Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
15 Kasım not’u ve/veya Baş’tan son’a?!
12 Eylül 2018
14:32
159 Kez Okundu

hamahmut

“Olduğu gibi görünenler çıldırtır.”

F. Nietzsche

DURUM
Haber şu:
İlk kez ortaya çıkan gizli ABD belgeleri: Darbeyi yapanları iyi tanıyoruz endişeye gerek yok
ABD gizli diplomatik belgelerinde 12 Eylül darbesi: “Askeri liderleri iyi tanıyoruz, endişelenmek için neden yok.”
Yazışmada, “Kısacası, bu bir Latin Amerika cunta darbesi değil… El koymayla ilgili yapılan açıklamada da ifade edildiği gibi terör ve kamu düzeni alanında yaşanan son gelişmeler, her ne kadar gönülsüz de olsa Türk ordusu üzerinde harekete geçme baskısı yarattı” ifadeleri kullanılıyor ve şu değerlendirmeler yapılıyor:
“Hükümetlerle değil, devletlerle ilişki kurma temeline dayanan olağan politikamıza uygun olarak, bu durumda (askeri yönetimi) tanıma gibi bir sorunun ortaya çıkmadığını düşünüyorum.
Bunun ötesinde, mevcut durumla ilgili ABD’nin iki önemli ulusal çıkarı söz konusu. Bunlardan ilki Türkiye’nin uzun vadede demokratik bir ülke olarak korunması. Diğeri de savunma ve ekonomik işbirliği anlaşmasının uygulanmaya devam etmesi de dahil olmak üzere güvenlik alanındaki ilişkilerimizin sürmesi.”
https://odatv.com/darbeyi-yapanlari-iyi-taniyoruz-endiseye-gerek-yok-12091835.html
(…)
Yorum şu:
 
Son’dan baş’a?!
Ünlü İrlandalı oyun yazarı George Bernard Show, “Hayatta iki tür trajedi vardır” der ve ekler:
“Biri gönlünün istediğine kavuşamamak, diğeri de ona kavuşmaktır!”
Bu kapsamda basit soru:
“Yeni Demokrasi”nin kanlı yüz’ü Irak’ı, Türkiye’nin üzerine süren kim’ler?!
Bir diğer soru:
“Tepeden tırnağa devlet olan AKP iktidarında Türkiye’yi, Irak, Suriye bataklığına sürükleyen hangi mecburiyetler?!”
Aslan’ı çakal’a boğdurmak!

KIZIL BOP

Nitekim…
Borç alanlar, söz verip tutmayanlar unutsa da, verilen söz’e itimat edip tuzağa düşenler “alacak defteri”ndeki açık bakiye’yi hiç unutmaz!
Kapatmak için hep fırsat kollarlar.
Geçmişte atılan kazık’ların, verilip tutulmayan sözlerin yaşam’da birçok defa “bumerang” etkisi yaptığı görülmüştür.
Karma felsefesi neredeyse bunun üzerine kuruludur.
Uluslararası ilişkilerde yaşanan “Kelebek etkisi”nin temelinde bu “öç / intikam” sarmalı olduğu söylenir.
Devletlerin duyguları yoktur’dan kastedilen de budur.
İntikam, soğuk yenen yemektir.
Eskilerin deyişi ile yediğin hurmalar, gün gelir tırmalar.
Bugün aslında dün’den farklı değil!
1 Mart’ta TBMM’den geçmeyen “II. Tezkere” sonrasında ABD, Irak’ta ne yaşadı ise Türkiye için de bölge’de benzer bir sahne kurulmuş gibi gözüküyor.
Dün’den farklı olarak bu defa enerji bağımlısı Alman’ın yükselttiği Putin aktif oyuncu!
Brexit üzerinden yükselen Trump ise “yumurta sepeti”ni Putin’e taşıtan “1 Dolar” maaşlı “hizmet er’i” ABD Başkan’ı vücud dilinde!
Hırslı sert adımlar atan Rusya, ABD ise kendi içine sert, dışarıya yumuşak bir profil çiziyor.
Yani, ABD’den şikayet edenler için Kızıl BOP’çu Putin vizyon’u.
İki “şer” arasında AB vizyon’u!

KİLİT ÜLKE / PİN PON TOPU
Ki…
Dün’ün siyasal kürt hikayesi ortada ve bugün için de değişen bir şey yok:
Brezinski, “Büyük Satranç Tahtası” isimli kitap’ta, “Adriyatik’ten Çin Seddi’ne kadar güçlü bir Türkiye” senaryosunu ortaya koydu.
Özal bu gaza geldi ve öldü!
Yani, Özal’ın ip’ini Özal’a çektirdiler.
Saros, “Türkiye’nin en büyük ihraç gücü ordusudur” dedi.
O günden bu yana TSK’nın başına gelmeyen kalmadı, Clinton için “taşeron asker” olarak Suriye’de!
Trump’ın “yeni bakış açısı” üzerinden bataklık’tan çıkacak mı yoksa Rusya, İran, PKK, IŞİD arasında ‘pinpon top’u gidip gelecek mi?!
Görünen o ki, ölene ya da parçalanana kadar sevmeye devam edecekler.
II. Cumhuriyetçi’lerin fikir babası Graham Fuller, “Misak-ı Milli’yi unutun, üniter devleti unutun!” diye öğüt vermişti, “Yeni Anayasa” kapsamında, “Üniter devlet” temellerinden sarsılmıyor mu?!
Kaldı ki, her gazete kendi yayın politikasını belirlemekte hür’dür, laik, çağdaş Atatürkçü İnan Kıraç’ın eski Cumhuriyet’i geri almak için verdiği geç kalmış mücadele de ortada!
Cumhuriyet Gazetesi bugün olduğu gibi II. Dünya Savaşı sırasında da “yayın politikası”nı değiştirmiş, Hitler’in kendi sesinden plağını okuyucularına promosyon olarak dağıtacak kadar Atatürkçü (!), laik, çağdaş bir duruş sergilemiştir.
Henri Barkey’in “Ya seçimlerden aynı sonuç çıkacak ya da HDP, Meclis’e giremeyecek ve şehirler havaya uçacak” sözleri hala çok taze, unutmak mümkün değil.
CIA’nın yaptığı araştırmaya göre; Irak’ta 4.5, Suriye’de 1.5, İran’da 5 milyon, Türkiye’de ise 12 milyon Kürt bulunmakta.Bu kapsamda; Huntington, Türkiye’nin çağdaşlaşmaya çabaları nedeniyle “torn country / bölünük, yırtık ülke” statüsü kazandığını söylerken, kurulma aşamasında olan büyük ermeni kürt devletine atıf yapmış olmuyor muydu?!
ABD eski Başkanı Bush ise “Decision Points / Karar Noktaları” isimli kitap’ta, AKP’ye dair şu not’u tarih’e düşüyordu:
“2003 Mart ayına gelindiğinde savaş planı hazırdı. Bir yıllık araştırmanın ardından Tommy Franks (Ortadoğu’yu da içine alan 25 ülkeye yayılmış Amerikan Ordusu CENTCOM’un Komutanı) ve ekibi, benim Saddam Hüseyin’i devirip bu sırada Amerikalıların ve Iraklıların can kaybını en aza indireceğinden emin olduğum bir operasyon geliştirdi.”
“Geriye kalan tek bilinmez, Türkiye’nin rolüydü. Bize topraklarını kullanım hakkı vermeleri için Türklere aylarca bastırdık. Böylece 4. Piyade Tümeni’nden, Irak’a kuzeyden girmeleri için 15 bin asker gönderebilecektik. Türkiye’ye ekonomik ve askeri yardım sağlama, IMF’teki önemli ekonomik programlara erişimde yardım ve Türkiye’nin AB üyeliğine verdiğimiz güçlü desteğin devamı sözü verdik.”
“Başbakan Abdullah Gül’ün kabinesi talebimizi onaylamıştı. Ama Türk Parlamentosu’nun 1 Mart’ta düzenlediği nihai oylamada, çok az farkla yeterli oy çıkmadı. Üzülmüş ve hayal kırıklığına uğramıştım. O güne kadar yaptığımız en önemli taleplerden birinde, Türkiye, bizim NATO müttefikimiz, Amerika’yı yüz üstü bırakmıştı.”
ABD eski Başkan Yardımcısı Dick Cheney, 2011′de piyasaya çıkan “Benim Zamanımda” başlıklı anılarındaysa, AKP’ye dair şu satırları kayda geçiriyordu:
“İsrail’den sonra, uzun yıllar ABD’nin dostu olan Türkiye’ye yöneldim. Türkiye, Kore’de bizimle yanyana durdu ve NATO üyesi olarak, Soğuk Savaş’ta değerli bir müttefikti. Ama 2002 itibarıyla kaygı verici bir değişim yaşanıyordu ve Türk liderlere ziyaretim, samimi geçse de, Saddam Hüseyin’i Kuveyt’ten defetmek için müttefik aradığımız 1990’da yaptığım seyahatten uzak ara farklıydı.”
“Aslında bu sefer bölgedeki bütün ziyaretlerim farklıydı. Bütün dostlarımız gergindi. Ama Türkiye’de daha derin bir şey oluyordu. 2002 Kasımı’nda İslamcı Ak Parti parlamentoda çoğunluğu kazanacak, bir sonraki Mart’ta da partinin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ı Başbakan yapacaktı. Yeni seçilen parlamento, Saddam Hüseyin’e karşı operasyonları başlatma zamanı geldiğinde 4. Piyade Tümeni’ni Türkiye’ye konuşlandırma talebimizi reddedecek, biz de sonunda bu birliği Kuveyt’e yollayacaktık.”
“Genel olarak, sanırım Türkiye’de yaşanan kaymanın şiddetini anlamada başarısız olduk. Amerika’nın en önemli NATO müttefiklerinden birinde İslamcı bir hükümetin iktidara gelmesinin ne anlama geldiği, o sırada karşı karşıya olduğumuz diğer meseleler yüzünden belirsiz kaldı. Bugün, Türkiye, ‘anahtar rolü’ndeki NATO müttefikliğinden ABD ve İsrail ile ilişkileri pahasına İran ve Suriye gibi ülkelerle yakın ilişki geliştiren İslamcı devlet yönetiminde bir ulus olmaya doğru tehlikeli bir geçişin ortasında gözüküyor.”
Bugün’ün hikayesi dün’den kaynaklı.

İNTİKAM: SOĞUK YENEN AŞ
Ancak…
Doğa’da hiçbir şey sabit durmaz.
Yapılan yanlış dahi döner dolaşır yapanı bulur, vurur!
Misal: ABD, nakit sıkışıklığı yaşayan Menderes Hükümeti’ne istediği 300 milyon dolarlık krediyi imkanı olduğu halde vermedi.
Ardından 27 Mayıs geldi.
Sebep?
Zamanı geldi mi gitmesini bilmek gerek!
27 Mayıs’ın mek parmak öncesinde Almanya’ya büyük ümitler bağlandı; “649 milyon mark kredi isteyeceğiz, alacağız” diye içeriye moral pompalandı.
Alman Bakan Erhard’ın bu talep’e cevabı “30 milyon mark” oldu, yani fındık fıstık parası ya da 27 Mayıs’ta İmralı masrafları diye bakmak mümkün.
Bugün için de benzer tablo var.
Bir yanda Brexit üzerinden ABD’den, Avrupa, Rusya’ya dolar’sal kelebek etkisi.
Yani, bir dönem’in sonu: “Varlık balonları” için domino etkisi.
Diğer yanda, çöken AB köprüsü üzerinden yüksek demokrasi baharı.
İki eksen arasına sıkışmış Anadolu ise yüksek basınç altında.
Soru:
AB, Türkiye’den “vazgeçmem” derken, AKP, AB’ye meydan okuyor ise kim gider, kim kalır?!
Demem o ki:
“Sular yükselince balıklar karıncaları yer! Sular çekilince de karıncalar balıkları!”
Kamboçya atasözü
“Olduğu gibi görünenler çıldırtır.”
F. Nietzsche
“Sanıyorum siyaset dünyadaki en eski ikinci meslek. Fark ettim ki ilk mesleğe de (fahişelik, daha öncesi istihbarat) büyük oranda benziyor.”
Ronald Reagan
“Nasıl davranırsan tıpkı ayna gibi sana öyle geri yansır.”
Goethe
“Dünyayı yönetenler; kalem, mürekkep ve kağıttır.”
J. Hovel
“İnsanların kullandığı en en güçlü ilaç kelimelerdir.”
Rudgard Kipling
Demem şu ki:
“Yürüyüşünde mutedil ol, sesini alçalt. Seslerin en çirkini, şüphesiz ki, ‘Eşek’lerin sesidir.”
Lokman Suresi, 19
“Geçmişini hatırlamayanlar onu bir kere daha yaşamak zorunda kalırlar.”
George Santayana
“Yalancıdan iki şey ayrılmaz: Biri bol vaat, diğeri özür dilemek.”
Abdullah bin Ömer
“Üç çeşit yalan vardır. Masum yalan, tehlikeli yalan ve istatistikler.”
Benjamin Disraeli
“İhtilal ne iyi, ne de fenadır. İhtilali şartlar yaratır. Eğer şartlar ihtilale gebeyse ve eğer iktidarlar bu şartları gereği gibi değerlendirmezse, ihtilal olur!”
“Eğer, insan hakları yürütülemez, vatandaş hakları zorlanırsa, ihtilal behemahal olur!”
İsmet İnönü (18 Nisan 1960 söylevinden)
“Yeryüzünde iki kuvvet var: Kılıç ve zeka. Çok zaman kılıç, zeka ile mağlup edilmiştir.”
Nietzsche
“Uzun süre bir nehrin başında oturursanız, bütün düşmanlarınızın cesetlerinin önünüzden geçtiğini görürsünüz.”
Çin atasözü
“Kanmak” istemeyeni hiçbir vaad, illüzyon, medya katkılı PR çalışması da olsa kandıramaz!

ÖLÜM’ÜN LİSTESİ
Ve…
Son olarak…
Serdar Usta’dan bir fıkra:
Bir gün ‪”‎ölüm‬” adamın karşısına çıkıp demiş ki:
“Bugün, senin son günün.”
Adam da “Ama ben ‎hazır‬ değilim” diye cevap vermiş.
Ölüm: Bugünkü listemde, senin ismin ilk sıradadır.
Adam: Peki o zaman… Gitmeden önce,gel de oturalım beraber, bir ‪‎kahve‬ içelim.
Ölüm: Tabi ki, neden olmasın.
Adam, “Ölüm”e kahve ikram eder ve öncesinde kahvesine birkaç uyku hapı atar.
Ölüm kahveyi içer, ardından da ‪‎derin‬ bir uykuya dalar.
Adam, “Ölüm”ün listesini alır ve kurnazlık yapıp ismini ilk sıradan siler, listenin sonuna koyar
Ölüm uyandıktan sonra ‘Adam’a şöyle der:
“Sen, bugün bana çok ‪‎şefkatli‬ davrandın. Şefkatinin karşılığında işime listenin sonundan başlayacağım.”
Hasılı:
“Türkiye’de ve Dünyada Casuslar” isimli eserinin 148′nci sayfasında Aytunç Altındal şu kayda değer not’u düşmüş:
“CFR ve Aspen Enstitüsü’nün yöneticilerinden ‘Content Analyses’ uzmanı Joseph E. Slater de belirtmişti. Slater için ‘Türkiye’ çok özel bir ülkeydi. İlginçtir, Slater bir görüşmemizde, ‘Türkiye’yi ancak Türkler yıkabilir; başka hiçbir devlet yıkamaz’ demişti.”
Tablo ortada!
Türkiye’yi, stratejik akıl’ı olmayanların eli ile Türk’lere yıktırmak istiyorlar!
Oyun içinde oyun.
Balta’nın sap’ı hangi ağaç’tan!?
“Timendi causa est nescire / Korkunun sebebi cehalettir.”
“Oculos habent et non videbunt / “Gözleri var ama göremiyorlar.”
Akıl tutulması ve/veya bilinç yarılması üzerinden “sessiz gemi”ye atlayan atlayana.
Makber.
Nokta.

24
TÜRKİYE’de son birkaç haftadır yaşanan gelişmeleri ilk kez dışişleri bakanları düzeyinde ele alan Avrupa Birliği, bu konuda konsensüsten oldukça uzak olduğunu gösterdi.
Toplantıda Türkiye’yle müzakerelerin kesilmesini isteyen tek ülke Avusturya oldu. ABbakanları, ilişkilerin geleceği konusunda karar vermesi gerekenin Türkiye olduğu yönünde görüş bildirdi. İdam cezası ise AB’nin kırmızı çizgisi olmayı sürdürüyor.
http://www.hurriyet.com.tr/ab-disisleri-bakanlari-turkiyeyle-uyelik-muzakereleri-devam-etmeli-40277895
Rusya; Suriye ve Ukrayna’nın ardından Kafkasya ve Doğu Avrupa’da da nüfuzunu arttırıyor. Ermenistan’ın savunması için bu ülkeyle askeri anlaşma hazırlığında olan Rusya, İran’a da silah satışı için pazarlık yapıyor. AB ülkesi Bulgaristan ve Moldova’da Rusya yanlısı adayların kazanması ise Moskova tarafından olumlu karşılandı.
http://www.hurriyet.com.tr/rus-etkisi-genisliyor-40277930
Irak Parlamentosu’ndan Türkiye’ye küstah tehdit
http://www.hurriyet.com.tr/irak-parlamentosundan-turkiyeye-kustah-tehdit-40277944
Trump ile birlikte dolar da lider oldu. Türk Lirası’na karşı dün yüzde 1.35 değer kazanan doların son 1 haftadaki değer kazancı yüzde 4.39’u buldu. Analistler, Trump’la başlayan belirsizlik süresince yeni rekorların gelebileceği görüşünde.
http://www.hurriyet.com.tr/dolara-bahane-cok-40277880
http://www.hurriyet.com.tr/ege-denizinde-8-dakika-arayla-2-deprem-40277920
http://www.haberturk.com/dunya/haber/1323703-asil-deprem-onlar-secilirse-yasanir/20
http://www.hurriyet.com.tr/trumpin-ust-duzey-gorevlendirmeleri-tartisma-baslatti-40277821
http://odatv.com/ohali-6-ay-daha-uzatacaklar-1411161200.html
http://www.hurriyet.com.tr/melih-gokcekten-deniz-baykal-iddasi-intikam-aliyor-40277113
http://www.medyaradar.com/nedim-sener-fatih-portakali-twitterdan-bombaladi-utanacaksin-fatih-portakal-haberi-518167
http://www.hurriyet.com.tr/ingiliz-gazetesinde-beyaz-toz-panigi-40277705
http://www.hurriyet.com.tr/ogrencisini-doven-ogretmen-icin-flas-karar-40277648
http://www.hurriyet.com.tr/trumpin-kizi-ivanka-o-soruyu-yanitladi-40277729
http://www.hurriyet.com.tr/13-yasindaki-kiz-7-5-aylik-hamile-cikti-15-yasindaki-cocuk-tutuklandi-40277689
http://www.hurriyet.com.tr/yildiz-holdingden-aciklama-40277437
http://www.hurriyet.com.tr/erdogan-agrima-gidiyor-40277539
http://www.hurriyet.com.tr/yasak-iliski-yakti-sosyete-kuaforu-hem-esini-hem-evini-kaybetti-40277138
http://www.hurriyet.com.tr/trump-2-3-milyon-yasadisi-gocmeni-sinir-disi-edecegini-acikladi-40276827
http://www.bild.de/bild-plus/politik/inland/dr-frank-walter-steinmeier/was-die-steinmeier-nominiertung-fuer-die-bundestagswahl-bedeutet-48755524,view=conversionToLogin.bild.html
http://www.yeniasir.com.tr/surmanset/2016/11/15/chpde-yasak-ask-istifasi
http://www.haberturk.com/dunya/haber/1323842-ab-bakanlari-turkiye-icin-toplandi
http://www.gazetevatan.com/istanbul-da-patlama–1006842-gundem/
http://www.gazetevatan.com/ingiltere-den-turkiye-aciklamasi–1006897-dunya/
http://www.gazetevatan.com/obama-dan-kritik-hamle-1007013-dunya/
http://www.dunya.com/finans/haberler/goldman-sachsden-trump-raporu-haberi-337898
http://www.yeniakit.com.tr/haber/macaristan-abnin-guvenligi-turkiyenin-elinde-234566.html
http://www.yeniakit.com.tr/haber/eski-chpliden-flas-deniz-baykal-aciklamasi-234505.html
http://www.gazetevatan.com/demirtas-i-ziyarete-gelen-avukatin-uzerinden-cep-telefonu-cikti-1006923-gundem/
http://odatv.com/soz-hakki-dogdu-1511161200.html
http://www.habervitrini.com/medya/melih-gokcekten-hakan-aygune-beraber-calisalim-teklifi–79154
https://tr.sputniknews.com/rusya/201611141025805443-putin-trump-gorusme/
http://t24.com.tr/haber/turkiyenin-borcu-2-ayda-44-milyar-lira-artti,370724
http://www.medyaradar.com/kelebegin-gozune-sampuan-kacti-haberi-518261
http://www.medyaradar.com/cnn-turke-taze-kan-hangi-deneyimli-isim-kadroya-katildi-medyaradar-ozel-haberi-518572
HİTLER’İN 2 BİN 280 KİŞİLİK ÖLÜM LİSTESİ
Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler’in ölüm listesinin yer aldığı kitap olarak kabul edilen listenin İngilizce çevirisi ilk defa internette yayımlandı. “Kara Kitap” olarak da bilinen ölüm listesinde; dünya genelindeki önde gelen siyasetçilerden yazarlara, gazetecilerden aktör ve müzisyenlere kadar toplam 2 bin 280 isim yer alıyor. Eski İngiliz Başbakanı Winston Churchill başta olmak üzere dönemin Avrupalı siyasetçi ve bürokratlarından birçok isim listede bulunuyor. Hitler’e ve faşizme eleştirileriyle öne çıkan Naomi Mitchison ve Aldous Huxley gibi yazarlar da ölüm listesinde. 144 sayfalık kitap ilk olarak Tim Hayhoe tarafından İngilizceye çevrildi.
http://www.sabah.com.tr/dunya/2015/09/14/yeraltinda-gizli-nazi-kenti
Yıldız Holding, bu çalışmalarına ek olarak ayrıca çalışanlarına yönelik olarak Mükemmellik Yolu toplantıları düzenliyor. Toplantının bu yılki konuğu ise Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de danışmanlığını yapan Almanya Enformasyon Teknolojileri Başkanı Prof. Augus Wilhelm Scheer, Yıldız Holding çalışanlarına Industry 4.0’ı anlattı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Yıldız Holding Gıda-Ülker Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, şirketleri sistemlerin, teknolojilerin ve iş yapma kültürünün yeniden şekilleneceği bir dönemin beklediğine dikkat çekti.
http://www.dunya.com/sirketler/kisa-vadeli-bakmayiz-daha-dikkatli-ve-secici-olacagiz-273719h.htm
Baykal’dan Erdoğan’a!
“Tayyip Erdoğan, 2009 yılında, dönemin ana muhalefet lideri Deniz Baykal’la terör konusunu görüşmek istemiş, Baykal bu görüşmenin kamera kaydına alınmasını talep etmiş, Erdoğan kabul etmeyince Baykal, düşündüklerini Erdoğan’a bir mektupla iletmişti. Dün o mektup hatırlatıldı. Bakın o mektupta özetle ne deniyordu:
1. Siz, “açılım” adı altında PKK ile, Kandil ile müzakere içine girerek terörü meşrulaştırıyorsunuz. Terörle mücadele yerine müzakere kararının ağır sonuçları olur.
2. Siz, elinde silah olan güçlere, “alan hakimiyetini” teslim ediyorsunuz. Bu tercih, terör örgütünü bölgede egemen güç haline getirir.
3. Bu siyasi tercih ile siz, terör örgütüne destek vermeyen yerel halkı, Kürt kökenli vatandaşlarımızı PKK’ya teslim ediyorsunuz. Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu sorununu, “PKK sorunu” ile eş değer hale getiriyorsunuz.
Sonuç: Çözüm sürecinde PKK’nın silah depoladığını, devletin ise süreç zarara uğramasın diye her şeyi görmezden geldiğini bizzat iktidar itiraf ediyor. Çözüm süreci başından sonuna kadar bir çözülme süreci olarak yürütüldü, bugünkü kanlı mecraya bir hatalar zinciri sonunda varıldı…
http://www.milliyet.com.tr/ongorulmustur-/gundem/ydetay/2114184/default.htm
http://arsiv.sabah.com.tr/2002/05/18/s2205.html
http://www.hurriyet.com.tr/kaset-servis-medyasi-40277838
Kitabın adı: “GELECEK 10 YIL!
Neredeydik… Nereye Gidiyoruz!”
“ABD- İran Uzlaşması!
ABD – İsrail ilişkilerinde köklü değişim!
Rusya – Almanya Yakınlaşması!
İran – Türkiye Rekabeti!”
Yazarı: George Friedman
http://www.iyibilgi.com/haber.php?haber_id=111908
Pegasus yayınları!
İngilizce’den Çeviren: Tayfun Törüner
Yayın tarihi: Nisan 2011
http://politikaakademisi.org/2013/03/13/george-friedman-ve-zbigniew-brzezinskiye-gore-21-yuzyilda-turkiyenin-konumu-ve-onemi/
Nurhan Tuna:
CIA mensubu Henry Barkey, 2 Kasım 2012’da konuşmuştu:
“Kürtlere özerklik verin, yoksa büyük kentlerde isyan çıkar!”
“”"”"CIA AGENT HENRY BARKLEY :” TURKIYE MUST GRANT AUTONOMY KURDISH PEOPLE OTHERWISE A CIVIL WAR WILL BEGIN IN BIG CITIES”"”"”"”"
Amerikan petrol şirketi Exxon, yıllar önce hazırladığı gizli raporda açıklamıştı. Fransız gazetesi Le Matin, bu raporu yayınlamıştı:
“2000 yıllarından itibaren dünya petrolünün ağırlık merkezi Arap ülkelerinden Latin Amerika, Afrika ve Türkiye gibi ülkelere kayacaktır.”
Amerikalı uzman David Philips’in “PKK raporu”ndan:
1- Güneydoğu’yu uluslar arası şirketlere açın!
2- Fırat – Dicle’nin suyunu özel bir yönetime açın!
3- Türkiye – Irak arasındaki sınırı kaldırın!
4- Kerkük’den elinizi, çekin!
“”"”"PKK REPORT BY DAVİD PHILIPHS :
1- South East region must be opened to commercial companies
2-Thé Euphrates river and Tigris river must be opened to a commercial autonomy
3- Thé border between Turkiye and Iraq must be cancelled
4- Türkiye must not be involved by staying away from Kirkuk “”"”"”"”"”"
Prof. Ergun Özbudun’un 2010’da açıkladığı “yeni anayasa” taslağında “devletin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütünlüğünü korumanın devletin amaç ve görevleri arasından çıkarılması” teklifi getiriliyordu. Profesör… “Ulus devletten eyalet sistemine geçişin önünde hiçbir engel kalmamalı” diyordu. (…) Amerikalı Türkiye uzmanı Henry Berkey, “Demokratik açılım, bu anayasa değişmeden yapılamaz” demişti.
1922’de Amerikan Yüksek Komiseri Mark Bristol, Washington’a ilettiği raporda şu tespite yer vermişti:
“Kürdistan’daki zengin petrol yatakları nedeniyle yabancı entrikalar başlamıştır. İngiltere, Kürdistan’ı denetim altına almak için, Kürtleri Türklere karşı kullanmak isteyecektir.
“”"THÉ REPORT WRITTEN BY AMERICAN HIGH COMMISSIONER MARK BRISTOL IN 1922 TO SEND WASHINGTON : ” Entriques of foreign agents started because of rich petrol in Kurdish areas .England intelligence agent service plans to use Kurdish people against of Turkey by making them rebel to keep control of the petrol area” “”"”"”"”
Eski ABD Başkanı Bill Clinton depremden sonra geldiği Türkiye’de, TBMM çatısı altında şu sözleri söylemişti:
“20. yüzyılın ilk 50 yılını Türkiye belirledi. 21. yüzyılın ilk 50 yılı da Türkiye’nin olacağı doğrultuda şekillenecek! Türkiye 21. yüzyılın kilit ülkesi!”
İsrail Enerji bakanı Joseph Paritzki ne demişti:
“Musul – hayfa Boru Hatt için Suriye işgal edilmeli!”
Alman Die Welt gazetesi gelinen durumu özetlemiştir:
“Suriye’deki kaos, Türkiye’nin mülteci kriziyle sarsılmasına yol açacaktır. Bundan daha önemlisi Suriye’de yaşanacak bir rejim değişikliğini PKK’nın gücünü artıaracak, Kürt otonom bölgesinin kurulmasını sağlayacaktır.”
Adım 1:
1991’de “Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı” kabul edildi!
Adım 2:
2003 Yaz’ında “İkiz Yasalar” kabul edildi.
Adım 3:
2006’da “Bölgesel kalkınma Ajansları” kuruldu!
http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/verda-ozer_511/ankaranin-secim-vakti_40277814
Abdülhamid Düşerken
Nahid Sırrı Örik’in Sultan Hamid Düşerken adlı kitabından uyarlanmış 2002 yapımı Ziya Öztan filmi. 18 Nisan 2003 tarihinde gösterime girmiştir. 1 milyon doları aşan bütçesiyle Türk sinema tarihinin o zamana kadar en pahalıyla mal olan yapımı unvanını elinde tutan film, Yıldız Sarayı, Maslak Kasrı gibi gerçek mekânların yanı sıra, Marmara Üniversitesi’nin bahçesine inşa edilen, Beyoğlu ve İstiklal Caddesi’nin eski hallerinin yeniden yaratıldığı dev setlerde çekildi.
Merkezde yer alan bir aşk macerası çerçevesinde, İkinci Meşrutiyet’in ilan edilmesi, Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, 31 Mart olayları ve Harekât Ordusu’nun İstanbul’a gelişi gibi tarihi gerçekleri ele alan film; mesleğinde başarı kazanmış, Osmanlı İmparatorluğu’nun demokratikleşme mücadelesinde ön saflarda yer almış, İttihat ve Terakki Cemiyeti yöneticilerinden Binbaşı Şefik’in bir nazır kızına aşık olması ve iktidar sevdasına kapılmasını konu alıyor.
https://tr.wikipedia.org/wiki/Abd%C3%BClhamid_D%C3%BC%C5%9Ferken
http://www.hurriyet.com.tr/ahmet-altanin-ataturklu-aciklamalari-sosyal-medyayi-salladi-40278102
http://www.hurriyet.com.tr/rejim-tartismasi-1923te-bitti-40278194
http://www.hurriyet.com.tr/mursi-hakkindaki-idam-karari-temyiz-mahkemesi-tarafindan-bozuldu-40278321
http://www.hurriyet.com.tr/tsk-acikladi-pkk-icinde-catisma-basladi-40278003
http://odatv.com/yeni-rengimiz-1511161200.html
Kağıt üstünde “Cumhurbaşkanlığı”
MHP lideri Devlet Bahçeli AKP’nin anayasa taslak metnini kendilerine resmen ilettiğini duyurdu.
http://odatv.com/kagit-ustunde-cumhurbaskanligi-1511161200.html
Kitabın adı: PKK İLE PAZARLIK
ÖCALAN İLE ANAYASA YAPMAK
http://www.kriptokitaplar.com/aratrma-nceleme-dizisi/book/1-aratrma-nceleme/72-pkk-ile-pazarlk
Yazarları: Ümit Özdağ, Ali Aydın Akbaş, Armağan Kuloğlu, Ceyhun Bozkurt, Ertuğrul Güven, İkbal Vurucu, Kenan Ertürk, Özcan Yeniçeri, Sadi Somuncuoğlu, Vahit Doğan, Vedat Güldoğan
Kripto Yayınları
1. Baskı: Mart 2013
304 sayfa
12,50 TL
(…)
Arka Kapak:
“Açıkça söylemek gerekirse yenildiler, yenildikleri için de önderliğimizin yanına gidip diyalog kurma yöntemine başvurdular.”
Murat Karayılan, 12 Şubat 2013
(…)
Sayfa 5:
Türkiye’de iki Anayasa Komisyonu vardır: Birisi TBMM’de olan ve teferruatı görüşen komisyon, diğeri ise İmralı’da devletin esas teşkilat hukukunu yani yapısını görüşen Öcalan’ın parçası olduğu komisyondur.(…)
Sayfa 6:
Daha sonra AKP’den gelen açıklamalar da AKP ile BDP / PKK arasında bir işbirliği ortamının doğduğunu gösteriyor. Bu işbirliğinin üzerinde uzlaşılabileceği Kuzu tarafından ifade edilen şartlar:
1) Anayasadan Türk Milleti kavramının çıkarılması (Kuzu, kalmasında benim için mahsur yok dedi)
2) Adına demokratik özerklik denilmese de Güneydoğu Anadolu’da mahalli idarelere devredilecek yetkiler ile fiili federasyonun kurulması
3) Düşünce ve etnisite konularında tüm temel hak ve özgürlüklerin kabul edilmesi üzerinde uzlaşılıyor.
Kuzu’nun ‘ana dilde eğitim Türkiye’yi böler’ demesine bakmayın, samimi değil, üzerinde uzlaştıkları üç husus bölmüyor da Kürtçe eğitim mi bölüyor?
(…)
Sayfa 7:
28 Şubat 2013’te A. Öcalan ile BDP milletvekillerinin basına geçen görüşme tutanaklarını sürecin düşünüldüğünden de daha vahim ortaya çıkmıştır. Çıkan sonuç ise şudur: Üç aşamalı ve iç içe geçmiş süreçlerden bahsedilmektedir. Bu süreçlerin adlarını A. Öcalan:
1) Sürekli ateşkes
2)Yeni Anayasa
3) Normalleşme, olarak koymuştur.Öcalan 21 Mart 2013’te sürekli ateşkes ilan edecek ve PKK’lıların Irak’a çekilmesini başlatacaktır. Bu çekilme 15 Ağustos 2013’e kadar sürecektir.
(…)
Sayfa 7:
Öcalan’ın istedikleri:
1) Başkanlık sistemi ve federal bir sistemin unsurları olan senato ve halklar meclisi adlı iki parlamentonun kurulması
2) Anayasadan Türk milleti kavramının çıkması
3) Köylere dönüşün gerçekleşmesi
4) Hakikatler Komisyonu’nun kurulması
5) Çekilme için parlamentonun karar alması, TBMM’nin onaylaması
6) Öcalan ve PKK üst düzey kadrolarının serbest kalmasının güvence altına alınması.
(…)
Sayfa 8:
Öcalan, BDP milletvekillerine “Eğer bu taleplerim karşılanmaz ise PKK’lıların geri çekilmesini durdururum ve 50 bin PKK’lının katıldığı bir halk savaşı başlar” diyor. Durum bu. Anlaşılan Öcalan ile MİT arasında yapılan görüşmelerde üzerinde anlaşılan yol haritası bu. Şu ana kadar “Bunlar yalan” açıklaması ne hükümetten geldi ne de BDP’den.
(…)
Sayfa 8:
İstanbul AKP İl Başkanı A. Babuşçu kısa bir süre önce “AKP hepimizi Türk olmaktan kurtardı” diye gururla açıklamıştır.
(…)
Sayfa 10:
Bu kitabın amacı da Türk Milleti’ni uyandırmak isteyenler için el kitabı olmak istemesidir. Bu kitabı okumak ile kalmayın, anlatın, okuduktan sonra arkadaşınıza hediye din, yeni bir kitap alınmasını sağlayın, arkadaşınıza bölümler okuyun. Özetle daha fazla Türk’ün yaşanan süreci anlaması için elinizden geleni yapın. Çünkü kararı Türk Milleti verecek.
Prof. Dr. Ümit Özdağ
Ankara, Mart 2013
(…)
Sayfa 16:
Özetle; PKK ile askeri mücadele PKK’nın bağımsız devlet hedefine ulaşmasını engellemiştir. Lideri yakalanmıştır. 20 bin terörist öldürülmüştür. Başarısız oldu dedikleri güvenlikçi anlayış bu sonuca ulaşmıştır. Bu bir başarıdır.
(…)
Sayfa 16:
PKK terörü, 2003’ten itibaren tırmanmaya başlamış olmasına rağmen etkin askeri önlemlerin alınmasında gecikilmiştir. K. Irak’taki PKK kamplarına yönelik sınır ötesi operasyonlar için TSK’dan gelen talepleri Hükümet göz ardı etmiştir. 2003’te 31, 2004’te 75, 2005’te 105 askerimiz şehit olmuştur. Nihayet 2006’da AKP ile PKK arasında İngiltere’nin hakemliğinde Oslo’da müzakereler başlamıştır. Müzakereler devam ederken, terör de devam etmiştir. 2006’da 111, 2007’de 146, 2008’de 171 şehit verilmiştir.
(…)
Sayfa 21:
İttihat ve Terakki sanıldığı gibi sadece Türk Birlikçi değil, aynı zamanda İslam Birlikçi’dir. Yani kaderini Araplardan ayırmak gibi bir fikri olmadığından, aynı zamanda Mısır’ı yeniden fethetmek istemektedir. Enver Paşa, 1917’de İngilizler’in “Irak’ta Musul Vilayeti, Suriye’de ise Halep ve Suriye’nin kuzeyi sizde kalsın, işgal ettiğimiz Arap coğrafyası bizde kalsın. Sizin ile barış yapalım” şeklindeki teklifi reddedecek ve buraları geri almak için Yıldırım Orduları Grubu’nu kuracaktır. İttihat Terakki’nin savunduğu Türk Milliyetçiliği, savunmacı bir milliyetçilik anlayışıdır. Arap isyanlarının da İttihat Terakki’den çok önce başladığını unutmayalım. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni “Türk Milliyetçiliği” fikri üzerine kurmuştur.
(…)
Sayfa 23:
Ortadoğu’da Milli Devletler’in Tasfiyesi ve Yeni Osmanlıcılık
(…)
Sayfa 27:
AKP iktidarının ilk başbakanlık müsteşarı ve Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ömer Dinçer, 1997’de Henry Kissinger, Prof. Dr. Bernard Lewis, Siyonist teorisyen Oded Yinon, Richard Perle ve Neo-Con’ların siyasi tavırları ile benzeşen siyasi projesini şöyle izah etmiştir:
(…)
Sayfa 28:
ABD’li muhalif diye bilinen Prof. Dr. Naom Chomsky de, İstanbul’da 19 Ocak 2013’te verdiği konferansta… Yeni Osmanlıcılık…
(…)
Sayfa 30:
AKP’nin Büyükşehir sınırlarını il sınırlarına kadar genişletmeyi hedefleyen yasa düzenlemesi ile ilgili olarak ilk önemli çıkışı AKP Hükümeti’ni çok sert bir şekilde savunan ancak milli birlik konusunda ise taviz vermediğini bildiğimiz Hasan Celal Güzel, Sabah Gazetesi’ne yazdığı yazıda ortaya koymuştur. Güzel şöyle demektedir:
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/guzel/2012/09/27/yeni-buyuksehir-belediye-kanununa-dikkat
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/guzel/2012/05/08/yeni-buyuksehir-belediyesi-kanunu-mahzurludur
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/guzel/2011/07/21/bolunmeden-onceki-son-safha-ozerklik
(…)
Sayfa 31:
30 Eylül 2012’de yapılan AKP Kongresi’nden hemen sonra 6 Ekim 2012’de Büyükşehir Belediyeleri yasası kabul edilmiştir. Prof. Dr. Birgün Ayman Güler yasanın üç temel özelliği olduğunu söylüyor:
1) Türk yönetim yapısı il esasından bölge esasına kaydırılıyor. Artık “il yönetiminden” değil, “bölgesel yönetimden” bahsetmek sözkonusudur.
2) Temsili demokrasinin tabanını daraltıyor.
3) Tüm ili kapsayan başkanlık sistemine geçiliyor. Şimdilik valilik kurumu muhafaza edilse de ilk fırsatta tasfiye edileceği, belediye başkanlarının eyalet valisine dönüşeceği çok açık. Ayman, tasarının “idari federalizmin” temelini attığını, başkanlık sistemi için hazırlık olduğunu söylüyor.
(…)
Sayfa 32:
Bir başka ifade ile bu yasa, bu illerde Jandarma Genel Komutanlığı’nın tasfiyesidir. 23 Ocak 2013’te Ana Dilde Savunma hakkı izlemiştir.
(…)
Sayfa 33:
Arınç, Öcalan ve PKK’yı değil, Türkiye Cumhuriyeti’ni mahkum ediyor. Arınç’ın sanmayalım ki, bu düşüncesi çok yeni. 5 Haziran 2002’de Arınç, TBMM AKP Grubu’nda yaptığı konuşmada şöyle söylüyor:
“Apo için kimse 30 bin kişinin katilidir diyemez. Bunun ispatı mümkün değil. Çünkü Apo katil olarak yargılanmadı. Apo ve PKK olayı farklı şekillerde değerlendirilebilir. Güneydoğu’daki olaylardan dolayı Apo ne kadar suçluysa Teoman Koman da o kadar suçludur.”
http://www.odatv.com/n.php?n=ergenekon-hakimlerinden-size-abi-diyenler-oldugunu-biliyoruz–1004131200
(…)
Sayfa 33:
Bülent Arınç’ın hem Öcalan’ı hem de mağdur ve haklı bir mücadelenin insanları olarak gösterme çalışmaları gösteriyor. Arınç şöyle diyor:
“Size üç arkadaştan bahsedeyim; üç kişi Anadolu’dan gelmişler, birisinin adı Durmuş, birisinin adı Yakup, birisinin adı Abdullah. Tapu Kadastro Meslek Lisesi’nde arkadaşlık yapıyorlar. Lise Ankara’da, Maltepe’de, Demirtepe tarafında bir yerde. Okulun karşısında da yurt var. Anadolu’dan gelen bu öğrenciler bu yurtta bir aradalar. Üçü namaz kılıyorlar, üçü de inançlı insanlar. Çok iyi arkadaşlıkları var, Maltepe Camisi’ne gidiyorlar, ders çalışıyorlar. Hepsi Anadolu’dan gelmiş, ailesinden bu eğitimi almış veya bu gelenekleri yaşatan insanlar. Sonra yıllar geçiyor; bunlardan birisi yurt dışında tahsil yapan, Hukuk’ta okurken benim de bir yıl arkadaşlığımı yapan Durmuş Yılmaz olarak Türkiye’de Merkez Bankası Başkanı oluyor. Uşaklı Durmuş Yılmaz, o üç arkadaştan birisi. İkincisi Yakup İnce, Konya’dan yetişmiş bir mühendis, 30 yıldır Medine-i Münevvere’de mühendis olarak çalışıyor. Üçüncüsü de Abdullah, Abdullah Öcalan. Tapu Kadastro Meslek Lisesi’nin öğrenci yurdunda, birbirlerini çok seven, namazı beraber kılan, orucu beraber tutan, iftarlara, sahurlara beraber kalkan bu insanların hayatları hangi noktada kesişmiş, hangi noktada ayrılmış. Türkiye’nin son 50-100 yılını bu tablonun içinde görebilirsiniz.”
Hrant Dink’in eşi Rakel Dink’in, Dink’in cenazesindeki “Bir çocuktan, bir bebekten bir katil yaratan karanlığı sorgulamamız gerekiyor” sözlerini anımsatan Arınç, şunları kaydetti:
“İşte Abdullah Öcalan da aynen öyle, belki bir karanlığın kurbanı olarak bu yollara götürülmüş, sevk edilmiş, içinde MİT’in parmağı da olabilecek şekilde, başkalarının da desteklemesi suretiyle şimdi İmralı’da, 11-12 seneden beri tecrit halinde yaşayan bir insan. Ama bir çocukluğu, bir gençliği var. Türkiye’de yaşayıp da idam sehpasına gidenlerin, Hüseyin İnanlar ile Yusuf Aslanlar ile pek çoğuyla tarihte yolu kesişmiş bir insan olarak söylüyorum, Kürtlüğü inkar ederseniz, senin dilin yoktur derseniz, var diyenlere de cezaevi yoluna gösterirseniz bu işin çözümü olmaz.
“Ben de aklıma gelse dağa çıkardım”
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22171179.asp
(…)
Sayfa 62:
İzmir’de Alsancak – Pasaport’taki Yunan Bayrağı’nı indirip Türk Bayrağı’nı göndere çeken Kürt Reşo
(…)
Sayfa 68:
Annesi Ayşe “Yavrum sen bu kadar malı mülkü satıp nereye gidiyorsun? Sen deli misin?” der. Karayılan “Ana! Ana! Sen doğuda Ruslar’ın ve Ermeniler’in yaptıklarını görseydin, şimdi durmaz giderdin” diyerek annesinden helallık alarak ayrılır.
(…)
Sayfa 69:
“Antep savaşında 16 çete vardı. Bu 16 çetenin 14’ü Kürt çetesiydi. Fransızlara karşı savaşan ve Antep’in milli kahramanı olan Karayılan da Akmak (Atmalı) aşiretinden bir Kürt’tü. Dağa çıkmış ve Kurtuluş Savaşı’nda büyük yararlılıklar göstermiştir.”
(…)
Sayfa 81:
Psikolojik savaş, ateşkesi, mütarekesi olmayan; hukuken barış gibi gözüken devreyi de kapsayan kesintisiz bir savaş metodudur. Mücadelenin, bu bilinç ile yürütülmesi gerekir.
(…)
Sayfa 87:
AB Kriterlerinde Terörle Mücadele
(…)
Sayfa 105:
TRT Şeş’te kullanılan ve bölge halkının anlamını bilmediği kelimelerden bazı örnekler aşağıda verilmiştir: “Aram, arişe, arteş …”
(…)
Sayfa 105:
Peki neden kullanılıyor bu Türkiye Kürtçesi’nde var olmayan kelimeler? Çünkü, Türkçe / Kürtçe / Kurmanci’de ortak kullanılan kelimelerin yerine, Erbil ve Süleymaniye’de konuşulan Soranice’den kelimeler alınıp Türkiye’de konuşulan Kurmanci Kürtçesine dahil ediliyor ve medyada sürekli kullanılıyor. Böylece, Türkiye, Irak, İran ve Suriye Kürtleri arasında “dil birliği” ve bir “Standart Kürtçe”nin oluşturulması hedefleniyor.
(…)
Sayfa 120:
Yugoslavya olur muyuz?
(…)
Sayfa 127:
PKK üyesi Abdurrahman Büyükkaya, o günü şöyle anlatıyor: “Yapılan plana göre köye girecek, H. Akçay ve K. Ağırman’ın evine baskın yapıp bu iki aileyi hiç kimse kalmayacak şekilde öldürecektik. Eylem başarı ile sonuçlandı.”
Terör örgütünün bir başka üyesi Reşo Sait kod adlı İlhan Çolak’ın anlattıkları da yaşananları anlamamız bakımından son derece önemli:
“1993 Temmuz ayı ortalarında Genç ilçesi Seki köyü’ne gittik. Amacımız köyü tamamen yakmaktı. Sonra da korucunun karısını kaçırdık.”
http://tr.wikipedia.org/wiki/Bilge_K%C3%B6y%C3%BC_Katliam%C4%B1
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22991820.asp
(…)
Sayfa 130:
Oslo süreci sonrası ortaya çıkan sonuç:
1. Türkiye Cumhuriyeti ile PKK eşitlenmiştir.
2. Kürtler, Türk kimliği dışında ayrı bir ulus olarak tanımlanmıştır.
3. PKK, Türkiye’de devlet tarafından Kürtler’in tek ve meşru temsilcisi olarak kabul edilmiştir.
4. Abdullah Öcalan’ın çizdiği yol haritası, şekildeki değişikliklere rağmen özü itibariyle esas metin olarak kabul edilmiştir.
5. TBMM’de çıkarılacak anayasa ve yasalarda Abdullah Öcalan’ın fikirleri dikkate alınacağı başta olmak üzere PKK talepleri üzerinde anlaşmaya varılmıştır.
(…)
Sayfa 187:
Fuat Hüseyin “Eğer Iraklı Şiiler, İran’ı ve Sünniler, Arap Dünyası seçerse, Kürtler de Türkiye ile ittifaka girmek zorunda kalacak” demiş. Fuat Hüseyin, “Kürtler bu şartlarda Türkiye’nin koruması altında rahat ederken, bunun karşılığında Türkiye’nin, Kerkük’teki dev rezervler dahil, Irak’ın kuzeyindeki bölgenin petrol ve doğalgazına doğrudan erişim imkanı elde edeceğini ve dolaylı yollarla Kerkük’e sahip olacağını” söylemiştir.

http://blog.milliyet.com.tr/sok-rapor—k-irak-turkiye-ye-katilacak-/Blog/?BlogNo=190770
(…)
Sayfa 190:
İbretlik Örnek: Mahabbad Kürt Cumhuriyetiİkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonunda SSCB, İran’ı işgal eder. Sovyetlerin desteğiyle Kürt lider Gazi Muhammed 22 Ocak 1946’da Mahabad Kürt lider Gazi Muhammed 22 Ocak 1946’da Mahabad Kürt Cumhuriyeti’ni ilan eder. Mayıs 1946’da SSCB Dışişleri Bakanı Molotov, İran’dan çekileceğini açıklar. 10 Aralık 1946’da İran yönetimi Azeri ve Kürt bölgesini işgal kararı alır. Gazi Muhammed, İran Parlamentosu’nda milletvekili olan kardeşi Sadri ve kuzeni ile birlikte 31 Mart 1947’de asılır. SSCB’ye güvenerek Mahabad Cumhuriyeti ilan edenlerin akıbetinin, ABD’nin işgalci güçleriyle işbirliği yaparak Kuzey Irak Kürt Yönetimi’ni kuranların akıbetine benzememesi için Türkiye’ye ABD tarafından büyük bir rol verilmiştir.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Mahabad_Cumhuriyeti
(…)
Sayfa 210:
Juda, Hz İsa’yı Romalı askerlere ihbar eden 12. havaridir. Askerler, biz “Hz. İsa’nın bulunduğu mağarada hepsi birbirine benzeyen kişiler arasında İsa’yı nasıl bulacağız” dediğinde, Juda, “Ben kime sarılır öpersem o Hz İsa’dır, onun tutuklayın” der ve Romalı askerler geldiğinde de, İsa’ya sarılıp öper. Hz İsa, Juda’nın bu tavrına karşı, “Beni böyle mi ele veriyorsun Juda!” der. O günden sonra her öptüğüne felaket getiren olaya “Juda öpücüğü” denir olmuştur.
(…)
Sayfa 224:
“Öldüren Kucaklama” tabiri, öldürene kadar sevmek, sonra da “kullanıp atmak” anlamında kullanılmaktadır. Cüneyt Zapsu, ABD’lilere “Erdoğan’ı süpürmeyin kullanın” derken böyle bir ilişkiden söz ediyordu. ABD’li tarihçi Tarpley, bu bağlamda olmak üzere, AKP iktidarının Amerika ve İngiltere’ye olan ilişkilerini “öldüren kucaklama” olarak tarif ediyor. Tarpley; İngiliz ve Amerikalılar’ın Türkler’i öldürene kadar seveceklerini söylüyor. ABD’nin Türkiye’yi Suriye’ye karşı kullanacağını ve meydana gelen çatışmayı modern Türkiye’yi yok etmek için kullanacaklarını iddia ediyor.
(…)
Sayfa 249:
Sadi Somuncuoğlu: Haçlılar: I. Dünya Savaşı’nda “Size devlet kurduracağız” diyerek aldattıkları Ermeni teröründe olduğu gibi, bugün de aynı yalanla PKK terör örgütünü kullanmaktadır:
http://www.turansam.org/makale.php?id=4518
(…)
Sayfa 252:
BDP’nin Eşbaşkanı Gülten Kışanak’ın 10 Şubat 2013’te Hürriyet Gazetesi’ndeki beyanatı; “Dümdüz bir yolumuz var, Özerk Kürdistan!” ileasıl amacın ne olduğunu ortaya koymaktadır.
(…)
Sayfa 253:
Şimdi Ankara’nın önünde duran ve cevaplanması gereken en önemli sorulardan biri şu: “İran’daki kamplar ne olacak?”
https://odatv.com/zekeriya-oz-baskin-yapip-bilal-erdogani-almaya-gelecek-12091853.html
https://odatv.com/erdogandan-yigit-buluta-tasfiye-12091840.html
https://odatv.com/ve-iste-reza-zarrab-boyle-goruntulendi-12091855.html
https://odatv.com/bir-ilde-daha-sarbon-karantinasi-11091839.html
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-antalyadan-korkutan-deprem-40953546
https://www.haberturk.com/son-dakika-eric-pahon-turkiye-nin-atacagi-adimlara-saygi-duyariz-2138692
https://www.haberturk.com/ortodoks-kilisesi-nde-ukrayna-krizi-bu-ultimatom-ve-tehdittir-2138773
https://www.haberturk.com/las-vegas-ta-okul-bahcesinde-silahli-saldiri-2138659
https://www.haberturk.com/elektrikte-40-milyon-aboneyi-ilgilendiren-iki-bomba-2137843-ekonomi
https://tr.sputniknews.com/abd/201809121035153295-abd-iran-hava-sahasi-ucak-askeri-hareketlilik-uyari/
https://www.cnnturk.com/dunya/yunanistandan-iltica-talep-eden-turklerin-sayisinda-artis-1209?
https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/sanayiciye-bir-darbe-de-spot-elektrikten-geldi-2621522/
https://www.amerikaninsesi.com/a/turkiye-amerika-kriz-brunson-rusya-madeleine-albright-/4566987.html?
https://www.amerikaninsesi.com/a/amerikali-diplomatlarda-gorulen-gizemli-hastaligin-arkasinda-rusya-mi-var/4566733.html
https://www.amerikaninsesi.com/a/afgan%C4%B1standa-sald%C4%B1r%C4%B1lar-durmuyor/4566732.html
https://www.amerikaninsesi.com/a/rusyadan-dev-tatbikat/4566761.html
https://www.dw.com/tr/aihmden-mehmet-altan-ve-cem-uzan-karar%C4%B1/a-45446646
https://www.dw.com/tr/bm-idlibde-siviller-%C3%B6ld%C3%BC/a-45447181
http://tr.euronews.com/2018/09/11/amerikan-mahkemesinden-iran-a-104-milyon-dolarlik-ceza
http://tr.euronews.com/2018/09/11/ekonomik-kriz-aninda-yapmamaniz-gereken-uc-sey-2008-buhranindan-dersler
http://www.hurriyet.com.tr/dunya/abd-duyurdu-100den-fazla-saldiri-40953364
http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/haluk-ulusoyun-kusadasindaki-unlu-oteli-icradan-satildi-40953073
https://tr.sputniknews.com/abd/201809111035150042-abd-bm-daimi-temsilcisi-idlib-aciklamasi/
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201809111035149314-turkiye-rusyanin-askeri-tatbikatina-gozlemci-gonderiyor/
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201809111035148293-turk-disisleri-suriye-anayasa-komitesinin-aday-listeleri-uzerinde-mutabakat-saglandi/
https://tr.sputniknews.com/ortadogu/201809111035144656-irandan-irak-ve-ikbyye-teroristleri-iade-edin/
https://tr.sputniknews.com/rusya/201809111035139382-rusya-turkiye-ile-suriye-konusunda-fikir-ayriliklarimiz-olabilir-ancak-ortak-payda-arayisindayiz/
https://sputniknews.com/middleeast/201809111067947248-usa-iran-iraq-diplomatic-missions-attacks-response/
http://tr.euronews.com/2018/09/12/avrupa-birligi-ne-durumda-komisyon-baskani-juncker-son-kez-konusuyor
http://tr.euronews.com/2018/09/11/turkiye-sudan-tarim-anlasmasi-gelecek-nesillerin-gida-egemenligi-tehlikede-mi
http://tr.euronews.com/2018/09/11/f-35-lerdeki-yuksek-isletim-maliyeti-siparisleri-olumsuz-etkileyebilir
https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-45492786
https://www.dw.com/tr/die-welt-esad%C4%B1n-zafere-ula%C5%9Ft%C4%B1%C4%9F%C4%B1-kabul-edildi/a-45452889
https://www.sozcu.com.tr/2018/ekonomi/dev-sirket-konkordato-suresini-uzatti-2622044/
.
12 Eylül 2018
@HayrullahMahmud
yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"15 Kasım not’u ve/veya Baş’tan son’a?!" yazısına 2 yorum yapılmış
  1.  
    fatma gurman fatma gurman

    benim için kara bir gün 12 eylül…evimden, işimden yurdumdan oldum…bir daha hiç br şey eskisi gibi olmadı…bugün içimden hiç birşey yazmak gelmiyor…

    •  
      zalim zalim

      Takma kafana Fatma Abla. Bugünleri yasayan herkes O günlerde saygi duydugu yerli Picasso’ya lanet senin gibi yigit kadinlara ise saygi duyuyor.

Cevap Yazın


1 × 2 =

FpsAgency