Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
24 Haziran seçimlerini okumak -2-
10 Ağustos 2018
00:16
31 Kez Okundu

yselim

4- Onca yolsuzluk savlarına, iç politikadaki vahim hatalarına (PKK terörünün hortlamasına neden olan AÇILIM fiyaskosu, TSK’nın itibarsızlaştırılması ve zayıflatılmasına neden olan “Kumpas Davaları”, darbe girişiminde bulunabilecek kadar Gülen Cemaatinin palazlandırılması, vb.), AKP yan örgütü haline getirilen MİT’te yaratılan istihbarat zafiyetine (FETÖ darbe girişimini ıskalamış olduğuna dikkatinizi çekerim), dinci-kinci nesil yetiştirmeye odaklanarak eğitim sisteminin yazboz tahtasına döndürülmesine ve bunun sonucu dünya ölçeğindeki istatistiklerde nal toplanılmasına, ekonomide yaşanan büyük çöküşe (İşsizlik, cari açık, enflasyon ve döviz kurlarındaki aşırı tırmanışın yanısıra, tarım ve hayvancılıktaki üretim azalışı, kapatılan/satılan fabrikalar, yap-işlet-devret modeli inşaat yatırımları ile ülkenin geleceğinin ipotek altına alınması, vb.), mahalle kabadayısı ağzı ile yürütülen dış politika nedeniyle oluşan değerli (!) yalnızlığa rağmen, AKP’nin oylarında beklenen yüksek oranlı bir düşüşün gerçekleşmemiş olmasının nedenlerinin şunlar olduğunu değerlendiriyorum (Seçime katkılarının önem ve öncelik derecesine göre):

a. Cemaatlerin biat kültürü nedeniyle müritlerden hemen hiç oy kaybı olmamıştır.

b. İstatistikler, AKP’li seçmenlerin; Partiden çok liderini esas aldıklarını (%71), Partinin vaatlerini dikkate alarak oy verenlerin ancak %22 olduğunu, çağdaş sosyo-politik değerlerdeki (laiklik, demokrasi, adalet, hukukun üstünlüğü, basın özgürlüğü, kuvvetler ayrılığı, insan hakları, çağdaş eğitim vb.) yozlaşmanın umurlarında bile olmadığını (%0) göstermektedir. Bu nedenle, muhalefetin yüklendiği “otoriterlik ve giderek uzaklaşılan çağdaş sosyo-politik değerler” nedeniyle genelde ve ekonomik çöküşün en çok vurduğu yoksullardan alınan oylarda ciddi bir oy kaybı yaşanmamıştır.

c. Yandaş medyanın katkısıyla “PKK ve FETÖ ile bağlantılı olduğu” propagandası yoğun bir şekilde kullanılarak CHP şeytanlaştırılmış; Kılıçdaroğlu’nun “Alevi ve Dersimli” kimliği AKP’li seçmenin beyinlere kazınmış; böylece CHP’ye oy kaymaları önemsiz orana (%5) indirilebilmiştir.

d. AKP’de kümelenmiş merkez sağ oyları alabileceği ve MHP’yi  bölerek RTE’nin cumhurbaşkanı seçilmesini engelleyebileceği varsayımları yüzünden yeni kurulan İYİ Parti, AKP/RTE’nin kabusu olmuş; seçimlere girmesi engellenmek istenmiştir. CHP’nin bilinen manevrasıyla bu başarılamayınca, seçim propaganda dönemi boyunca söylemlerde, mitinglerde ve yandaş medyada hiçbir şekilde yer almaması sağlanarak İYİ Parti görünmezleştirilmiş; bu sayede AKP’den İYİ Parti’ye kayan oy miktarı sınırlı (1 milyon kadar) olmuştur.

e. Görevden alınan HDP’li belediye başkanlarının yerine atanan kayyumlar devletçe yoğun olarak desteklenmek suretiyle, bölgedeki AKP sempatisi artırılmıştır.

f. Suriyelilere vatandaşlık ve milletvekilliği verilmesi de AKP’ye bir miktar oy getirisi sağlamıştır.

5- Bütün partilerin eşit koşullarda, ama AKP’nin ötekilerden daha eşit (!) koşullarda girdiği bu seçimde, AKP/RTE’nin önüstünlükleri (avantajları) şunlar olmuştur (Seçime katkılarının önem ve öncelik derecesine göre):

a. Ellerinde bulundurdukları Devletin tüm mali olanaklarını, kısıtsız ve kuralsız kullanabilmeleri,

b. Makyevelist bir yaklaşımla (hedefe giden her yol mübahtır), siyasi etik değerler hatta yasalar bile gözardı edilerek, başta TRT olmak üzere ezici çoğunlukla ele geçirilmiş olan ana akım/yerel medyanın, kimin ne dediğine aldırmaksızın (fütursuzca) AKP borazanı olarak kullanılması ve muhalif partilerin medyayı kullanmalarının engellenmesi, (Devam edecek)

Yeniçağ

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


4 + 9 =

FpsAgency