Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Yolsuzluk Rekoru Bizdeymiş
23 Aralık 2013
00:02
771 Kez Okundu

M. Morgül

Paranın efendileri bölgemizde yeni bir sistem kuruyorlar, yeni bir ahlak ve yeni bir din ile geliyorlar, anlamakta zorlandığımız budur.

AKP-Cemaat çatırtısından yükselen manşetlere bakıyorum, yolsuzlukta dünyada tekmişiz… Evet ama, operasyon düğmesine neden şimdi basıldı?

Sanırım ABD, İran ile savaşı artık tetiklemesi gerekiyordu.

Belki de şu anda açığa alınan emniyetçiler büyük şehirlerde bomba yüklü araçların patlatılmasını engellemişlerdi…

İran ile yapılan altınlı doğalgaz alışverişi, ABD’nin ticaret ambargosunu delerek yapılmaktaydı, ABD bunu hiç affeder mi?

Ortalıkta yasa dışı yapılmış çok iş var, öyle görünüyor. ABD’yle yasadışı işler olursa sorun yok da, İran ile olursa kıyamet kopar elbet.

Neden operasyonlar sadece Halk Bankası bağlantılı işler üzerinde yürüyor, bunu düşünmek gerek.

Başbakanın onca ABD’li danışmanı varken, ayrıca her bakanlıkta yabancı uzmanlar (ajan da deniyor) varken, neden ABD’ye rağmen olabiliyor bu işler, düşünmek lazım. Evet, onların bilgisi dışında değil bu işler. Bizi nereye götüreceklerse o danışmanlar direksiyonu öyle tutarlar, işleri budur.

Peki, yolsuzluklar sadece adı geçen bakanlıklarda mıymış diğer bakanlıklara neden gidilmemiş?

Örneğin, Milli Eğitim Bakanlığında ders kitapları ihalelerinden kimler nimetleniyor acaba? Ders kitapları yazım komisyonlarında cemaatle aralarında su sızmıyor, eğitimin içinin boşaltılmasında hiç sorunları yok. Öte yandan, kaçak baskı ders kitaplarını duymayan kalmadı, kimisinde yayınevi adresi bile yok, kimisinde verilen adreste öyle bir matbaa yok…

Sonra, Sağlık Bakanlığı, ilaç ihalelerinde hiç mi yolsuzluk yok?

Ya Çalışma Bakanlığı? Ona bağlı Mesleki Yeterlilik Kurumu var, Anayasaya aykırı olarak kurulmuş, sertifika ve onay mercii, tam da perde arkası çalıştırılan yer. Küresel merkezden kumandalı, yabancı uzmanlarla çalışıyor. Eğitimi ve Sağlığı küresel piyasaya teslim etmektir işleri. Kamucu yasaları kanun hükmünde kararnamelerle delerek piyasanın önünü açarlar.

Şimdi AKP ve hükümet yıkılır, gidiş o. Ancak, ülke olarak da yıkılıyoruz, bunu görelim. Tayyip Erdoğan yaptığı hiçbir kötülüğü kendi başına yapmadı, Amerikancı İslamcılarla paslaşarak yaptı. Onu buraya kadar beyaz at üstünde getiren büyük lobi, şimdi onu atıyla birlikte uçurumdan atıyor, o sanal imparatorluk çöküyor. Deliğe süpürülme vakti gelmiş demek ki, kendi düşen ağlamaz.

Türkiye Cumhuriyeti devleti bütün kurumlarıyla çürütülene kadar onu kullandı Amerika. Ne hukuk kaldı, ne eğitim, ne sağlık, ne savunma, ne güvenlik… Hepimiz bu çöküşün altında kalacağız. Sadece direnme deneyimi olan öngörülü Kemalistler, “Ya İstiklal ya ölüm” diyerek yeni bir atılımla toplumu feraha çıkartabilir, ama kaç yıl sürer bilinmez.

Bu olanlarla birlikte, ABD yeni bir Ortadoğu-İran-Türkiye stratejisi çiziyor, eşbaşkanları onun için değiştiriyor… Eski stratejiye göre algılamaya kurgulanmış olan güvenlik ve savunma elemanlarının da değişmesi gerekiyor. Balyozlarla TSK kadroları tasfiye edildi, emniyet kadrolarının da tasfiyesi gerekiyor. Bürokrasiden Mülkiye kökenlilerin de gitmesi gerek, belediyeci valiler sistemi geliyor. Doğaldır ki, Milli devlete asker, memur ve bürokrat yetiştiren ne kadar eğitim kurumu varsa, onlar da berhava edilecek. Çünkü, yenidünya düzeninde herkes üzerine yeni bir köle elbisesi giyecek, milli beklentilerinizi unutmanız gerekecek.

İnanmayacaksınız ama, yeni bir din doğuyor, onu da görün lütfen. Epanti Gülen onu temsil ediyor, İngiltere ve ABD onun arkasındadır, onun için öyle esip gürleyebiliyor. Bakınız, Hz.Muhammed’siz, Bismillah’sız ve Kelime-i Tevhid’siz İslam geliyor. Ona artık İslam denirse… İsterseniz Diyanet’in de onayıyla yazılmış Hz.Muhammed’in Hayatı adlı ders kitabına bakın.

Görülüyor ki, 3.bin yılın Protestan Evangelist Haçlı Seferinde yeni bir aşamaya geldiler; ulus devletimizi var eden Türk Ordusu bitti, Emniyet’in ve bürokrasinin bitirilmesi ve bu işler sırasında kullandıkları maşaları da ortadan kaldırmaları gerekiyor. Bunu yaşıyoruz.

Yine, tarihte Katolik-Venedik haçlı seferlerinin zulmüne uğrayan Bereketli Hilal topraklarının Şii, Ortodoks ve Alevi insanları gibi, çok acı çekeceğiz, öyle görülüyor.

Dua ederek bu kâbustan kurtaracağımızı zannediyorsak yanılırız. Hz.Muhammed gibi “Atın putlarınızı ayağa kalkın” demenin vaktidir. Ya da Mustafa Kemal gibi düşünmek, onun yaptığını yapmak gerek; vardır bir çaresi!

Eğitimci Yazar Mahiye MORGÜL, 22 Aralık 2013
http://www.mahiye.net

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"Yolsuzluk Rekoru Bizdeymiş" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  
    zalim

    Tek care Ordu Millet ele ele halk Devrimi yapmak.

Cevap Yazın


5 − = 2

FpsAgency