Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Serbest Kürsü
16 Kasım 2017
21:47
288 Kez Okundu

Değerli okurlarımız özel yorumlarınızı buradan paylaşabilirsiniz…

yurduma can feda
yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Serbest Kürsü" yazısına 24 yorum yapılmış
  1.  
    fatma gurman fatma gurman

    saatli maarif takvimine göre bugün yerli malı ve tutum haftasının başlangıcı…1960 yılına kadar okullarda bu hafta kutlanırdı…isstabul spor ve sergi sarayında büyük yerli malı sergisi açılırdı…sonra duyulmaz oldu, giderek hayatımızdan çıktı bu hafta …yerli malı yurdun malı herkes onu kullanmalı diyerek yerli malı haftası kutlayanlar amerikan px mağazalarından alışveriş eder oldular…şimdi artık istesek de sergileyecek, tüketecek yerli malı kalmadı ülkenin…tutum haftası olarak kutlama devam edebilir ama o da olmadı…zira büyük uluslararası şirketler demokrasisinin liboş serbest-açık pazarında büyüyen nesillere tutumluluk değil müsriflik erdem olarak belletildi… ahlaksızlığın ahlak olarak yani akılsızlığın akıllılık olarak tanıtıldığı bir toplumdan ne beklenir ??? çarpıklığının düzelmesi…

  2.  

    Feza Tiryaki

    Saray Soytarısı!
    Sözleri yenilir yutulur gibi değil. “Burayı idare etmek kolay değil”miş, sanki padişahlık var. Sanki tapumuz (Lozan) elimizden alınmış. “Dünyada en son vatan edinen” bizmişiz. Buralara da “on birinci yüzyılda” gelmişiz. Hay senin tarihçiliğine!
    *

    “Türkiye barut fıçısının üzerinde oturuyor. Burayı idare etmek kolay değil. Bir şeyi unutmayın, dünyada en son vatan edinen biziz. Yani 11′inci asırda buraya gelmek ne demek biliyor musunuz? Geldiğiniz yer çöl de değil, Afrika’nın köşesi de değil. Burası basbayağı kocaman imparatorluğun kurulduğu, milletlerin, kiliselerin, dinlerin yaşamış olduğu bir dünya. Dahiyane bir şekilde buraya nüfuz ettik” İlber Ortaylı

    •  

      batının empoze ettiği 1071 de geldik yalanı ne yazıkki sadece yeni neslin değil sözde tarihçilerin akademisyenlerin dilinde.bu nasıl bir ihanettir yahu. biz en son yurt edinen değiliz kadim yurdumuz anadoluda geçmişin küllerinden yeniden doğan kurulan cumhuriyetiz. en yeni yurt edinenler İSRAİLDİR.

  3.  
    fatma gurman fatma gurman

    bugün birleşmiş milletlerin insan hakları günü olarak ilan edilmiş 1948 de yani 2.dünya-alman harbinden sonra…medeni alanda bir nesne veya özne ortadan kalkmaya yüz tuttuğunda kıymete binmeye başlıyor… o nesnenin veya öznenin haklarından dem vurmaya başlanıyor…barbarlık alanında ne hak vardır ne de hukuk o yüzden o alanda bu kavramlara rastlanmaz;gücü gücü yetene…2.dünya-alman harbinde medeni alanda görülmemiş vahşet yaşandığını tarih bilgisinden biliyoruz…medeni alanın tam da ortalık yerindee patlayan bu vahşet milyonlarca insanın ölümüne ağır veya hafif yaralanmasına, medeni şehirlerin yerle bir olması, maddi ve manevi insani değerlerin ayaklar altında ezilmesiyle sonlanmış 1945 yılında…bu vahşet arkada kalanlara “artık bir daha şiir yazılamaz” dedirtmiş…hoş yine yazılıyor yazılmasına ama havadan sudan…medeni alanda insani değerlerin bu yokolmaya yüz tutuşuna karşı piyangoda kaybedenlere sunulan teselli mükafatı misali senede bir gün insan hakları günü ilan etmiş birleşmiş milletler…anlaşılan daha fazla/etkin bir yaptırım gelmemiş birleşmiş milletlerin aklına…gelseydi o günden bu güne medeni alanda giderek kötüleşen insani değerler, yayılan vahşet ve kötüye kullanılan “insan hakları” kavramı ile muhatap olmak zorunda kalmazdı insanlık…bu 10 aralık gününe “hiç yoktan iyidir diyerek pamuk ipliğine tutunur gibi tutunarak kendimizi kandırmayı sürdürüyoruz…bu hakkın kötüye kullanılmasına ve barbarlığa karşı direnmeyi sürdürüyoruz…nasrettin hocanın göle maya çalması gibi ” ya tutarsa “diyerek göle yoğurt mayası çalmaya devam ediyoruz…bütün arkadaşlara sevgiler saygılar…

  4.  

    çiprasın haddini aşan konuşması bizimkinin kem kümü ege adalarının gündeme gelmemesi lozanın güncellenmesi ihaneti,derken hooop ataşehir bld. bşk. battal ilgezdinin yolsuzluk nedeni ile görevden alınması.
    nasıl bir manevra,herkes alabora oldu.
    partizanlar hemen kendi yolsuzluğunuza bakın, falan.
    yani olta attı ve balıklar üşüştü.
    oysa yolsuzluk kim tarafından yapılırsa yapılsın utanç verici yüz kızartıcı bir suçtur. yolsuzluk yapan benden olursa onu savunurum utanılacak bir konudur. ki battal ilgezdinin karısı gamze ilgezdi rezidanslar kraliçesi olarak nam salmıştı.
    eeee niye sahip çıkalım ve bu ihanet manevrasında taraf olalım. :(

  5.  

    ege adalarımızda yunanistan üs kuruyor askeri tatbikatlar yapıyor,bizimkilerden çıt çıkmıyor.
    neden?
    çünkü o adalara onların bilgisi dahilinde el koyulmuştur.
    bunlara ses çıkarmadıkları gibi şimdi birde Lozan ın güncelenmesi gerkir denliyorsa bu güncelleme artık Lozan olmaz sevr olur.:(

    •  
      fatma gurman fatma gurman

      atatürkçü türkiye onlara birkaç numara büyük ve ağır geldi, altında kaldılar kalkamıyorlar, kaldıramıyorlar…bu ülkede gözü kalmış ve gözü olan gruplardan ve devletlerden yardım dileniyorlar, alın bunu sırtımızdan sizin olsun diyerek ülkeyi peşkeş çekiyorlar… küçük olsun bizim olsun der cuk otururlar onların çizdiği sevr haritasına abdülbademler kabilesi olarak…3 kasım 2002 gecesi yatmadan evvel takvimin sayfasına akape demek savaş demek iç ve dış savaş diye not düşmüştüm…benim neslim içinde bu takımın ciğerinin kaç para ettiğini çok küçük yaşta çok ağır bedeller ödeyerek öğrenmiş olan ve hala mezarlıktan konuşanlardan biriyim…sağlam öz-bilgidir…kulaktan duyma kitaptan okuma değil…bu bela bu ülkenin başına gökten zembille inmedi dipten geliyorum diye diye bağıra çağıra homurdana homurdana öldüre öldüre geldi…yüreklerin kulakları sağırdı onları da bağır bağır bağıranları, kurşun eritmeye çağıranları da duymadı çoğunluk…aman ağzımızın tadı bozulmasın, şurda iki lokma ekmek bir hırka şükredin, geçinip gidiyoruz hır çıkarmayın, size mi kaldı ülen sıpalar bu ülkeyi düzeltmek, gemisini kurtaran kaptan kendinizi kurtarmaya bakın diye terslediler, direneni evlat olsan sevilmezsin diyerek ihbar ettiler işkencecilere, cellatlara ırz düşmanlarına teslim ettiler…bugünün tarihi o günlerde yazıldı…

  6.  

    irfan Değirmenci‏ @degirmencirfan

    irfan Değirmenci Retweetledi: irfan Değirmenci

    Doğan Holding’in “saygınlığımızı zedeledi” diyerek aleyhime açtığı tazminat davası bu sabah mahkeme tarafından reddedildi????Daha sırada bizim onlardan istediğimiz kıdem ve ihbar tazminatının davası var. Basın işçisiyiz, haklıyız, kazanacağız????

    irfan Değirmenci‏ @degirmencirfan

    Tweetlerimle Kanal D’nin “saygınlığı”nı zedelemişim!Bana 30 bin liralık dava açmışlar????Vay arkadaş,takıntılı eski sevgiliye döndü koca kurum????
    ***
    Hakan Gülseven‏ @gulsevenhakan

    Hakan Gülseven Retweetledi: irfan Değirmenci

    İrfan, senelerce “koskoca” Doğan Holding’in medya çalışanlarının maaşlarını nasıl “yarım” gösterdiğini, diğer yarısını “telif” diye ödeyerek hem vergi kaçırdığını, hem de binlerce kişinin emeklilik maaşlarından alenen çaldığını dava dilekçesine sokmalısınız… Epey bir tanık var!
    ***
    oooo ne dolaplar dönüyormuş meğer.doğan holdingin vergi kaçırması demek buymuş.
    sonradan iktidarla vardıkları anlaşma gereği sen benim vergi kaçırmamı görme bende senin yandaşın olayım denildi herhalde ki bir daha doğan holdinge vergi müfetişleri gitmedi.:(
    nhızal

  7.  

    yahudi iflas edince eski defterleri karıştırırmış.
    daha önce istimlak edilip bedeli düşük tutulan yerler sahibi tarafından itiraz edilince bilirkişi raporuyla hakettiği bedeli mahkemecede onanıp ödeniyor.
    buna karşılık ulaştırma bakanlığıda temziye gidiyor ve istimlak işlemiyle tamamen dümdüz edilen yer için bilirkişi yeniden geliyor daha önce hiç kadastronun gelmediği yerler birden kadastronun biçtiği rayiç bedele göre ulaştırma bakanlığının ilk tespitine yakın bir bedel tespit ediyor ve mal sahibinden fazlası isteniyor.:(
    yani tapu falan hikaye, bunlar istedikleri yeri istedikleri bedelle alabiliyorlar.:(
    bizim başımıza geldi.:(

  8.  

    iki gündür siteye giremiyordum. şu anda trabzondayız. şehir dışına çıkınca türkcell vınn kullanıyorum.iki gündür modemde problem vardı.

    kafa akıl bırakmadılar insanda.meğer iki gündür modemimi yanlış yere takıyormuşum onun için sim kartı yok diye uyarı geliyor. yarın alıp bilgisyarımla modemimle gidecektim Türkcelle.
    rezil olacaktım.:))

    •  
      zalim zalim

      abla sen gene sansliymissin ki fark etmissin, ben olsam simdiye coktan türkcelle gidip modemi baslarina calmistim :) )

      •  

        :) ))))))

  9.  

    bugün Trabzondaki bir arkadaşıma gittim. evi trabzonun doğusunda kaşüstü mahallesinde. kaşüstü denize hakim bir yamaç. eskiden buralar yeşilikler içindeydi.şimdi ise yüksek yüksek rezidans denen gökdelen konutlarla dolu.
    ve bu konutlar süper lüks oldukça pahalı konutlar. halada yeni yeni siteler yapılıyor. nerdeyse daha inşaat aşamasında hepsine yakını satılmış.bilin bakalım kimler almış?
    elbette araplar. zaten kendi emlak burolarını kurmuşlar. tüm satılık konutlarda “satılık lüks daireler ilanı arapça yazılmış.
    arkadaşın evi çok güzel. inşaattan almışlar. ama evi çok güzel olmasına rağmen pek memnun değil. satmayı düşünüyor. sağım solum araplarla dolu. yaz gecelerinde erkekler sitenin hemen yanındaki cafede oturuyorlar hanımlar hemen cafenin altındaki parkta yerlere kilims erip tabak tencere gece yarısına kadar oturup yemek yiyorlar.çocuklar ın gürültüsü nü zaten anlatamam,gece karanlıkta bile yüzleri peçei. oysa gece 12 den sonra parkın ışıkları kapanıyor,insanların yatak odalarında rahatsız olmasınlar diye,ama onlar oturmaya gürültü yapmaya devam ediyorlar. birde nasıl oluyorsa ağır bir koku yayılıyor etrafa. asansöre onlarla binmek bir zulum.kokudan fenalık geliyor diye anlattı.
    kısacası şehirlerimiz araplaraın istilasına uğramış. trabzonda 2000 metrelik dağa çıkın orda bile varlar. yaylalar kentler artık arapların elinde.
    iki sene önce yazılmıştı,uzungölde cuma namazında arap imam arapça vaiz bile vermişti. konu tepki çekince trabzon müftüsü bizde hacca gidince kendi imamız Türklere namza kıldırıp Türkçe vaiz ediyorlar diyerek durumun normalliğini anlatmıştı.
    canım ülkem bazan demokrasi yalanları bazan yatırım balonları ve çokça dini masallarla elden çıkarılıyor.:(

  10.  

    elon musk a göre yapay zekalı robotların karşısında sıradan nsanların şansı yüzde beş ile yüzde on arasınday mış.
    yani dünyada insan kırımı artık iyice dillendirilmeye başlandı.:(
    elon musk bu tehlike karşında insanlığa hizmet etmek için kolları sıvamış.
    ama bakın nasıl olacak insanlığa yardımı.
    insanların doğrudan beyinlerindeki yapay sinir ağları ile bilgisayar ve diğer elektronik cihazları yönlendirebilecek bir teknoloji geliştirmek.
    yani yapay zekalı robotlara karşı robotlaşmış insanlar:(

    •  
      fatma gurman fatma gurman

      tartışmalarda şöyle izah ediliyor bu durum;
      “takazı mümkün olmayan bir yaratık olan ve bunu anladığında bu eşsizliğe tahammül edemeyen doğal homo sapiens kendi yerine takaz edilebilen yapay android varlık-yapay zekalı robot- koyma plânı kurdu ve uyguluyor…bu nasıl mümkün olabildi ??? kadim/alışılagelmiş gerçeklik ve bilgi ilkelerinin gözden geçirilmeleriyle…özne ile nesnenin diyalektik ilişkide olduğu ve bu diyalektiğe öznenin hükmettiği varsayımının ötesine geçildi…uzlaşmaz denilen dinamiklerin ötesine geçildi…toplumsalın “kör noktası” aşıldı…artık toplumsal makine küresel bir çevrimi, moebius halkasını katediyor ve aktörler her zaman için sözleşmelerin her iki yanında birden rol alıyorlar…özne nesneyi keşfederken nesne de özneyi keşfediyor, ikili bir ilişki, hükmeden yok…özne nesneyi icat ediyorsa tam tamına nesne de özneyi icat ediyordur kabul ediliyor…özne nesneyi düşünüyorsa nesne de özneyi düşünüyordur…bilgi, özne ile nesne arasında bir düello olarak kabul ediliyor ve bu düello eskiden özneye yüklenmiş olan eğemenliğin nesnenin ufkunda kaybıyla sonuçlanıyor…homo sapiens, içine işlemiş bilinciyle, anlaşılmazlığıyla, simge düzeniyle, yanılsama gücüyle sonunda evreni tahrif etmeye, kendi belirsizliğiyle onu bozmaya, onu da kendi gibi belirsizleştirmeye vardırdı işi, kendi düşüncesinin tahrif ettiği, istikrarsız hale getirdiği bir evrenle uğraşıyor…kaos alemine akıl getireceği yerde hiç görülmemiş güçte bilgi ve düşünce darbeleriyle onu daha da büyük bir kargaşaya sokuyor…onun, kopyası olmayan evrenin dışında bir nokta olabilirmiş gibi düşünüp o noktadan evrene bakıp onu düşünmek gibi basit bir girişimi bile evrene son verme iradesi demek oluyor…doğalı yok edip yerine yapayı koymak…doğala minnet ve şükran duyamayan, doğala tahammül edemeyen onu yok etmek hırsıyla yanıp tutuşan homo sapiens 21. hristiyan yüzyılında kendi sonunu getirecek hazırlıklarda büyük aşama yapmakta”…

  11.  

    isimi bitirdim tv yi actim.arka sokaklar dizisi. riza babanin sirtinda mavi ekoseli ceket.sanirsin rte tum kanunsuzlarin karsisinda.

  12.  

    burak erdoğanın italyada göz altına alındığı söyleniyor.henüz medyada yok .doğru mu balon haber mi göreceğiz.

  13.  

    ÖZAL / ANAP VE DÖRT GÖRÜŞÜN
    GERÇEK YÜZÜ

    Turgut Özal, dört görüşü birleştirdik diyerek ANAP’ı kurdu. Dördün biri Ülkücülerdi. Ama Özal bir gün olsun Ülkücülüğü yüceltmedi. Aksine makam mevki ve iş yoluyla parasını verip kendi amaçları için kullandı.

    Dört görüş değil ama Türkiye dört bakımdan tamamen değiştirildi:

    1-Özal zamanında yani 1981-1991 döneminde Kürtçülük rahatça konuşularak çanak tutulmak suretiyle alıp başını gitti. PKK küçük bir örgütten kocaman bir terör ordusuna dönüştü. Barzani ve Talabani devlet katında kabul edilen kişiler oldular. Peşmergeler ülke içine sokulup korundu.

    2-Aynı dönemde gerici yobaz kesimler desteklendi. Tarikatlara destek verildi. Nakşiler, Kadiriler, Menzilciler, Nurcular ve özellikle Fethullahçılar; Cumhuriyetin temellerine konulan dinamitler gibi büyüyüp güçlendiler.

    3-Ekonomi serbestleşti, liberalleşti ve Batı kapitalizmine bağlandı. Dolar adeta ülkenin başına bela hale getirildi. Ekonominin patronu dolar ve emperyalizm oldu. Türkiye yarı sömürge sürecine sokuldu.

    4-Bireysel ve toplumsal ahlak çeşitli araçlarla bozuldu. Yozlaşmanın aydınları ahlaksızlık ve liberalizm kisvesi altında beden ve beyin fahişeleşmesini telkin ettiler. Türk milletinin gelenekleri bozuldu, ahlakı yozlaştı.

    İşte Turgut Özal ve ANAP buydu!
    Bugün bu geçmişin çok iyi düşünülmesi gerekir!

    Hani Mehmet Akif der ya:
    “Tarih”i “tekerrür” diye tarif ediyorlar;
    Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

    Doğru demiş!
    Şimdi de bu geçmişten ibret alınmazsa yeniden yaşanacak gibi görünüyor!
    Üstelik bu defa bu dört yönlü yozlaşmanın çoğu hazır durumdadır.
    Geriye sadece Türklüğü kaldırıp Türkiye’yi parçalamak kalmıştır!

    Türk milletinin akıllı olması lazımdır!
    Particiliği gözü dönmüş sapkınlığa çevirmemesi gerekmektedir!
    Çünkü bu günler son aşamadır!

    Hayri Yıldırım

  14.  

    bu gece AYLA filmine gittim. çok güzeldi. özellikle guya savaş bitmişken giden birliğimizin birden savaşın ortasında kendini bulması,abd nin basiretsizliğine karşı askerlerimizin kahramanlığı illede annesini babasını baskında bombardmanda kaybeden bir küçük kıza sahip çıkan astsubay süleyman ve diğer subayların kız için yaptıkları bir insanlık destanıydı.
    bölücü severlerin çocuklar ölmesin böğürmeleri bu nedenle askerimizi katil diye yaftalamaları ve dahası bu kara propogandaya elinde tuzla koşan hümaniklere lanet olsun.
    bu filmi izleseler burun kıvıracaklarına eminim. bir tür belgesel drama film.

  15.  

    selcan taşçının bir oğlan bebeği olmuş. kutluyorum. Allah analı babalı büyütsün.:)

    •  
      fatma gurman fatma gurman

      ailesine ve insaniyete hayırlı evlat olması dileğiyle…

    •  
      Özgürce Özgürce

      Hoş gelişler ola :)

    •  
      06 anka 06 anka

      Allah analı babalı büyütsün,uzun sağlıklı bir ömrü olsun.

Cevap Yazın


− 1 = 1

FpsAgency