Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
15 TEMMUZ (4)
13 Mart 2018
15:38
129 Kez Okundu

 

ECE SEVİM ÖZTÜRK
15 TEMMUZ(4)

151) Erhan Caha bu meseleye şöyle bir soruyla yaklaşıyor savunmasında:
“Acaba, büyük bir planın parçası olan bu iki komutanın personel kökenli olması nedeniyle emekli edilmeleri düşünüldüğü için mi onlara bilgi verilmemiştir?”

152) Caha: “Zeki Çolak, Hulusi Akar, Yaşar Güler’in ve kendisinin yaptığı toplantının son 5 dksına FİDAN’IN KATILDIĞINI İFADE EDERKEN, Yaşar Güler ise Hulusi Akar, kendisi ve FİDAN TOPLANTI HALİNDE İKEN bu toplantıya Zeki Çolak’ın katıldığını söylüyor. Bu çelişki giderilsin.”

153) Bu saydığım hususlar gibi pek çok konuda sorular sorarak şu iddiada bulunuyor Tuğgeneral Erhan Caha:
“BU VAHİM VE MENFUR DARBE TEŞEBBÜSÜ, GENELKURMAY BAŞKANI, KUVVET KOMUTANLARI VE MİT MÜSTEŞARI HAKAN FİDAN’IN BİLGİSİ VE KONTROLÜ DÂHİLİNDE OLMUŞTUR.”

154) Bu da ilgilenenler için. Tuğgeneral Erhan Caha’nın Hulusi Akar’a yazdığı iki mektup: “Sayın Komutanım, gerçeklerin er veya geç ortaya çıkacağından hiç şüpheniz olmasın. Asıl olan, o zaman geldiğinde vicdanı rahat ve alnı açık olarak milletin huzuruna çıkabilmektir.”

155) Bu arada geçtiğimiz günlerde Tuğg. Erhan Caha duruşma salonunda şöyle söyledi:
Bu yargılamanın bu şekilde yapılması doğru değildir. Karargahta en üst düzey yetkili bendim. Emrimdeki subayların yargılanması anlamsız, sadece ben yargılanmalıyım, onlar sadece emri uygulayanlar.

156) Yine pek haber olmayan ama önemli açıklamaları olan isimlerden Binbaşı Hüseyin Çakıroğlu’nun savunmasına geçelim. Binbaşı, darbe girişiminden haberleri olduğunu iddia ettiği Zekai Aksakallı ve Ümit Tatan’dan şikayetçi olduğunu, onların emriyle işkence gördüğünü söyledi.

157) Binbaşı Çakıroğlu: “Emirlere uydum. Ömer Halisdemir telefondan aldığı emirle adam vuruyor. Benim karşımda amirlerim var. Emir konusunda ısrar ediyorlar ve emirlerini uyguluyorum. Halisdemir ne kadar vatanseverse ben de en az onun kadar vatansever olduğumu düşünüyorum”

158) Albay Ümit Tatan’ın helikoptere bindirildiğinde susayınca ona su gönderdiğini belirten Binbaşı:
“Şimdi çok pişmanım. Biz gözaltına alındığımızda bizzat Tatan ve Aksakallı’ın emri ile 2 gün bize yemek verilmedi. Sırf ölmeyelim diye şişe kapağıyla birkaç defa su verildi”

159) Binbaşı Çakıroğlu:
“Silah arkadaşlarımız bizi polise teslim ederken, ‘Gereğini yaparsınız’ dediler. Onlar da ‘merek etmeyin şırıngayla kan alacağız’ dediler. Emniyette herkes bir köşede inliyordu. Bundan sonrasını anlatmayacağım çünkü eşim de salonda.”

160) Çakıroğlu:
-Uçuş yasağı 19.30 sıralarında veriliyor. Ancak Gnk ve Özel Kuvvetler Komutanlığının emri ile Alay Kom Albay Ümit Tatan’ın gösterdiği bayağı bir çaba ile uçak kalkıyor. Uçağın kalkması için çaba gösterenler kahraman, biz ise terör örgütü üyeliğinden cezaevindeyiz.

161) Binbaşının ifadesine göre, 19.00 sularında uçuş yasağı ilan edilmiş olmasına rağmen 20.45’de Aksakallı ve Tatan’ın emriyle Semih Terzi’nin uçağının Ankara’ya getirilmesi için emir veriliyor. Uçuş yasağını delerek, SEMİH TERZİ’Yİ GETİRTİYORLAR. Ama yargılanan sadece binbaşı..

162) Albay Harun Olgun savunma vermeyi reddetti. Bu da resmî dilekçesinden bir bölüm: “İstatistiklere göre 15 sene daha kaliteli ömrüm olabilir. 15 sene için kimseye yalvaracak değilim.”

164) Akıncı Üssü İddianamesi ve mevcut ifadeleri veri alarak ilerleyeceğim.
-Havacı komutanları almak üzere Konya’dan gelen 3. Ana Jet Üssü’ne bağlı MAK timlerinin düğünü basma saati: 23:55.
-Timdeki askerlerin ifadelerine göre emri Bölük Komutanı Binbaşı Gökhan Maldar veriyor.

165) Düğün baskınını gerçekleştiren askerlerden Astsubay Fatih Suçatı’nın ifadesinden iki araç ile 17.30 sularında Samandıra’daki askeri birliklere vardıklarını ve Hava Kuvvetleri Komutanının tehlikede olup, onu koruyacaklarını sandıklarını görüyoruz.

166) Astsubay Göksel Bayram’ın ifadesi de bu noktada Suçatı’nınkiyle uyuşuyor. İfadelere göre, askerler komutanları korumak için Moda’daki düğüne gittiklerini zannediyorlar.

167) Astsubay Ali Murat Karataş ifadesinde 17.00-20.00 arasında Samandıra’da olmaları emrini aldıklarını ve herkese plastik kelepçe dağıtıldığını söyledi. O zaman soru şu: DARBE HÜKÜMETİN DEDİĞİ GİBİ GECE 3 İÇİN DEĞİL, AKŞAM SAATİ İÇİN Mİ PLANLANMIŞTI?

168) Yine Astsubay Karataş’ın ifadesinden: “Abidin ÜNAL ayağa kalkarak böyle şeylere gerek yok nereye gitmemizi istiyorsanız geliriz dedi.”
Bir kuvvet komutanının direnmeden böyle teslim olması garip değil mi acaba?

169) Hüseyin Aslanbay’ın ifadesi darbenin gece kaç gibi planlandığı sorusuna yanıt olabilir, biraz daha aydınlatabilir sanıyorum. Görevin gece 02.00 civarında olacağı, telefondan sonra erken saate alınacağını duyduğunu söylüyor piyade üsteğmen. Bu çok önemli bir ifade.

170) MAK personeli Sedat Koçyiğit:
“Abidin Ünal’ı almaya gittiğimizde komutan helikoptere binerken ve inerken elleri bağlı değildi, korumalarıyla birlikte kendisi hareket ediyordu. Bize de bir tepkisi yada talimatı olmadı. Bu nedenle ben bir darbe girişimi olduğunu anlamadım.”

171) 8 generali almışsın, darbe yapıyorsun. Helikopterinde yakıt yok, nereye ineceğin, ne yapacağın belli değil. Ne acayip iş!
(MAK Astsubayı Yılmaz Bahar’ın ek ifadesinden)

172) MAK’çı Astsubay Yılmaz Bahar, Akın Öztürk’ün Abidin Ünal’a çay-su vermeleri için emir verdiğini, Ünal’ın güvenliğini sağlamalarını istediğini, Ünal’ın kapısının kilitli olmadan, elinde kelepçe olmadan odada bulunduğunu söylüyor.

Uzun süredir beklediğim, çok kritik bulduğum kimi askerlerin el yazılarıyla ifadelerine ulaştım. Ayrıntıları aktaracağım

173) Lehte olan delillerin cımbızlanarak aleyhte delil oluşturulduğunu söyleyen Yarbay Ahmet Ejder:
“Su iki Hidrojen, bir Oksijen atomundan oluşur. Sadece Oksijen atomunu alıp, onun da bir elektronuna bakarak maalesef suyu; yani hakikati anlayamayız.”

174) Yarbay Ahmet Ejder yargılama sürerken asker profilleri ile ilgili bir analiz yapılması ve bu profile göre hareket edilmesi gerektiğini belirtmiş. Yoksa sonuç alınamayacağı değerlendirmesinde bulunmuş. El yazısı ortada dolaşmasın diye kendim yeniden çizdim, okunuyor mu bilmem

175) Özel Kuvvetler Komutanlığı dosyasını açıyorum. Semih Terzi, Ömer Halisdemir ve Zekai Aksakallı’ya odaklanacağım.
“Zekai Aksakallı, Ömer Halisdemir’e Semih Terzi’yi öldürmesi için talimat verdi”
Peki o gece gerçekte ÖKK’da, Silopi’de Etimesgut’ta neler yaşandı?

176) Tuğgeneral Semih Terzi ile başlayalım. Önce Semih Terzi’nin hangi görevlerde bulunduğuna kısaca bir göz atmakta fayda var.

177) Semih Terzi, ÖKK’de tim ve tabur komutanlığı yapmış, kurmay olmuş, KKK’nın icra astsubaylığını, özel kalem md.nü üstlenmiş, Genelkurmay Başkanının Özel Kalem Md’nü yapmış, ÖKK MAK Alay Komutanlığına atanmış, birinci dereceden, birinci sıradan tuğgeneral olmuş bir asker.

178) Emir Astsubayı Semih Terzi’ye dair şu bilgiyi paylaşıyor: “Irak’ın kuzeyindeki, biliyorsunuz peşmergenin eğitimi başladı. Bu IŞİD’ten sonra bu peşmergenin eğitimi ile görev gücü oluşturuldu. TSK adına bu işi temsil eden ve bu işi başlatan Semih Terzi.”

179) Emir Astsubayı Ahmet Kara 21/02/2017 tarihli duruşmada anlatıyor: “Kilis’e gittik, 22 Ağustos’tan itibaren 7 ay boyunca IŞİD’in üzerine mermi yağdıran YPG’yi, PYD’yi vuran, emir komuta eden Semih Terzi. Özel Kuvvetler’den Amanos’ya gidip karargahı kuran adam Semih Terzi.”

180) Genel 15 Temmuz anlatısını biliyorum. Ancak “o gece gerçekte ne oldu” ve “bu darbe girişiminin gerçek planlayıcıları kimlerdi” sorusuna cevap bulabilmemiz için o anlatının dışından bakarak Terzi’nin özellikle Suriye hududunda ağırlığı olan bir asker olduğunu görmek gerekli.

181) Semih Terzi, 15 Temmuz sabah 05.30′da Irak’ın Kuzey Bamami Üs Bölgesi’nde tabur görev komutanlığı için Irak’ın kuzeyine gidiyor. Görev tesliminin ardından 10-11.00′a doğru Irak’a dönüyor. Akşamüstü de 17. ÖKK tabur komutanlığının Silopi’deki devir teslim törenine katılıyor.

182) Devir teslim törenleri bitiyor, saat 18.00′dan itibaren Terzi’nin emrindeki askerler serbest bırakılıyor. Mesainin ardından sivil kıyafetle otururken Semih Terzi saat 21.30-22.00 arasında “Çamaşır, çanta fazla uğraşmayın. Diyarbakır’a gidiyoruz” emrini veriyor.

183) İfadelerin geneline bakınca başta Terzi’nin emrindekilerin darbeden pek haberi varmış gibi durmuyor. Elinde Terzi’nin elbiselerini taşıyan vs… “Benim de Silopi’de çelik yeleğim, miğferim var. Böyle elimde elbiseyle ÖKK karargahını basmaya niye gideyim” diyor bir asker.

184) Semih Terzi emrindeki askerlere talimat vererek Diyarbakır’a doğru yola çıkaradursun, ÖKK’ya bağlı Etimesgut Hava Alay Komutanlığı’na 21.20′de sıkıyönetim direktifi mesajı ulaşıyor. Burada saat konusuna biraz dikkatleri çekmek isterim.

185) CASA uçağı 21.22′de (yani ÖKK’ya direktifin ulaşmasından 2 dakika sonra) Etimesgut Hava Alay Komutanlığı’ndan havalanarak Terzi’yi almak üzere Diyarbakır’a ulaşıyor. Etimesgut ya da Esenboğa’dan kalkış için izin rahatlıkla çıkıyor.

186) 15 Temmuz sadece Şanver’in kızının evlilik yıldönümü değil. O gece Zekai Aksakallı da Ankara’da bir düğünde. Sıkıyönetim direktifi ÖKK’ya gittikten on dakika sonra eşiyle birlikte düğünden ayrılan Aksakallı’nın önü bir Mercedes Vito tarafından kesiliyor.

187) Aksakallı’nın Vito tarafından kaçırılma girişiminden kurtulmasına döneceğim, ancak Terzi’yi bölmeyeyim. 22.20′de helikopterle Diyarbakır’a uçan Terzi, 23.20′de iniş yapıyor.

188) Tanık olarak Yüzbaşı Cemal Yılmaz ve Yüzbaşı Ersun Atılgan’ın verdiği ifadelerden anlıyoruz ki; Semih Terzi, Diyarbakır’a inince Cemal Yılmaz’ı çağırarak “Ben ve beraberimdeki timler acil olarak Ankara’ya gideceğiz. Zekai Paşa’nın haberi var” diyor.

189) Böylece CASA uçağının Cizre uçuşu iptal edilerek Ankara yolculuğu başlıyor. 19.06′da Hulusi Akar’ın talimatıyla verilen uçuş yasağı talimatını biliyoruz… 15 Temmuz gece saat 23.59 ve Semih Terzi “Aksakallı’nın haberi var” diyerek Ankara’ya uçuyor.

190) Semih Terzi CASA uçağındayken “Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu. İnişte bir müdahale olabilir, hazırlıklı olun” diyor. Ancak -CASA uçağı gürültülü imiş- bu sebeple duyanlar ve duymayanlar olmuş, ifadelerden bunu anlıyoruz. Ancak zaten telefondan anlıyorlar durumu.

191) Ahmet Kemal Yılmaz ifadesinde Semih Terzi’nin “19.30′da Ankara’ya gideceğiz” dediğini söylese de, diğer askerler Yılmaz’ı genelde yalanlıyorlar. Hepsi Diyarbakır talimatını doğruluyor. Mahkeme başkanı zorlayınca “Koskoca general’e niye diye soracak değiliz ya” diyorlar.

192) Mihrali Atmaca da Ankara talimatını bizzat duyduğunu söylüyor. Floodun ilerleyen bölümlerinde Yılmaz ve Atmaca isimlerini pek çok duyacaksınız. Zira Ahmet Kemal Yılmaz Terzi ile gelmesine rağmen Aksakallı’ya “emrindeyiz” diyen isim, Atmaca da Halisdemir’e son kurşunu sıkan.

193) 12. Tabur Komutanı Binbaşı Fatih Şahin, Terzi’den aldığı talimatı Ahmet Kemal Yılmaz’a iletiyor. Bu doğrultuda Yılmaz timlerin içinden 12 kişi seçiyor. 12 kişi, Binbaşı Şahin ve Tuğgeneral Terzi çantasız olarak ilk helikoptere, diğerleri ikinci helikoptere binecek. Emir bu.

194) İddianamedeki savları biliyorsunuz geneli itibariyle. Fatih Şahin demişken ifadesinden bahsetmemek olmaz. Yine döneriz ama bu kısım medyada yer almadı. “Ömer Halisdemir’e ilk kurşunu sıkan ben değildim” diyor ve “Aylarca konuşulan diyalog da hayal ürünüdür” diye ekliyor

195) Binbaşı Fatih Şahin, ifadesinde Mihrali Atmaca’nın da Halisdemir’e son ateşi ettiğini görmediğini söylüyor. Ağaçlık bölgeden gelen atışa meşru müdafaa olarak karşılık verdiklerini söyleyerek, olay yerinde bile bulunmayan Aksakallı’nın ölüm emri veremeyeceğini belirtiyor.

195) Halisdemir’in öldürüldüğü ÖKK karargahından yeniden geriye saralım saatlerimizi. Uçak Etimesgut’a inince Ahmet Kemal Yılmaz’ın Semih Terzi’den aldığı emirle belirlediği 12 kişi, Terzi ve Şahin Gölbaşı Oğulbey Kışlası’na doğru havalandı.

196) Semih Terzi’ye “ÖKK’yı ele geçirmesi için” hazırlandığı iddia edilen ekip, Ahmet Kemal Yılmaz tarafından seçiliyor. Tanık olan Yılmaz mahkemede Etimesgut’ta inerken “arayıp da bulamadığımız komutan” dediği “Semih Terzi’nin açığını arıyordum” diyor.

197) Semih Terzi’nin vurulduğunu öğrendikten sonra, yönlendirme ile Zekai Aksakallı’yı arayarak “Komutanım biz Terzi ile geldik ama emrinizdeyim. İçeride çok güvendiğim adamlar var” diyor. Darbede doğru tarafta olmak ve olamamak meselesi.

198) Tam bu noktada Zekai Paşa’ya nazar edelim. 00.55′te koruma astsubayı Makbul Uluğ aracılığı ile Halisdemir’e ulaşarak “Albay Ümit Bak ve Yarbay Mehmet Ali Çelik’i takip et ve etkisiz hale getir” emri veriyor.

199) 00.55′te Aksakallı Halisdemir’e “darbeci Ümit Bak”ı öldürmesini emrediyor.
02.16′da Karargaha girer girmez Semih Terzi vuruluyor.
Zaten iddianameye ve Aksakallı’nın ifadesine göre “ele geçirilmiş” ÖKK.
Terzi kendisinin bile seçmediği ekiple niye “ele geçirmeye” gitsin?

200) Terzi’nin Etimesgut’a inişte bir müdahale olabileceğini beklediğini anlıyorum ifadelerden. Ancak ÖKK’ya girişte sıkıntı yaşamayacağını düşündüğünü sanıyorum. Sizce de bu noktaya gelebilecek ve ÖKK’da general olabilecek yetiye sahip bir askerin böyle ölmesi garip değil mi?
(DEVAM EDECEK)

nhizal
nhizal hakkında:

Cevap Yazın


2 × = 16

FpsAgency