Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
MOLLA TAKSİMİ
14 Eylül 2018
07:53
153 Kez Okundu

rserdar

Yedi kişi, kurban için ortak bir tane boğa satın almış!
Bayramın ilk günü sabahtan kurbanı kestirmişler. Sıra kurban etinin taksimine (paylaşımına) gelince, içlerinden biri olan Mollaya “ hadi kurbanı sen taksim et” diye görev vermişler.
Molla önce besmele çekmiş ve kurbanın baş kısmını eline almış;
“Kurbanın başı Mollaya” demiş ve kendi tepsisine atmış.
Sonra kurbanın döşünü (göğüs kısmını) almış;
“Kurbanın döşü Mollaya” diyerek o parçayı da tepsisine koymuş.
Sonunda kalan etleri yedi parçaya ayırıp;
“Kurbanın yedi parçasının beşi de Mollaya” diye beş parçayı da almış!
Diğer ortaklar bir kendi tepsilerine bir de Mollanın tepsisine bakıp;
“Adaletinle bin yaşa Molla Efendi. Senin gibisi henüz cihana gelmedi” demişler…

Gelelim 08 Ocak 1995 yılı Hürriyet Gazetesi manşetine;
Erdoğan; “Ben İstanbul’un İMAMIYIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan!
Başkomutan Erdoğan!
Başbakan Erdoğan!
Bakanları kim seçer? Erdoğan!
Müşavirlere kadar, tüm bürokratları kim tayin eder! Erdoğan!
Milletvekillerini, kavun-karpuz seçer gibi kim atar? Erdoğan!
Kaç çocuk yapılacak kim belirler? Erdoğan!
En baş ekonomist kim? Erdoğan!
En usta diplomat kim? Erdoğan!
İçine düştüğümüz ekonomik ve siyasi krizden kim sorumlu?
Dış güçler, dolar ve Avro Lobisi, ezanımıza ve bayrağımıza saldıran Haçlı Ordusu!

Peki, Erdoğan’ın T.C Anayasası ve Yasaları karşısında bir sorumluluğu var mı?
Anayasa Madde 105;
“Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, TBMM üye tamsayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün (450 Milletvekili) vereceği kararla suçlanır.”
Yani, örnek olarak söyleyelim, Cumhurbaşkanı Türkiye’nin tamamını satsa
yine de onu yargılamak mümkün değildir…

Erdoğan kendi kendini Türkiye Varlık Fonu Başkanı ilan etti!
Bu varlık fonunda (Devlet Bankalarından-THY’na, BOTAŞ’tan-Borsa İstanbul’a, Türkiye Petrollerinden-Deniz ve Madenlerimize kadar her şeyimiz) özür dileyerek söyleyelim, “donumuza kadar” her şeyimiz var. Bu kurulda yapılacak vahim bir hata sebebiyle, Erdoğan’a hesap sorulabilecek mi?
Bu soruyu sorana şu hareketi yapmalısınız;
Sağ kolunuzu ileri doğru uzatın. Eliniz parmaklarını tam açın. Baş parmağınızı, işaret parmağı ile orta parmağın arasına sokun ve elinizi yumrun yapın.
Sol elinizle, sağ kolunuzu tutup aşağı yukarı sallayıp, isterseniz “Nah sorarsınız” diye bağırın…

Erdoğan, yeni kararnamesinde;
“Alım satım, kiralama, leasing, hizmet sözleşmelerinde ödemeler dövizle değil, TL ile yapılacaktır ve herkes 30 gün içinde kendini bu kararnameye uyduracaktır” diye emir yayınladı!
Ne güzel değil mi? Artık kendi ülkemizde kendi paramızla iş yapacağız!
Peki, ülkemizi milyarlarca dolar borca sokan “Havuz Müteahhitlerinin” yaptığı işlerde, devlet tarafından verilen döviz garantileri de TL’ye çevrilecek mi?
Lütfen bu soruyu soranlara da yukarıdaki uluslararası işareti yapıp, “
Nah çevrilecek” şeklinde yanıt verin. AKP’ye oy verenler ise aynı hareketi ayna karşısında yapabilirler…

Erdoğan neden böyle çılgınca davranıyor, diye sorarsanız bence yanıtı şudur;
Erdoğan artık damadından başka kimseye güvenmiyor. Bu, paranoid kişilik bozukluğunun en belirgin özelliğidir. Israr halinde sonu çok kötüdür.
Peki, TOBB Başkanını da Varlık Fonuna aldı demek ki ona da güveniyor, derseniz yanıtım şöyle olur;
“Onun işi yukarıdaki kurbanla aynıdır. Sonunda hesabı ödeyecek biri lazım”…

Sağlık ve başarı dileklerimle 14 Eylül 2018

Rifat Serdaroğlu

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


8 + 3 =

FpsAgency