Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Hulusi Paşa’nın eski emir astsubayı ABD’ye mi sığındı?
16 Mayıs 2018
07:56
31 Kez Okundu

sayozturk

15 Temmuz darbe girişimi akşam, Genelkurmay Başkanlığı‘nda yaşananlara bugün bile bir çok kişi inanamıyor. Genelkurmay Başkanı’nın en yakınında çalışanlar örgüt mensubu çıktı ve komutanı odasından zorla alıp gitmek isteyenlerin başında onlar geldi. O gün bu hain planın içinde yer alanlardan bazıları, yaptıklarının hesabını vermeye çalışırken, hâlâ aranan ve nerede oldukları bilinmeyen eski askerler de var.

Emir subayı, emir astsubayı komutanların en yakınında olan görevlilerdir. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar‘ın emir subayı Levent Türkan gibi, emir astsubayı Şener Doğrugören de darbe girişiminin içinde yer almıştı. Yalnız o değil. Emekliye ayrılan diğer emir astsubayı Serhat Pasha da, sivil elbiseli olarak darbe girişimi akşamı Genelkurmay karargahına gelmişti. Kamera görüntülerinde de Pasha neredeyse başrolde yer alıyordu.

“ABD’YE SIĞINDI”İDDİASI

Astsubay Şener Doğrugören gibi, emekli astsubay Serhat Pasha hakkında da yakalama kararı çıkarılmıştı. Bugüne kadar yakalanamadılar. Davanın firari sanıklarının bir yolunu bulup yurtdışına kaçtıkları tahmin ediliyordu.

İşte o iki eski emir astsubayından birisinin ABD’ye sığındığı yolunda karargaha bilgi geldi. İddiaya göre bu kişi, 15 Temmuz darbe gecesinde yapılan bazı konuşmaları, belgeleri de ABD’ye götürdü. Bu konuda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşmış henüz yeni bir bilgi yok. İki astsubaydan birisinin ABD’ye sığındığı, ancak hangisinin sığındığı konusunda Genelkurmay karargahında da net bir bilgi yok.

Genelkurmay Başkanı’nın emir subayı gibi, emir astsubaylarının da FETÖ tarafından o kritik göreve yerleştirildiği anlaşılıyor. Bazı dinlemelerin bu kişiler tarafından yapıldığı, karargaha dinleme aygıtları yerleştirildiği de daha önce ifadelere yansımıştı. İşte, ABD’ye sığınanlardan birisinin, kendisini kurtarmak için ses kayıtları ve Genelkurmay’ın kritik bazı belgelerini de ABD’ye götürdüğü tahmin ediliyor.

PLANLARIMIZ, YABANCILARDA

Bir bilgi daha verelim: ABD’de tutuklu yargılanan Reza Zarrab olayında da mahkemede ifade verenlerden birisi Komiser Yardımcısı Hüseyin Korkmaz’dı. Bu kişinin bir özelliği de, Reza Zarrab’ın evinde arama yapan polis ekibinin başında bulunmasıydı.

Nasıl, “Ergenekon”, “Balyoz”, İzmir ve İstanbul “Casusluk” davalarında, devletin çok gizli belgeleri ortaya döküldüyse, Yunanistan’a karşı savaş planlarımız elden ele dolaşıp Yunanistan Genelkurmay Başkanı’nın masasına ulaştıysa,  Genelkurmay Başkanlığımızın çok gizli bilgi ve belgeleri de şimdi ABD makamlarının elinde.

Rahmetli Kamran İnan’ın,  “Haini çok bir ülkeyiz” demesi, demek ki boşuna değilmiş…

RAMAZAN FIRSATÇILARI SAHNEDE

Ramazanla birlikte iftar çadırları kuruldu. Seçim nedeniyle, belediyeler tarafından kurulan iftar çadırları, milletvekili aday adaylarının gösteri yerine dönüşecek. Belediyeler, fırsat bilip adaylardan şu kadar kişiye iftar vermesini de ister.

Ramazanı fırsat bilen bazı yöneticiler, birilerinin gözüne girmek için oruç tutmayan personel için öğle yemeği çıkarttırmaz. Kimileri  genel temizlik için yemekhanelerin kapatıldığını, kimileri yemekhanede yapılan tadilatı, kimileri de yemek için fazla personel bulunmadığını, onlar için de “çıkarmaya değmez”i gerekçe gösterir.  Yani, oruç tutmayana yemek yok. Örneği, Çorum’dan verelim ve  İl Sağlık Müdürü Dr. Ömer Sobacı’nın yayımladığı yazıyı okuyalım:

“Ramazan ayı içerisinde yemek servis hizmetinden yararlanmak isteyen personel sayısının yetersiz olması nedeniyle, kamu yararı düşünülerek, yemekhane yönetim kurulunun 7 Mayıs 2018  tarih ve 20183 sayımı kararıyla ramazan ayında yemek servis hizmeti verilmemesi kararlaştırılmıştır.”

ÇALIŞANLARA, “YEMEYİN” BASKISI

Genel Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Zekiye Bacaksız, müdürlüğün “kamu yararı” deyip yemek çıkarmama hakkının olmadığını ve konuyu yargıya taşıyacaklarını belirtiyor.  İlk bir-iki gün yemek için ortalama kaç kişi geliyorsa, buna göre yemek çıkarılması esastır. Yemek çıkarmamak çalışanlar üzerinde de bir baskıdır. Bugün bir anket yapılsa bile kolay kolay “Ben ramazanda öğle yemeği yiyorum” demez. Ama, yemekhanesi açıksa yiyen yer.

Biz, sadece Çorum’dan örnek verdik.  Başta sağlık sorunları nedeniyle oruç tutamayacak olanları ya da oruç tutmak istemeyenleri sağlık müdürlüğü düşünmeyecek de kim düşünecek? Birilerine yaranmak adına alınan kararınızı gözden geçirmek doğru olanıdır.

Sözcü

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


+ 5 = 8

FpsAgency