Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
GEZİ’NİN 6 KAYBEDENİ
17 Haziran 2013
10:40
996 Kez Okundu

maliguler

27 Mayıs’ta başlayan ve 1 Haziran’da büyük bir sıçrama yaparak halk hareketine dönüşen Gezi eylemlerinin mağlupları kimler? Gelin bu Pazar böylesi bir denemeye soyunalım:

1. TAYYİP ERDOĞAN:

Kuşkusuz en büyük mağlup Tayyip Erdoğan’dır. 20 gündür milyonların her dakika istifasını istediği Tayyip Erdoğan, iktidarını koruyabilmek için köşeye çekilmiş, hedefsiz kılıç sallayarak zaman kazanmaya çalışıyor. Her gün yazdığımız için bugün üzerinde durmayacağız.

2. MELİH GÖKÇEK

Twitter’ı en çok kullanan, hatta Twitter’ın en kıllanılan adamıdır Gökçek. Öyle ki, Ankara Belediyesi’nin başarısızlığını Gökçek’in Twitter sevdasına bağlayan dostları bile vardır!

Takipçilerinin twit’lerine verdiği tuhaf yanıtlar, sosyal medyanın temel mizah konularından biridir. Twitter gençliğiyle baş edemeyince savcıları harekete çağıran, dava açan, polemik yaptığı gençleri tehdit eden, hatta özel bilgilerini buldurarak kamuya açan biridir. Yetinmez, o çocukları analarına babalarına şikâyet eder!

Gökçek, Erdoğan’ın Twitter’ı “baş belası” diye nitelemesinden hemen sonra Twitter’dan ayrıldığını ilan etti. Gerekçesini “5 bin takipçim olunca bırakacağım demiştim” diyerek açıkladı. Twitter gençliği “gel gitme, gerekirse seni takipten vazgeçer, takipçi sayını 4 bin 999’da tutarız” diyerek kampanya başlattı!

Gökçek bu kampanya esnasında, “Erdoğan’dan korktu” denmesin diye Twitter’a geri döndü. Gerçi beklese, az sonra AKP Genel Merkezi’nde “AK Gençlik sosyal medyaya” kampanyası zaten başlatılmış olacak, Gökçek de dönüşüne gerekçe bulmuş olacaktı. Her neyse, döndü…

Ama ne dönüş… Daha da içi boşalmış Twit’ler, daha da bel altı vuruşlar, daha da, daha! Gezi Parkı eylemlerine saldırmak için olmadık yalanlara sarılan Gökçek’in son bombası, onun da Erdoğan gibi sıfırın altına düştüğünü belgeledi: “Polisi tahrik etmek için karşısında kitap okuyorlar!

Kitabın Ergenekon davasında bomba sayıldığını gördük, yazılmamış kitabın davasını da gördük ama Gökçek sayesinde öğrendik ki, polis karşısında kitap okunmasından tahrik oluyor!

Gökçek, son olarak Gezi Parkı eylemlerinin arkasında SOROS ve TESEV’in olduğunu iddia etti. Kimi AKP’liler de açık açık CIA dedi.

CIA alınmaz ama eminim TESEV Başkanı bu sözlerden alınmıştır! Zira TESEV’in başı Can Paker, Erdoğan’ın en önemli akil adamıdır ve birlikte “Kürt Açılımı”nı yürütmektedirler.

11 yıldır ABD projesinin eş başkanı olan, Irak’ı işgal eden ABD askerlerinin sağlığına duacı olan ve AB’den gelen her uyum yasasına “emredersin” diyen Erdoğan’ın adamlarının, Gezi Parkı eylemlerini “dış mihrak” diyerek lekelemeye çalışması boşunadır ama öğreticidir: Direnişi kırmak için Türk Bayrağı’nı anımsamaları da, kitlenin CIA ve SOROS karşıtlığından yararlanmak istemeleri de ne denli çaresiz kaldıklarını gösterir!

3. YENİ ŞAFAK

Erdoğan’a en yakın medya organı olan Yeni Şafak, bu yakınlığın kurbanı oldu ve Erdoğan’ı savunmak adına Gezi Parkı eylemlerine saldırdı. Ama yanlış zemin, sakat habercilik ve yalan haber üretti!

Öne çıkan en tuhaf haberleri Zello örgütüydü. Sosyal medyanın gündemine bomba gibi düşen bu habere göre eylemciler Zello adlı bir telefon uygulaması üzerinden örgütleniyor ve eylem yapıyordu!

Tabi yalan büyük olunca geri adım atamadılar, yalanlarında ısrar ettiler. Onları Nazlı Ilıcak’ın “bende Zello kullanıyorum” demesi bile geri adım attıramadı. Erdoğan için Zello’da ısrar ettiler.

Zello gülündü, geçildi… Ancak “Gezi baskısı ölüme götürdü” haberleri bir utanç vesikasıydı! Yeni Şafak TED Kolejli A.E’nin Gezi Parkı eylemleri baskısı nedeniyle intihar ettiğini yazdı! A.E. ölmüştü ve haberi nasılsa yalanlayamayacaktı diye düşündüler herhalde ancak akrabaları sosyal medyadan bu haberi yalanladılar ve lanetledirler!

4. HÜSEYİN AVNİ MUTLU

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, 20 günün en mutsuz insanlarından biriydi. Bir yanda Erdoğan’ın emirleri, diğer yanda ise görevinin sınırları ile direnişin kararlılığı karşısında elinin zayıflığı…

Bu ikilem, Vali Mutlu’nun sık sık söylediklerinin tersini yapmasına ve güven kaybetmesine yol açtı.

5. KADİR TOPBAŞ

Eylemler, Kadir Topbaş’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmadığını, olsa olsa en fazla Belediye Başkanı Erdoğan’ın etkisiz bir yardımcısı olduğunu ortaya koydu!

İstanbul Belediyesi’ni ilgilendiren bir meselenin dünyanın en önemli gündemi olduğu 20 gün boyunca Topbaş değil, Erdoğan vardı… Tüm açıklamalar AVM’nin de Topçu Kışlası’nın da belediyenin değil, Erdoğan’ın şahsi projeleri olduğunu gösterdi.

6. NECATİ ŞAŞMAZ

Gezi Parkı eylemleriyle hiçbir ilgisi olmadığı halde Başbakan Erdoğan tarafından görüşmeye çağrılması, Gezi Parkı eylemcileri tarafından “Erdoğan biber gazıyla dağıtamadı, bize Polat Alemdar’ı gönderiyor” diyerek yorumlandı.

Ancak asıl mizah Şaşmaz görüşmeden çıkıp da kameraların karşısına geçince ortaya çıktı! Şaşmaz’ın Erdoğan tarafından konuşmaya zorlanması sonucunda, kelimeler Şaşmaz’ın ağzından gelişi güzel döküldü ve bir cümle içinde bir türlü toplanamadı. Öyle ki, KKTC Şaşmaz’a verdiği “Kültür Ataşesi” unvanını bile geri aldı!

Mehmet Ali Güller – Aydınlık
16 Haziran 2013

Mehmet Ali Güller hakkında:
"GEZİ’NİN 6 KAYBEDENİ" yazısına 5 yorum yapılmış
  1.  
    zalim

    Bu arada kaybedenler listesine satilmis medyada ismini altin harflerle yazdirdi. o sorosbu cocuklarida unutulmasin.

  2.  
    zalim

    Sn. Güller; Bu hirsiz iktidardan nemalanan tüm serfsizler kaybetti.
    gökcekin twitteri birakmasina cok üzüldüm:) Cünki daha iki gün önce twitterden gökcek’in halini hatirini sormustum:))

  3.  
    fatma gürman

    o sizin hesabınızı kaale almaz çünkü siz periferide linear hesap yapıyorsunuz adam merkeze oturmuş astral imajiner hesap safhasına terfi etmiş durumda, vizyoner çağını yaşıyor, döner de dışarıya sizin durduğunuz periferiye itibar eder linear hesap sisteminize feda eder mi kazandığı mevki ve makamı, para ve şöhreti ??? siz delidir yapar demeye yatkın olabilirsiniz ama hayır bu doğru değil, deli değil…hiçbir diktatör deli değildir, hepsinin, sahip oldukları düşüncelerin, yaptıkları ve yapmadıkları işlerin mantığı vardır, hem de aynen hepimizin kullandığı mantığı kullanmaktadırlar…zaten işin vahim tarafı da budur…bu vahameti sıradan insan mantığı kabul edemediği için onlara deli damgasını vurarak, dışlayarak, izole ederek işin içinden sıyrılmayı tercih ederiz, çünkü ben de dikatatör olabilirim neticesine varmak veya o da benim gibi biri düşüncesi tahammül edilemezdir…çünkü kendi mantık hatasıyla yüzleşmek ve onu kabul edip değiştirmek çok zordur insan için…bütünlüğümüz parçalanır, aklımızı kaçırırız korkusuyla kaçarız bundan bucak bucak ve bahanelerin arkasına sığınırız, arkasına sığınabileceğimiz bahaneler türetiriz…oysa hakikaten en kanlı diktatörler bile aynı bizim kullandığımız mantığı kullanmaktadırlar ; zaman/mekanı, merkez, son, gerçek sütünları üstüne oturtmuş bir mantıktır bu…insanoğlunun başının belada oluşunun sebebi işte bu tip bir mantık kullanıyor olmasıdır…diktatörleri de yaratan bu mantıktır onlara ram olan tebalarını da, efendileri de köleleri de, isyankârları da itaatkârları da, aptallığı da aklı da, zenginliği de fakirliği de…merkezin varlığı kabul edilirse merkez dışı da aynı kabulle var edilmiş olur…son’un varlığı kabul edilirse bu kabulle sonsuzlukta kabul görür, gerçek diye birşeyin varlığı kabul bulursa bu kabulle birlikte yalan da dünyaya gözlerini açar ve kabul bulur…biz abdülbademgillerden civan tayo ile aynı mantığı kullandığımız için o civan tayo , ona paranın yolları bize biber gazları, zehirli-tazyikli boyalı sular durumu oluyor bu zaman diliminde…bilmem anlatabiliyor muyum ??? yok birbirimizden farkımız hepimiz erkekerkil düşünce metodunun ürünleriyiz…bu düşünce metodunu kullanmayı bırakmaden değişim en fazla rol değişimi olacaktır, yarın başka bir zaman dilimidir bize paranın yolları rolü düşer ötekilere biber gazları olur, oyun aynı oyun olarak devam eder, sürer gider…

  4.  
    Gazi

    Gezi parkı protestolarının kesin mağlubu, Erdoğan ve Genel Başkanlığını yaptığı AKP oldu. Bu protestolar,Erdoğan’ı ve şahsında AKP’yi tam olarak hedefe oturttu. Yurt geneline yayılan protestolar, AKP’nin yeni Anayasa,Başkanlık sistemi ,İmralı ve Suriye projelerini uygulanamaz hale getirdi.AKP,bugüne kadar kendisine verilen görevleri, psikolojik operasyonlarla ,yalan propagandalarla yerine getiriyordu.Türk milleti aleyhine yaptığı icraatları ,besleme medyası ,sahte aydınları ve dış destek sayesinde Türk milleti lehineymiş gibi gösteriyordu.Gezi Parkı protestolarından sonra AKP’nin psikolojik operasyonlarının, yalan propagandalarının etkinliği de bitmiş oldu….

    AKP’nin birinci PKK açılımı Habur’da bitti. İmralı sürecini başlatarak PKK’yı legalleştirme şansını bir kez daha denedi.AKP’nin PKK ile yaptığı ikinci ‘’Al gülüm ,ver gülüm’’ oyunu ise Taksim protestolarıyla bozuldu.AKP’nin PKK lehine icraat yapması ,PKK’ya yeni tavizler vermesi,Anayasa’da PKK’nin istediği değişiklikleri yapması ,protestolar nedeniyle imkansız hale geldi.Bu nedenle beklediği tavizler kopartamayan PKK’nın bundan sonra nasıl bir tavır izleyeceği net değil.Yine AKP içte bu kadar sıkışmışken ,Suriye’de kendisinden beklenenleri yerine getiremez duruma düştü.AKP içte ve dışta kullanılamaz hale geldiğinden ,şimdiye kadar aldığı dış desteği de alması zor görünüyor.AKP’li Valilerin, Belediye Başkanlarının veya Emniyet mensuplarının ,uzun vadede AKP’nin Türkiye’yi yönetme şansının kalmadığını anlamaları ve buna yönelik davranmaları hem Türk milletinin hem de kendilerinin çıkarı gereğidir….

  5.  

    boğaziçi üniversitesi prof.ları kazlıçeşme mitingine katılanların sayısını hesaplamışlar.
    onca devşirmeye karşın ancak 295 bin kişi. 300 bin bile değil.
    kanal d nin dediği gibi yüzbinler değil,(gerçi 300 bin de yüzbinler sayılır ama 900 bin de yüzbinlerle ifade edilir. ve yüzbinler tanımı 700-800-900 bin için kullanılır. hele yandaş kanallardan bazılarında denildiği gibi bir milyon asla doğru değil.
    belediye zabıtalarının toplayıp otobüslere bindirerek topladıkları var.tayyibin korumaları var polis var.ancak bu kadar.

Cevap Yazın


9 + 1 =

FpsAgency