Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Serbest Kürsü
15 Mart 2018
19:58
1000 Kez Okundu

Değerli okurlarımız özel yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz…

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Serbest Kürsü" yazısına 19 yorum yapılmış
  1.  
    fatma gurman fatma gurman

    23 nisan 2018.
    bugün tan ağarırken bayrağı asarken bize ulusal bağımsızlık kavramını hayatta uygulayarak öğreten başta atatürk olmak üzere geçmiş bütün büyüklerimize dua ederken ağlamaya başladım…yaşlılıktandır desem de, geçen sene de yaşlıydım neden ağlamadımdı acaba ??? sonra ulusal bağımsızlığın maddi göstergesi olan türkiye büyük millet meclisinin şimdiki halini düşününce kimin yüzü gülebilir ki diyerek gözyaşlarıma hak verdim…insan, kafasına değer verdiği bir şeyin kaybolduğu, değer verdiği bir canlının öldüğü dank edince üzülür…üzülmezse zaten insanlığından şüphe etmeli…türk toplumu, toplumsal organizasyonların evriminde ileri bir aşama olan ulusal bağımsızlık aşamasına ulaşmayı başardı ama orada tutunma yeteneği olmadığını hep beraber yaşadık ve gördük, bir önceki aşama olan ümmet toplumu aşamasına geri düştük…biz onu kaybettik diye bir kere bilincimizde ve bilgi kuramımız içinde yer edinmiş olan ulusal bağımsızlık kavramı değerini kaybetmez…yenilemeyen bağımsız bir hayatın mümkün olduğunu düşünen ve bunu gerçekleştirmek amacıyla uygulamaya koyulan, bu uğurda kurumsallaşmaları başlatan ve sürdürmek için canla başla çalışan başta gazi mustafa kemal atatürk olmaz üzere bütün büyüklerimizin önünde saygıyla eğiliyorum…ruhları şad olsun…onlara karşı olan toplumsal örgütlenmelerin de en kısa zamanda layık oldukları tarihin arka odasından doğru tarihin çöplüğüne selametle varmalarını dilerim…

  2.  

    Fatma Sibel Yüksek
    ‏ @fasibel

    1-2009 yılında http://acikistihbarat.com ‘da yazdığım “Seni bu yamyam kibirin bitirecek” adlı yazımdan dolayı Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla açılan davada 2013 yılında beraat ettiğim halde, bu yazıyla ilgili yapılan her ihbarı savcılar işleme koyuyor++

    2-Beraat ettiğim bir yazıdan dolayı hemen hemen her gün değişik savcılar soruşturma açıyor. İfade tebligatı yapan Üsküdar Emniyeti polisleri ile adeta tanışık olduk. Artık bana “abla” diye hitap ediyorlar. Kapıda her gün polis ve ben 40 günlük bebeğimle ifade vermeye gitmek++

    3-zorunda kalıyorum. Yeter yahu yeter! Ben bu yazıdan beraat ettim, daha ne yapayım! Kovuşturması yapılmış, yargı süreci tamamlanmış aynı konuda durmadan yeni soruşturma açılır mı?++

    4-Bunun sebebi, savcıların korku içinde yaşamaları. Konu Erdoğan ise kovuşturması yapılmış mı diye bakmadan telaşla soruşturma açıyorlar. Savcının biri şunu bile yaptı: Halen ankara’da devam eden yine bir hakaret davasının yeni duruşma tarihini gönderdi bana. Yahu sana ne?++

    5-Mahkemesi zaten bildirdi bana duruşma tarihini…Kamu adına açılmış bir dava da değil, yani duruşmayı ‘hatırlatan’ savcı bu davanın savcısı filan değil, tamamen alakasız bir savcı. Korkudan nasıl bir işgüzarlık yapacaklarını billemiyorlar.++

    6-Bu arada, ömrü döneklikle geçmiş, stockholm sendromlu biri “Türkiye’de hukuk altı çağını yaşıyor” demişti değil mi?.

  3.  

    saddam devrilip ırak talan edildikten sonra sıra iranda sonra Türkiyede diyporlardı.
    suriye patlak verdi, yine suriyeden sonra sıra iran ve türkiyede denildi.
    iranda bir iki kez denediler olmadı.
    ama nacizane ben bizim için bambaşka özel planları var, çünkü ayrı bir hınçları var.islam ülkeler içinde en gelişmişi model ülkeyiz,Atatürke karşı eziklikleri var, o nedenle bizde öyle renkli veya çiçek isimli ayaklanmalar yapmayacaklar. bölücü pkk baki kalmak sartıyla bizde demokrasiden faydalanarak yapacaklar işlerini,diyordum.
    ve 16 yılda demokrasimizi sürekli kötüleyerek ama demokrasinin tüm nimetlerinden faydalanarak ülkeyi tek adama onuda kendilerine bağlayan bir plan yaptılar ve uyguladılar.
    biz ne ırakız ne libyayız ne suriyeyiz. biz özeliz bizim için düşündükleri ve uyguladıkları planda özel oldu.
    15 yılda aksaklıkları olsada bir demokrasimiz vardı.
    şimdi onun yerine bir çift sarkık dudak var.:(

  4.  

    sevgili arkadaşlar.10 gün kadar yoktum. foça ya gitmiştik. zeytinliğimizle ilgilenmemiz gerekiyordu. giderken bilgisayarımı almayı unutmuşum. o nedenle siteye giremedim. facebookuda tlf. dan girebildiğim kadar yürüttüm.
    şimdi geldim ve sizlerleyim.:)

    •  
      fatma gurman fatma gurman

      hoşgeldiniz…ülke, baskın seçim sath-ı mailine sokuldu yokuştan aşağı yelkenler fora kayıyor…baş tellal duyurdu haberi ahaliye…herkes beklediği haber duyulunca şaşkına döndü…beklenmedik haberler almayı o kadar kanıksamışız ki beklenen haberler alınca şaşar olduk…inşallah şaşkın ördek gibi dalıp dünyayı güldürmeyiz halimize…

  5.  

    Eğer sen, Rusya’nın da desteği sayesinde Afrin’e operasyon yapabilirken Rusya’nın “Kimyasal ile ilgili algı operasyonu yapılacak” demesine rağmen, sözde seni çekemeyen, kıskanan, hedef yapan Batı’nın “Doğu Guta’da kimyasal kullanılıyor, siviller ölüyor.” algısına tetikçi olursan, Rus Lavrov da çıkar, “Türkiye, Afrin’in kontrolünü Suriye’ye geri vermeli” der.

    Ne bekliyordun, ne sanıyordun?

    Kucaktan kucağa gezmeyi, cin olmadan adam çarpmaya çalışmayı, bir kendini akıllı geri kalan herkesi salak sanmayı denge politikası diye yutturmaya çalışırsan dış politikada varacağın nokta ve stratejik derinlik bu kadar.

    Kabile yönetemeyecek “kafa”ya ülke yönetimini teslim edersen böyle olur.

    Bu kafayla kılavuzumun karga olduğu da aşikar.

    Ey devlet aklı, neredeysen gel ve masaya üç kere vur!
    Cagdas Bayraktar.

    •  
      06 anka 06 anka

      Bunu yapan da önüne gelene iki koyun bile güdemez diyen biri :) )Akılları pazara çıkarmışlar herkes kendi aklını almış denirse de dunning kruger sendromu unutulmamalı.

  6.  

    Yıl 1907
    İspanyol roman yazarı Vicente Blasco Ibanez İstanbul’a geliyor ve dört ay kalıp Türkleri gözlemliyor.
    Sonra gözlemlerini yazıyor. Ama öyle şartlanmış Avrupa gözüyle değil Türklerden övgüyle söz ederek yazıyor.
    Bu yazılarının içinde Türklerin dinsel hoşgörüsü hakkında şunları diyor:

    “Türk, insanlar içinde en dindar olanıdır. İmanını sarsmak imkansızdır… Kendisine gerçeğin vahyedildiğinden emindir fakat Batılıların yaptığı gibi bu gerçeği başkalarına aşılamak için bir çaba harcamadığı gibi komşusunun farklı düşüncesi nedeniyle onu aşağılayıp tenkit de etmez… Afrika Mağriplisinin fanatik Müslümanlığı Türk’te görülmez…
    Sessiz ve bir parça da vakur düşünceliliği İstanbul’daki müsamahanın başlıca örneklerindendir…
    Dünyanın hiçbir yerinde İstanbul’da olduğu kadar dinsel özgürlük yoktur…”

    Bir de günümüzdeki İstanbul’a ve hatta Türkiye’ye bakın!
    Her yer yobazlık ve dinsel fanatizmin işgali altında! Cehalet ve şirk en gözde inançlar! Kadınlara kızlara saldırmalar! Öte yandan küçük çocuk istismarları!
    Nereden nereye!
    Açıkça görülmüştür ki
    Dinsel hoşgörü yani laiklik gerçek insani düzendir. Laikliği ortadan kaldırmak ise yobazlığın ve dinsel fanatizmin çukuruna düşmektir!
    O halde milletin, laikliğin değerini idrak edemeden bu yobazlık çukurundan çıkması imkansızdır! Kendini dindar zannederek yobazlara cahillere göz yumması ve laikliğin kaldırılması aslında kendi inancına en büyük zararı veren unsurlardır! Milletin öncelikle bunu fark etmesi lazımdır! Aksi takdirde ne kızı ve karısı, ne de çocukları istismardan kurtulamaz!

    Hayri Yıldırım

  7.  
    fatma gurman fatma gurman

    istanbul boğazındaki dünkü kazanın zamanı çok manidar…kanal istanbul gibi perestij proceler peşinde koşanlar için adeta biçilmiş kaftan olan hadise tarihi bir yalının kefeni olmuş…

  8.  
    fatma gurman fatma gurman

    virgül’ün başından geçenleri bize kim anlatacak ??? ülkü tamer de gitti…ışıklar içinde yatsın…sevenlerinin başı sağ olsun…

  9.  
    fatma gurman fatma gurman

    türklük dünya sahnesine ergenekon’dan çıkmış…her masalda bir hakikat payı vardır…ergenekondan çıkış bir icat ile mümkün oluyor o da demiri su katarak döverek kolay eğilip bükülebilen, çeşitli şekillere sokulabilen demir alet edevat yapabilme icadı…masaldaki hakikat payı bu icat…arkeolojik kazılarda aynı dönemde dünyanın başka yörelerinde bu tip imalat ürünlerine henüz rastlanmış değil…üzengiyi icat ediyor türklük…yani at üstünde ayakta durabilmeyi ve iki eli serbest halde iki kılıç sallamayı mümkün kılan edevat…böylece az sayıda suvari ile kalabalık ama at üstünde oturan tek elle kılıç sallayan süvari ordularını yeniyor, korku salarak dünyaya yayılıyor…türklük, dünya sahnesinde kalmayı da ancak bir icatla başarabilir…bu icat bilgi çağında aklın kategorilerinin yanına gönül defterini katarak sorunlara çözüm arama sanatını icat etmek olur…böylece korku salarak çıktığı dünya sahnesinde umut salarak sahnede kalabilir…çünkü başka hiçbir dilde gönül kelimesine tekabül eden bir sözcük olmadığı söyleniyor…bu da işte türkçenin yaratıcılığı…

  10.  

    Mukaddes Kitap’ın bugüne kadar halktan gizlenen bölümleri:

    Tanrı yeryüzünü “Lahana, Karnabahar, Ispanak” gibi çeşit çeşit yeşil ve sarı sebzeyle donattı. “Adam ve Kadın” sağlıklı ve uzun hayatlar yaşasın diye…

    Bunu gören Şeytan McDonald’s'ı yarattı. McDonald’s ise 99 centlik iki katlı Cheeseburger’ i icat etti. Şeytan Adam’a dedi ki; “Yanında patates, cips ister misin?”

    Adam dedi ki; “Süper boy olsun!” Böylece Adam kiloları almaya başladı…

    Ve Tanrı sağlıklı yoğurdu yarattı. Kadın onu yesin ve bedenini Adam’ın beğendiği boyutlarda tutsun diye.

    Bu sefer Şeytan, yoğurdu dondurdu. Çikolata getirdi, fındık getirdi. Yoğurdun üzerine konacak parlak renkli şekerler getirip serpti. Ve kadın da kiloları almaya başladı….

    Ve Tanrı dedi ki ; “Şu taze salatamı bir deneyin”

    Bunun üzerine Şeytan kremalı hazır salata soslarını icat etti, üzerine salam ve dilimlenmiş peynir parçalarını da ekledi. Sonra tatlı için dondurmayı çıkardı.

    Ve adam daha da kilo almaya başladı….

    Ve Tanrı bu sefer dedi ki ; “Sana sağlıklı sebzeler verdim. Onları pişiresin diye zeytinyağı da veriyorum”

    Ve Şeytan, Cracker Barrel’dan tavukla kızarmış biftek getirdi. Öyle büyüktü ki, kendi ayrı tabağı bile vardı. Ve adam kiloları yüklendi, kötü kolesterol tavanı delip çıktı…

    Ve Tanrı, koşu ayakkabılarını yarattı ve kadın bu fazla kilolardan kurtulmaya karar verdi.

    Ama bu sefer Şeytan, kablolu TV’yi yarattı, uzaktan kumandayı yarattı. Öyle ki, kadın TV1 den TV2 ye giderken bile yerinden kalkmadı….

    Ve tanrı patatesi yarattı. Besinle dolu, doğal olarak, yağ düzeyi düşük, sağlıklı bir sebze olsun istedi.

    Sonra Şeytan geldi ve patatesin sağlıklı kabuğunu soydu attı. Nişastalı gövdesini çabuk çabuk kesip, derin tavada katı yağ ile kızarttı. İçine banıp yensin diye de mayonezi icat etti.

    Ve adam uzaktan kumandasına sarıldı, kızartılmış patatesini mayoneze banıp yedi. Yedikçe kolesterole battı.

    Ve şeytan baktı, iyi olduğunu gördü.”İyi oldu” dedi……

    Ve Tanrı içini çekerek baktı, düşündü ve “by-pass” cerrahiyi yarattı…

    Bunu gören Şeytan da “Sağlık Sigortası Şirketlerini”getirdi!

    Kadın ve Adam “nasıl olsa sigortalıyım” deyip yemeye devam etti…

    (Hintli bir yazardan)

  11.  

    bugün facebook ta bir sayfa arkadaşımın mizahi bir kurgu paylaşımını gördüm. çok hoşuma gitti.sizinle paylaşmak istedim.

    Sonra, Marx, Lenin, Mao ve ben İzmir Karşıyaka’da deniz kenarında
    bir lokantada oturduk. Bir yüzlük rakı açtık Lenin çok içer ondan fazla aldık.

    Marx baba dedi ki, “İliç, sen bu ‘ulusların kendi kaderini tayini’ konusunda hata yaptın.”

    Mao’da başını sallayarak ustaya katıldığını ifade etti. Ben o sırada buzları koyuyordum kadehlere, saki benim!

    Devam etti “sen böyle söyleyince emperyalizm bunu kullandı, insanları birbirine düşman etti”

    “Ben öyle demedim ki…” dedi Lenin abi… “başka bir devletin işgali altındaki halklar için söyledim. Birlikte yaşayan insanlara neden ayrılın diyeyim? Sen bize bütün sınırları kaldırın diye öğrettin ustam” dedi.

    Ben o sırada ilk dubleyi aç karnına fondip yapmıştım bile. Zaten yolda da arabanın arkasında Mao dayıyla ufak ufak içiyorduk, çaktırmadan…

    “yannışşş yaptın aga…ite köpeğe malzeme çıkarttın” dedim Mao dayı kolumdan tuttu “sakin ol evlat, çözücez” dedi. Elimi göğsüme götürdüm “eyvallah büyüğümsün” dedim.

    Marx baba o büyük dehasıyla, bir eliyle sakalını sıvazlayarak, “o zaman doğrusunu söyle” dedi başını da sallayarak.
    Lenin abi, bir eliyle göğsüne vurarak diğer eli yumruk halinde sıkılı, “bütün
    ezilen ulusların emekçileri, birleşin” dedi. Hepimizde bir gülümseme oluştu.

    Ama Mao dayı tatmin olmamıştı ve eliyle Lenin abi’ye “devam devam” diye işaret etti. Lenin kısa bir durgunluk ve şaşkınlıktan sonra hemen kendine geldi ve bağırarak “ ve emperyalizme karşı dövüşün” dedi.

    Çok fena gaza gelmiştim “bravooo” diye bağırarak ayağa fırladım. Masadaki rakılar dökülmüştü Marx baba gülümseyerek,

    “Emrah’cım, kalkalım istersen rakı sana dokundu biraz” dedi.

    “tamam ustam” dedim. Sonra da Lenin abiye dönüp
    “ustam sen doğrusunu söyledin de, bizim öküzler hatadan dönerler mi acep” dedim.

    Marx baba yine tüm büyüklüğüyle lafa girdi;

    “eğer biri, bir yanlıştan rant elde ediyorsa, o rant artık onun doğrusu olur ve sonuna kadar o yanlışta diretir.”

    Mao dayı daha fazla dayanamadı;
    “ta ki gerçek devrimciler onların kafalarına vurup, onları yerle bir edene kadar…”

    “öpüjjeem” deyip boynuna sarıldım. Hepsi gülmeye başladı.
    “seviyoruz seni” dediler.
    Elimi yine göğsüme götürüp;
    “eyvallah, büyüksünüz” dedim
    Hesabı Mao dayı ödedi. Son yıllarda en zenginimiz o çünkü… Hatta o kadar ki, kısa süre sonra sanırım dünyadaki bütün hesapları da o görecek…

    Emrah Akgün

    •  
      zalim zalim

      abla, hazir hepsi bir araya gelmisken sosyalizmin kitabinida yeniden yazsinlar.. SSCB gibi bir daha yikilmasin ki abd gibi emperyalist devletler at oynatamasin :(

      •  

        valla yazsalar çok iyi olur. çünkü sosyalistim diyenler küresel çetenin argümanlarını dilerine dolamışlar,gördükleri her güzel sözcüğe balıklama atlıyorlar,diğerleride hazırlanmış bir metin olmasına rağmen paylaşan kişinin kendi yorumu sanıp ağzına sağlık harika yazmışsın diye övgü diziyor.
        diyorki :
        karşıyım ben ulan,ölüme karşıyım,
        ölümü kolay gören dine karşıyım,
        savaşla uyanan güne karşıyım,
        katliamlar inkar edilen düne karşıyım,
        **************
        ***************
        etnik ayrım yapan dile karşıyım,
        ****************
        *************
        sosyalistim ben..yıldızlı yerlerde de bir sürü şey yazılıp hazırlanmış çerçevelenmiş bir metin.geçmişimizi katliamcı gösterme ve iki üç dilliğiyi sosyalizm gereği göstermenin gafilce yayılmasına aracılık ediyorlar.:(

      •  
        zalim zalim

        abla zaten bende spor olsun diye söylemistim. cünki piyasadaki sosyalistleri görünce fasist olasim geliyor.

  12.  
    fatma gurman fatma gurman

    doğan medya grubu satılmış…kaça satıldığı merak konusu…yıllardır ağzının tadı bozulmasın diye çok uğraşan doğan holding alana üstüne para bile vermiş olabilir diye düşünüyorum…israel devletiyle aynı zamanda gözlerini dünyaya açan hürriyet gazetesi “türkiye türklerindir” den küresel sermayenin sularında yüzen amiral gemisine dönüşüp yol alırken kaptan değiştiriyor…eski kaptan yorulmuş…beyan esastır…yersen…”medya grubu aldım yürütemedim , ünye ile fatsa bir oldu başedemedim” hekimoğlu türküsüne nazire…ah aydın doğan ah,bir aynalı martin yaptıramadı gitti…

  13.  
    Özgürce Özgürce

    Ciddiye almayın, kinayesine söylüyorum.
    *
    Adı lazım değile sesleniyorum. Bu şarkının aynı güfte, aynı beste ile yeni marşınız olması hususunu bir düşünür müsünüz?
    Baştan sona ihanet içeriyor, yani size uyar!..
    *
    TAVUKLARI PİŞİRMİŞEM

    Akşama geleceğim akşama geleceğim
    Hacı baban evde mi
    Tavukları pişirmişem
    Hacıyıda çarşıya göndermişem
    Akşama geleceğim akşama geleceğim
    Zalim anan evde mi
    Tavukları pişirmişem
    Anamı da komşuya göndermişem
    Akşama geleceğim akşama geleceğim
    Köpeğiniz nerede
    Köpeğide bağlamışam
    Önüne de ekmek doğramışam
    Akşama geleceğim akşama geleceğim
    Anahtarlar nerede
    Anahtarlar pencerede
    Tavuk da pişer tencerede

Cevap Yazın


9 − 3 =

FpsAgency