Adaletin bu mu?
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Adaletin bu mu?
12 Haziran 2018
08:24
107 Kez Okundu

M. Aşık

Demokrasi, insan hakları, eşitlik, hukukun üstünlüğü, refah, huzur yönündeki vaatler iyi niyetli vaatlerdir. Ancak bu vaatlerin hayata geçirilmesi için sadece “iyi niyet” ve “istek” yetmez…

Eğer bir toplumda ekonomik adalet yoksa hiçbir alanda eşitlik ve adaleti sağlayamazsınız…

Parasız halk, ne toplumun, ne demokrasinin nimetlerinden eşit yararlanabilir…

Ekonomik adaletin başlangıç noktası ise vergi adaletidir…

DİSK’in son raporuna göz atıyoruz:

“AKP döneminde vergi, çalışanın ve tüketicinin sırtına yüklendi. Vergi gelirleri içerisinde dolaylı vergilerin oranı 2000 yılında yüzde 59, iken 2017 yılında yüzde 65’e yükseldi. Doğrudan vergiler ise yüzde 41’den yüzde 35’e geriledi. Yandaş şirketlerin vergileri bir gecede sıfırlanırken, asgari ücretten yapılan kesinti 426 TL’ye ulaştı.”

Cumhurbaşkanı adayları bu tabloya iyi bakınız…

Vergi ve gelir adaleti önceliğiniz olsun…

Servetin yüzde 55’i halkın yüzde 1’inin elinde toplanmışsa…

Halkın yüzde 30’u yoksulluk çekiyor yüzde 15’i yoksulluk sınırı altında yaşıyorsa… Yüzde 80’i çağdaş yaşam standartlarını paylaşamıyorsa… Bu sonucu yaratan çarpık gerçekleri düzeltmek zorundasınız…

Başlangıç noktası ise yukarda değindiğimiz gibi…Vergi adaleti ve paralel sosyal politikalar olacak…

VAAT

Her seçim öncesi olduğu gibi doğal olarak yine bol bol vaat dinliyoruz. İlginç olan iktidar partisinin de 16 yıllık başarılarını anlatacağı yerde muhalefet partisi gibi vaatlere sarılması…

Vaat deyince akla Süleyman Demirel geliyor. Demirel gazetecilerle sohbet ederken bir gazeteci atılıyor:

- Efendim siz seçim öncesi işsizliği 3 ay içerisinde bitireceğinizi vurgulamış ve bize ‘Bunun altını çizin’ demiştiniz, ben de çizmiştim. Buyurun bakın…

- Kâğıdı vermene gerek yok. O gün ‘altını çizin’ demişim değil mi? Çıkar kalemini tekrar. Al kâğıdı eline, bul o satırları. Buldun mu?

- Buldum efendim…

- Hah tamam; şimdi de üstünü çiz!

RİZE

BirGün gazetesinde bir haber:

“Rize’de dereler kurudu, bölge çöle döndü”

Okuyoruz:

“Türkiye’nin en çok yağış alan ili olan Rize’de, hidroelektrik santral (HES) projelerinin bulunduğu vadilerdeki dere yatakları kurudu. Dere sularının tünele alındığı Güneysu ilçesindeki Gürgen Deresi, bu yaz bölgede ilk kuruyan dere oldu.”

Geçmiş olsun diyelim… Müteahhit akarsu üzerine baraj ve santral kuruyor. Senin dereni ve tarlanı kurutup elde ettiği elektriği yine sana satıp parasını cebine indiriyor. Alaturka liberalizm böyle bir şey… Geçmiş olsun Rizeli…

SİMAV

Kendi halinde bir karı koca ile kafeteryada tesadüfen yan yana gelip sohbet ettik… Kütahya Simavlı imişler. 2011 depreminde çok sayıda konut yıkılınca TOKİ şehrin dışında bir mahalle kurmuş. Yaklaşık 500 aileye 3 + 1 daire vermiş. Daire için 80 bin lira borçlanmışlar. Yılda 5 bin lira (ayda 415 lira) ödemek zorundalarmış. Bu parayı 16 yıl ödeyeceklermiş. Karı koca emekli geliri 3300 lira imiş. TOKİ konutlarından ilçe merkezine gidiş geliş 3- 4 lira tutuyormuş ki… Bu para bile çok geliyormuş… Hayatın cenderesine sıkışmış iki emekli idiler.

RUDAW

Medya sitelerinde ilginç bir haber…

Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi’ne yakın medya kuruluşu Rudaw, Devlet Bahçeli’nin mitinglerini canlı yayınlıyormuş… Haberi okuyoruz:

Rudaw son 3 günde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da çeşitli mitinglerini defalarca kez canlı yayınladı. Ancak televizyonun, HDP mitinglerine ve konuşmalarına ekranlarında hiç yer vermemesi dikkat çekti…”

Milliyet

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Adaletin bu mu?" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  
    zalim zalim

    Ac insanlarin oylarini iki paket makarnaya almak, yandaslarini bedavaya zengin etmek varken kolay kolay düzelmez toplumda ekonomik adalet.

Cevap Yazın


4 − 3 =

FpsAgency