Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
AKP-ABD MUTABAKATI: SURİYE’NİN KUZEYİNİ PAYLAŞMA
11 Mart 2018
22:13
215 Kez Okundu

maliguler

Dışişleri Bakanı Mevlüt ÇavuşoğluABD ile Menbiç ve Fırat’ın doğusu için mutabık kaldık” dedi. (9.2.2018)

Bu açıklama haliyle akla şu soruyu getiriyor: Mutabık kalınan ne? ABD’nin Fırat’ın doğusunu YPG’den arındıracağı mı? Yoksa AKP’nin Fırat’ın doğusunu YPG bölgesi olarak kabul edeceği mi?

Anlamaya çalışalım:

ÇAVUŞOĞLU’NUN PATRIOT MESAJI

19 Şubat 2018 tarihli ABC Gazetesi makalemizde, İbrahim Kalın-H. R. McMaster, Nurettin Canikli-James Mattis ve Mevlüt Çavuşoğlu’nun tercümanlığında -kaydı tutulmayan- Tayyip Erdoğan-Rex Tillerson görüşmelerini analiz etmiş ve şu sonuca varmıştık: ABD AKP’ye “Suriye’nin kuzeyini paylaşmayı” teklif etti.

İşte Çavuşoğlu’nun son açıklaması dikkat çektiğimiz bu tehlikeye işaret ediyor!

Üstelik Çavuşoğlu aynı açıklamasında S-400 konusunda da şöyle diyor: “ABD yönetimi, Kongre’nin bunu onaylayacağına dair güvence verirse, onların Patriot sistemlerini alırız.”

Kuşkusuz bu mesajları yine Çavuşoğlu’nun “Afrin harekâtı mayıs ayına kadar biter.” açıklamasıyla birlikte değerlendirmeliyiz. (8.3.2018)

Nerede çıkarıyor bunu Çavuşoğlu? Kendisi Afrin Operasyonu’nun harekât başkanı mı; yoksa operasyonun Mayıs’a kadar bitmesi mesajı, ipuçlarını verdiği AKP-ABD mutabakatının gereği mi?

ESAD DÜŞMANLIĞININ TAŞIDIĞI RİSK

Fırat Kalkanı harekatının ilk gününden beri söylüyoruz: Şam’la anlaşmadan harekata başlamak, askeri başarı getirse bile siyaseten yeni problemler doğuracaktır. Dahası, Şam’la anlaşmamak, yeniden ABD’nin stratejisine eklemlenme riski oluşturacaktır.

AKP ile ABD PYD konusunda karşı karşıya olsa bile, Esad’ı devirme noktasında ortak oldukları sürece, o risk artacaktır.

“Esas olan PYD karşıtlığıdır, Erdoğan nasıl olsa Esad’la anlaşmaya mecbur kalacak” tezinin temenniden öteye gidemediği 2 yılda defalarca görüldü!

ESAD’I DEVİRMEK ESAS HEDEF DEĞİL, ESAS HEDEFE GİDEN YOL

Erdoğanların Esad’ı devirme hedefi, kişisel bir sorun değil elbette: Esad’ı sevmedikleri için devirmek istemiyorlar, Esad’ı kontrollerinde bir İhvan devleti kurabilmek için devirmek istiyorlar!

Zira Esad, sadece vatan savunması veren bir sembol değil, aynı zamanda şu aşamada Suriye’nin birliğinin de teminatıdır.

AKP Hükümeti bilmektedir ki, ancak Esad’ı devirebilirlerse Suriye’nin kuzeyinde ÖSO için bir devlet kurabilecekler!

Hedef PYD devletçiğini ortadan kaldırmaktan ibaret olsaydı, Ankara Şam’la çoktan anlaşır ve daha az maliyetle, daha az şehitle Suriye’nin kuzeyinden terörü temizlerdi!

ESAD’I PYD’YE İTEN SİYASET

Kaldı ki Erdoğanlar açık açık böylesi bir hedefleri olduğunu söylemektedirler:

Örneğin Erdoğan Afrin operasyonundan 9 gün önce “Kuzey Suriye Misakı Milli sınırları içindedir” diyerek açıkça “o topraklar bizim” demiş oldu. (11.1.2018)

Yine 15 gün önce “Afrin’e fetih yakındır” diyerek, “o toprakları ele geçirme” niyetini bir kez daha ortaya koymuş oldu. (25.2.2018)

Ve zaten Başbakan Binali Yıldırım da “Fırat Kalkanı ile oluşturduğumuz güvenli bölgeler gibi Afrin’i de asıl sahiplerine teslim edeceğiz” demektedir. (4.3.2018)

Peki Fırat Kalkanı ile oluşturulan güvenli bölgeler kime teslim edildi? Yanıtı İçişleri Bakanı Süleyman Soylu vermişti: “Azez’e kaymakam, Cerablus’a emniyet müdürü, Mare’ye jandarma komutanı atadık.” (28.1.2018)

O toprakların “asıl sahipleri” olarak Şam yönetimini görmemek, terörden temizlenen toprakları Suriye Ordusu yerine “Özgür Suriye Ordusu”na vermek, açık açık “Kuzey Suriye’nin bir parçasına el koymak” demektir.

Fiilen “başkan yardımcılığı” yapan Devlet Bahçeli de bu “işgal” durumuna gerekçe üretmektedir: “Suriye yönetimi teröristlerle işbirliği yaparsa toprakların bir kısmını elimizde tutmanın yolu açılacaktır.” (6.3.2018)

Daha 2 ay önce PYD’yi vatan haini diye niteleyen Esad’ın bu politikalarla PYD’ye itildiğini görebilen tek bir kişinin bile devlet katında kalmamış olması, gelecek açısından vahimdir!

ABD’DEN AKP’YE: “ALDIĞINIZ YERLERDEN ÇEKİLMEYİN”

Biliyorsunuz, Erdoğan-Tillerson görüşmesinde varılan mutabakatın gereği üç mekanizma kuruldu ve bunlardan ilki önceki gün toplandı. Hem ABD heyeti, hem de Türk heyeti ilk görüşmenin “pozitif” geçtiğini açıkladılar.

Dahası kimi resmi olmayan bilgilere göre de Washington Ankara’ya özetle şöyle söylüyor: “Fırat’ın batısında aldığınız yerlerde kalın, geri çekilmeyin. Zaten Afrin zengin bölge. Fırat’ın doğusunu da bize bırakın.

Tekrar Çavuşoğlu’nun “ABD ile Menbiç ve Fırat’ın doğusu için mutabık kaldık” açıklamasına dönersek, nedir mutabık kalınan? ABD’nin Fırat’ın doğusunu YPG’den arındıracağı mı? Yoksa AKP’nin Fırat’ın doğusunu YPG bölgesi olarak kabul edeceği mi?

ABC GAZETE

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"AKP-ABD MUTABAKATI: SURİYE’NİN KUZEYİNİ PAYLAŞMA" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  

    abd fıratın doğusu konusunda bu kadar ısrarlı ise fıratın batısı bizim için garanti değildir.:(

Cevap Yazın


+ 7 = 11

FpsAgency