerine, böyle bir yöntem izlemesi yalnızca bir tercih meselesi değildir. ABD’nin Suriye’ye kendi askerleriyle müdahale etmesi önünde iç ve dış birçok engel bulunuyor….

ABD’nin Suriye’ye direk askeri müdahalede bulunamamasının sebeplerinden birisi kendi iç kamuoyundan kaynaklanıyor. Irak ve Afganistan müdahalelerinden sonra ABD kamuoyunu, Suriye’ye askeri müdahalede bulunmaya ikna etmek oldukça güç. ABD’nin Afganistan ve Irak müdahalesi beklendiği gibi sonuçlanmadı. Açıktan yapılan dış müdahale ve işgal girişimi, ABD’de geniş kapsamlı tepkilere neden olabileceği gibi Irak’ın tersine Suriye’de topyekün direnişle karşılık bulabilir. Dış düşman, Kürt bölgesi haricinde Suriye’yi birleştirir. Bu durum ise ABD’nin istediği bir durum değildir…

ABD’nin Suriye’ye direk askeri müdahalede bulunamayacağına dair bir başka gerekçe de ekonomik durumla ilgilidir. Irak müdahalesi ABD’ye 2 trilyon dolara mal olmuşken Suriye’ye müdahalenin maliyetinin daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Suriye’nin güçlü bir ordusu olduğu buna karşın Irak ve Libya gibi yeterli petrolünün olmadığı herkes tarafından biliniyor. Yani Suriye’ye askeri bir müdahale ABD açısından hiçte kost efektif olmaz. Diğeri kadar belirleyici olmasa da bu konudaki bir başka faktör, ABD’nin Suriye müdahalesi bölgede özellikle, körfezde geniş çaplı çatışmalara neden olabilir.Bu çatışmalar petrol maliyetlerini artırıp petrol ithal eden Batılı ülkelerin halihazırdaki bozuk ekonomileri üzerine ek yükler getirebilir….

ABD’nin Suriye’ye açıktan askeri müdahalede bulunmasının önünde, ABD’nin iç işlerinden, ekonomisinden kaynaklı zorlukları bulunduğu gibi dış zorlukları da bulunuyor.ABD’nin Suriye’ye askeri müdahalede bulunması için BMGK kararı olması gerekir.Rusya ve Çin’in şiddetli muhalefeti nedeniyle BMGK’nin bu yönde bir karar alması mümkün değildir. Buna rağmen, Rusya ve Çin ikna edilmeden, Suriye’ye açıktan askeri müdahale yapılması durumunda, Rusya ve Çin’in nasıl bir tepki vereceği önceden kestirilemez. Irak, Libya, Afganistan ve Arap Baharı sonrasında yapılacak Suriye askeri müdahalesi, Rusya ve Çin’i şimdiki stratejik ortaklık konumundan, stratejik müttefiklik konumuna taşıyabilir. Bu ise ABD, Rusya ve Çin arasında kısmen var olan üçlü denge durumunu ABD aleyhine daha fazla bozar. Bu iki ülke İran’la birlikte ABD’ye Suriye’de açıktan meydan dahi okuyabilir. Bu durumda ABD Suriye’de yalnızca Esad’la değil Rusya, Çin ve İran’la da savaşmak zorunda kalır. Bunun gerçekleşmesi halinde ABD’yi Suriye’de bir zaferin beklemediği açıktır. Sonuçta ABD.Rusya ve Çin’e rağmen Suriye’ye müdahale ederse Irak ve Afganistan’daki kayıplarından daha fazlasını göze alması gerekir. Birkaç ABD askerinin tabutlarının ABD’de yaptığı etki göz önüne alındığında, ABD’nin neden Suriye’ye direk askeri müdahalede bulunamayacağı daha net anlaşılır….

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ABD’nin Esad yönetiminin kimyasal silah kullandığı yönünde iddialar ortaya atmasının nedeni ABD’nin Suriye’ye direk askeri müdahaleye hazırlanması değildir. Bu iddialar Suriye’ye direk askeri müdahaleyi savunanları ve ABD’nin Suriye’ye girmesini isteyenleri heyecanlandırmış olabilir ancak, kimyasal silah bahanesinin amacı askeri müdahaleden başkadır ve amaçlanan biraz daha küçük bir hedefin gerçekleştirilmesidir. Mısır’ın Suriye ile diplomatik ilişkileri sonlandırması da ABD’nin kimyasal silah iddiası da yanlış yorumlanıyor. Bu iki gelişme de hiçbir şekilde Suriye’ye askeri müdahale yapılacağı anlamı taşımıyor….

ABD, Suriye krizinin başından beri, El kaide ve El nusra gibi örgütlerle yan yana görünmek istemedi. Stratejik öneme sahip Kuseyr’in Hizbullah ve Suriye Arap Ordusu tarafından ele geçirilmesinden sonra Suriye Arap Ordusu Halep’te etkili operasyonlar yapmaya başladı. Böylece Suriye’deki denge El kaide dolayısıyla ABD aleyhine bozuldu. ABD’nin Suriye’ye direk askeri müdahalede bulunamadığı şartlarda diplomatik girişimler ve Cenevre görüşmeleri Suriye krizinin çözümünde yegane alternatifler haline geldi. Suriye muhalefetinin Suriye’deki pozisyonunu koruyamaması ise diplomatik görüşmelerde ve Cenevre 2 müzakerelerinde ABD’nin pazarlık şansını azalttı. El kaide ve El nusra’ya silah yardımı sağlanması ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi ve Kongre’nin onayını gerektirdiği için ABD, Suriye’de kimyasal silah kullanıldığı iddiasını gündeme getirmiş olabilir. Bu söylem Suriye’ye müdahalenin meşruiyet kazanmasını sağlamaktan çok, El kaide’ye silah yardımına meşruiyet kazandırma amaçlı gibi görünüyor. Mısır’ın Suriye ile diplomatik ilişkileri kesmesi ise Suriye’de devre dışı kalan AKP yönetiminin yerini doldurma amaçlıdır. BOP projesi gereği iktidara taşınan İslamcı siyasetin yıpranan unsurunun değiştirilmesi kararıdır. ABD tarafından Suriye’ye geniş kapsamlı, direk bir askeri müdahale yapılması 2,5 yıl öncesine göre şimdi çok daha zor, hatta hemen hemen imkansızdır…

Gazi – 19 Haziran 2013

Yurduma Can Feda

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

This Post Has 10 Comments

  1. 06 anka

    Sayın Gazi teşekkürler,ABD nin Suriye’ye doğrudan askeri müdahale etmeyeceğini belirtmişsiniz.
    Yazının sonunda AKP nin Suriye konusunda devre dışı kaldığını ve İslamcı siyasetin yıpranan unsurunun değiştirilmesi kararı olduğunu belirtmişsiniz.
    Başbakan 14-20 Mayıs tarihleri arasında ABD ye gitti.Gezi Parkı direnişi asıl olarak 27 Mayısta başladı ve 31 Mayısta yapılan müdahale ile doruğa ulaştı.Bu tarihler şunun için önemli,Başbakan ABD de iken bir şeylerin değiştiğini hissettik ama asıl olarak Gezi direnişi sırasında ABD dahil tüm dünyadan yükselen ses ile bu kanımız pekişti.Yani AKP ya da Erdoğan’ın yıldızı Gezi direnişi nedeniyle değil,ama ondan önce sönmüştü.
    ABD nin AKP iktidarının faşist baskılarından etkileneceği düşünülemeyeceğine göre neden sorusu akla takılıyor.
    Evet AKP küresel güçler tarafından desteklenerek iktidar oldu.Bu sırada bazı sözler verildi ki BOP eş başkanı oldu.Kürt sorunu çerçevesinde verilen sözlerin tutulduğuna tanık olduk.Suriye konusunda çok ses çıkarılmasına rağmen açıkça savaşa da girmedik.Yine gördük ki ABD Suriye’ye kendi de girmek istemiyor.
    AKP iktidarı Suriye konusunda çok gürültü çıkarıp fiiliyata dökmediği için mi gözden düştü,yoksa ABD açısından dünya dengeleri gözetilerek Türkiye’nin Suriye’ye girmesi göze alınamadığından fazla şahin bulunduğu için mi devre dışı bırakıldı?İkinci ihtimal daha akla yakın görünüyor.
    Ayrıca son günlerdeki tutuma bakılırsa bir deliğe süpürülme gerçekleşecek de bu kişiye münhasır mı olacak yoksa parti mi hedeflecek?Bu konuda birinci ihtimal ağırlık kazanıyor.

  2. fehimli mestan

    Anladığım kadarı ile ABD’nin, Suriye’de kimyasal silah bulunduğu iddiası, hayvan pazarlığında köylü dayımın, 1.000TL’ye satılabilecek bir koyunu biraz daha yüksek fiyata kakalayabilir miyim, düşüncesi ile 2.000TL. istemesine benziyor. 🙂
    Sn. Gazi gerçekten güzel bir analiz olmuş, ellerinize sağlık!

  3. Gazi

    G8’den flaş Suriye kararı

    G8 zirvesine katılan liderler adına yapılan açıklamada, “Suriye’deki krizin müzakereler ve barışçıl bir şekilde sonlandırılması konusunda uzlaşma sağlanmıştır” denildi.

    İngiltere Başbakanı David Cameron, G8 ülkelerinin tüm Suriyelilerin onay vereceği bir Suriye hükümetini destekleyeceğini söyledi.

    Cameron, Kuzey İrlanda’da yapılan G8 zirvesinin sonunda basın toplantısı düzenledi. G8 grubunda Suriye konusunda “çok farklı görüşlerin” olduğunun herkes tarafından bilindiğini belirten Cameron, “Ama hepimiz bu sorunu çözümlemek ve Suriye halkına istedikleri değişikliklerde yardımcı olma istiyoruz” dedi.

    G8 Zirvesi’nde Suriye ilgili yedi nokta üzerinde anlaştıklarını belirten Cameron, bunlardan ilkinin Suriye’ye insani yardımı artırma kararı olduğunu ve 1,5 milyar dolarlık yeni yardımda bulunacaklarını kaydetti. Diplomatik baskıyı artırarak, Suriye’de tüm tarafları müzakere masasına getirmeye karar verdiklerini de söyleyen Cameron, G8 ülkelerinin Suriye konusunda üzerine anlaştıkları diğer hususları şöyle sıraladı:

    “Geçici bir yönetimi sağlayacak Cenevre sürecini desteklemek; Irak’tan dersler çıkararak, devletin temel kurumlarının geçiş sürecinde korunmasını sağlamak; Suriye’yi teröristlerden ve aşırılık yanlılarından arındırmak için çalışmak; kimyasal silah kullanımını kınamak; Sünni, Şii ya da Alevi değil tüm Suriyelilerin onayını alan bir Suriye hükümetini desteklemek.”

    Bu anlaşmaya varmanın kolay olmadığını belirten Cameron, “Bu anlaşma ancak açık, samimi ve liderler arası görüşmelerle mümkün oldu. Masanın etrafındaki her lider sadece sözlerin, Suriye’deki soruna son vermeyeceğini biliyor” diye konuştu.

    Cameron’ın Suriye konusunda G8 liderlerinin anlaşmaya vardığı 7 nokta arasında “Esed’e görevini bırakma” çağrısının bulunmaması dikkati çekti. Esed rejimine verdiği destek ile bilinen Rusya’nın, “Esed’in görevinden ayrılması ve yerine geçici bir hükümetin kurulması gerektiği” ifadesinin yer aldığı bir sonuç bildirisine imza atmak istemediği basına yansıdı…
    Kaynak: Haber 7.com (Haber 7. com bile bu haberi es geçememiş.)

  4. zalim

    Haklisin abla. Sn. Gazi, Köse yazari gecinip Suriye konusunda ahkam kesenlerin, yazilarindan bin kat daha dogru ve kaliteli analiz yapmis.

  5. nhizal

    abd nin bir diğer çelişkiside şu.
    malum afganistanda talibanla müzakerelere başlayacakmışlar.
    bu konuda abd nin talibana dayattığı şartlatrdan biri talibanın el-kaide ile ilişkisini kesmesiymiş.
    sanırsınız ki el kaide abd nin kurup beslediği taşeron örgüt değil.talibanla uzlaşma el kaide ile bozuşma. buna ancak eblehler inanır.

  6. nhizal

    bugün edinburg dan arkadaşım geldi. kendi Türk,eşi edinburg lu bir iskoç.
    iskoç eniştemizin anlattığına göre hükümet suriye olaylarında esad karşıtı bir politika izliyor ama iskoç halkı buna karşı. el kaide el nusra ve müslüman kardeşler gibi karanlık radikal örgütlere karşı ve bundan dolayı esad yönetiminin mücadelesini destekliyor.
    yani artık küresel haydutlar istediklerini istedikleri gibi yapamıyorlar. artık halklarını kandıramıyorlar.
    ha bu durumda dünyayı karıştırmaktan vaz mı geçiyorlar. asla.haydut haydutluğundan vazgeçmiyor taktik değiştirip yine karıştırmaya devam ediyorlar.
    ya tutarsa diye.

  7. Gazi

    Tabiki bu durumdan şikayetçi değilim sadece mütevazi olmaya çalışıyorum.

  8. zalim

    Yüreginize saglik. Sayin Gazi. Suriye meselesinde okudugum en gercekci yaziyi yazmissiniz.

    1. Gazi

      Estağfurullah sayın Zalim,bilgi kirliliği ,yalan ve çarpıtma dolu bir ortamda elimden geldiğince ve amatörce objektif bir yorum yazmaya çalışmıştım.Sağolsun sayın editör, yaptığım yorumu ana sayfadan yayımlayarak, yoruma hak ettiğinden çok çok fazla bir önem atfetmiş.

    2. nhizal

      çok doğru söylüyorsun zalim. zaten sn. Gazi öteden beri yorumlarını makalelere taşıdığımız bir yorumcu.
      yine her zamanki gib,i gayet net ve doğru cümlelerle mükemmel bir analiz yazmış.
      eline sağlık.
      mütevazi olmaya da gerek yok sn. Gazi. gazeteci köşe yazarı diye kimler ortada dolaşmıyorki.izin verinde sizin yeriniz onlardan ayrı olsun.

Yoruma kapalı.