Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
YENECEĞİZ
29 Nisan 2013
09:48
701 Kez Okundu

” AL BU EŞORTMANI, İÇİNE GİRİP GELMEZSEN, ÖBÜR DÜNYADA
SENİ BULUR, YEDİ CEDDİNİ DİKERİM ” dedim…….

1955 te doğduk, 1970 in 1 eylülünde HAVA LİSESİNE girdik,
BEŞ ARKADAŞ….1 EYLÜL 1970 te tanıştık, ve bir daha hiç
ayrılmadık…..anne-babalarımızı kendi anamız babamız
bildik, kardeşlerimizi kardeşlerimiz….aynı filolarda
yanyana uçtuk, filolar ayrıldı, ama gönüllerimiz hep bir
oldu….sene 2012, hepimiz kaptan pilotuz değişik şirket
lerde, ama, TAYYAR ve ben, 12 yıldır aynı şirketteyiz….
maddi-manevi, her derdimize koştuk, sevincimiz bir, tasamız
bir oldu…çocuklarımız beraber büyüdü, öz amcalarından
önce bu beşimizin isimlerini sayarlar…..
hepimiz GAVUR İZMİR liyiz, geldiğimiz aileler de, aşağı yukarı
aynı….
evet, TAYYAR, en deli dolumuz, ve dünya yansa, yorganı yok
içinde türünden, ve ben, öz kardeş olsa bu kadar mı çeker
cinsinden…..paramız bir gün varsa, on gün yoktu…..
ama, neşemiz, o hep vardı….zaten bizim camia, tayyar dese,
peşinden ali ihsan gelir, ali ihsan dese, tayyar…..
ben hava kuvvetlerinden 1987 de ayrıldım, tayyar 88 de….
istanbula geldim ben, anasından ayrıldığım oğlum babasız
kalmasındı dileğim, istanbul da iş buldum, tayyar antalya
da bir şirkete girdi…..
ve sene 1995, en gamsızımız, en hayat dolusu eleman…..
1.85 boy, 90 kilo….
KAN KANSERİ………..
lan vurulduk…beynimizden, kalbimizden vurdular….
TAYYAR vurdu bizi……..
atladım, bir solukta antalya kepez hastanesindeyim…..

” LAN OĞLUM, YAKIŞIYOR MU SANA BİZİ VURMAK, KALK AYAĞA ”
………..
” DUR LAN ” dedi o pis sırıtışıyla, ” SEN VEREM OLDUN, İKİ
CİĞER DE BİTİKTİ, GEBERDİN Mİ, SIRA BENDE ”

tamam oğlum dedim, tezgahı serdim antalyaya, uçuşlarımı
oradan yaptım, şirket anlayış gösterdi sağolsun…..

KAN KANSERİ-İLİK KANSERİ bir anılıyordu o zamanlar, şimdi
ayrıldılar mı bilmiyorum…..

ama, tedavisi yoktu……kurtulan yoktu………ve bizim
90 kilo erimeye başladı gözümüzün önünde……..

E.T. filmini bilmeyen var mıdır, hani o mavi gözlü dünya
dışı iyi kalpli yaratık……

o kadar oldu len……delireceğim…….saldırıyoruz
her köşeye…….doktorlar çaresiz….

israilden bir haber geldi o günlerde……..

belki burada tedavi edebiliriz dedi bir hastahane…..

BELKİ, BELKİ, BELKİ……………büyüdü, büyüdü, büyüdü….

TEDAVİ EDERİZ oldu……..

len, dünyada o ana kadar 2 kişi atlatmış, türkiyede hiç…..

kepez hastanesi, bizden bu kadar deyip, evine göndermiş
bizim E.T. yi…..

aldım kucağıma, 35 kilo E.T. yi, atatürk gözleriyle bana
bakıyor, kel kafası altından…..ses bitik…..
indirdim ikinci kattan aşağı, ambulansa koyarken…….
ona, normal ebadında aldığım yakışıklı bir eşortmanı
kucağına yerleştirirken…….
kulağına eğildim…..

” DUYUYOR MUSUN LAN BENİ ”

gözlerime bakarak, evet dedi masmavi gözleriyle……

” AL BU EŞORTMANI, İÇİNE GİRİP GELMEZSEN, ÖBÜR DÜNYADA
SENİ BULUR, YEDİ CEDDİNİ DİKERİM ” dedim…….

sarılışını unutamam……

o an takatsızlıktan diyemiyormuş, ama  ” DÖNERSEM, BU DÜNYADA
DİKECEĞİM ” demek istermiş meğer…..

gitti……

VE MUCİZE……

DÜNYADA ÜÇÜNCÜ, TÜRKİYEDE İLK…….

eşortman geri geldi……

EŞORTMAN GERİ GELDİ…………

hem ne geliş……….

o sarı saçlar yele gibi, gözler her zamankinden daha mavi…

5 sene uçuş vermediler….

tıp inanamadı…….

o zaman yöneticiydim, uçuşu aldı, yanıma geldi…..

o gün bu gün beraberiz……

şunu bilir şunu söylerim…..

her şey beyinde biter……

YAŞAYACAĞIM DİYEN BİR BEYİNİ ÖLDÜRMEYE DAHA AZRAİL GELMEDİ..

ve moral…..moral destek……

buradan yanlış anlamazlarsa eğer, sayın FATMA ablama ve sayın
DARA hanıma selamlar, ve de sevgili NEŞE ablama saygılar
sunarım…..

YILMAZ dostum da yenecek, yanımızda yerini alacak……

biliyorum, özel bir konuydu, anlatmam zordu…..

YILMAZ kardeşim, abim, arkadaşım, dostum……

YİĞİT in TÜRKÇE TARİFİ dir…….

ne zamandır bildiğim, ama anlatamadığım konuyu,
GAVURCA yazınca, bu yazıyı yazmam şart olmuştu……

yatacak, ölecek zamanlarda değiliz………

zaman zaman, hüngür hüngür ağlayarak yazdım…..

yanlışım varsa affedin……

 

  • gülser kalyoncu (Misafir)
  • 29.08.2012 10:01:30
  • Sevgili as; yazın gözyaşlarımı sel olup akıttı ..acım ve çaresizliğim öylesine büyük ki !!! ”Yılmaz adı gibi yılmaz dı..Geride doldurulması olanaksız boşluk bıraktı.ender bulunan kocaman yürekli dost lardandı..acısı ve boşluğu çok büyük..İlk kez sözünde durmadı.20 yılı aşkın anıları bizlere bırakıp gitti..ışıklar içinde uyu Yılmaz.seni hiç ama hiç unutmayacağız..yaşadığımız süre bizde yaşamaya devam edeceksin…”’
  • Şaman TÜRKSOY
  • 28.08.2012 15:18:20
  • Bazı insanlara adları çok yakışır ve kendileri için ‘ismi ile müsemmadır’ deriz.
    İsmi ile müsemma olmak, Ortalık Asya’da yaşayan atalarımız arasında çok yaygınmış. Çünkü;adama öyle rastgele değil, hak ettiği ismi verirlermiş. Örneğin,bir yumrukta boğayı yıkan yiğide ‘Boğaç’ derlermiş;ayıyı silahsız öldürene de Ayıboğan.

    Benim gibi bazı garibanlara ise isimleri hiç yakışmaz,hatta taban tabana zıtlık oluşturabilir. Ayamamı kendim seçtim,ama şimdiki aklımla. Adımı kendim seçebilseydim ‘Yılmaz’ olmasını isterdim ki bana da çok yakışırdı.

  • Tonguc
  • 28.08.2012 01:20:02
  • Abla cok tesekkürler.
    Iyi bir nostalji oldu bu.
    Münich’te bir vakitler büyük sebze halinin yakinlarinda bir $ili birahanesi vardi, ordaki bazi tiplerle sadece “venceremos” koduyla kontakt kurup bir kac saat sonra, onlar kendi dillerince, ben Türkce ayni sarkiyi söylemeye baslamistik.
  • özgürce
  • 28.08.2012 01:13:57
  • Değerli arkadaşlarım Venceremos “Susturulamayanlar” konu başlığı ile 23 Eylül 2011 tarihinde “Gavurca” köşemizde ele alınmıştı… Yazı sitemiz arşivinde yok ama, verdiğim bağlantıdan yazıyı okuyabilirsiniz…

    http://gavurege.com/webroot/home.php?op=ege&action=outview&article_id=2695

  • fatma gürman
  • 28.08.2012 01:07:37
  • venceremos=yeneceğiz
    www.youtube.com/watch?v=uGazscDbUkI
  • as
  • 28.08.2012 01:00:16
  • hah, oraya bida gönder, fatma ablamın yaptığı yoruma yazdığım yorumu da oku, iş teklifim var sana:)))
  • Zalim Şevki
  • 28.08.2012 00:53:10
  • :) )) Haklisin abi. O yorum yanlis yere gelmis.:( Olmasi gereken yer fatma ablanin rahmetli babasinin onu okutmak icin elinden geleni yaptigi yorumaydi.
  • Zalim Şevki
  • 28.08.2012 00:49:41
  • abi bende bilmiyordum, bende senin gibi google beye sormustum:))
  • as
  • 28.08.2012 00:47:53
  • len küçük fil, yorumu yanlış yere göndermişssin, yeneceğiz diyoruz, venceremos diyoruz, allah rahmet eylesin ne ki:)))
    neüzibillah:))))))))
  • as
  • 28.08.2012 00:45:01
  • abi, VENCEREMOS nedir diye sordum hz.gogıla, en hakiki cevaplar ekşi sözlükten geldi, bilgi olsun için:))))

    http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=venceremos

  • Zalim Şevki
  • 28.08.2012 00:42:35
  • Allah rahmet eylesin. tüm iyi Babalara.
  • fatma gürman
  • 28.08.2012 00:26:09
  • venceremos…
  • Tonguc
  • 28.08.2012 00:14:11
  • Fatma abla cok haklisin. Gülme, güldürme, hayata en azindan bir köseciginden de olsa olumlu bakabilme… Bunlar cok önemli.
    Hani, illa da “ulan dünya yansa icinde bir tutam pamugum yok” diyenler vardir ya. Onlarin tarzi olmasi sart degil, hatta tam tersi, “lan bu dünya yansa yazik olur, coluk cocuk garibanlar masumlar, yanmasa iyi olur, keske yanacak olunca yardimim dokunabilse” tarzi belki de daha iyi.
    Ki sizin tarziniz zaten o. Mücadele, savas, bir kenardaki yamuk duran bir resmin cercevesini düzeltmek, yamulmus bir civiyi dogrultmak, kerrat cetvelini yanlis ezberleyen bir cocuga dogrusunu göstermek, bir cocugun bisikletinin patlak tekerini tamir etmek, yolda kalmis birini alip gidecegi yere götürmek, ne bileyim binlerce ihtimal, binlerce insani hayata baglayacak sey.
    Bütün bu ihtimaller baska ihtimallere de yol acar, mesela sizin kerrat cetvelinin dogrusunu ögrettiginiz bir cocuk ileride büyür bir baskasina yardim eder, bisikletinin patlak tekerini tamir ettiginiz bir cocuk bir baskasinin patlak tekerini tamir etmeyi ögrenir. Umuttur bu, ve iyilik ve güzelligin yayilimidir.
    Fatma abla tüm iyilikler ve güzellikler sizinle olsun, tüm hastaliklarla mücadele edenlerle olsun.
    Ve bilhassa kuvvacilarla olsun.
    Deli siirdir, buraya almadan olmaz, Attila Ilhan atamdan:

    kim kaldi
    mudafaa-i hukuk cemiyeti’nden
    avci ceketi
    körüklü cizme
    astragan kalpak
    bazen `ittihatci’
    hafif `istirakiyun’
    öfkeli kaslari salkim sacak
    kumral biyiklari mahzun
    hani felaket tütün icerler
    ceplerinde idam fermanlari
    bellerinde sögüt yapragi bicak
    ya millet meclisi’nde meb’us
    ya kuva-yi seyyarede asker

    Inadina hayat, inadina hayat.
    Bu pisliklerin inadina yasayacagiz.
    We shall overcome! degil mi abla.
    Venceremos!

  • as
  • 27.08.2012 23:56:21
  • ne demiştik, allah gülmeden gülmemeden eksik etmesin amin:))
    dün akşam, silivride levent kırcanın AZINLIK oyuınunu izlemeye gittik ailece….işçi partisinden aramışlardı 10 gün önce, 10 bilet versek satar mısınız dediler, ben 12 adet aldım, tanesi 25 lira….satmak değildi düşüncem, maksat destekti, o mahkemenin dışındaki yaz kış içerdekiyle birlikte direnen insanlara……
    kırca, çok usta sanatçı……güldürdü, düşündürdü, ağlattı……
    içeri almazlarsa bu adamı, organizatör belli…….
    6-7 bin kişi vardık orada, birbirini ilk kez gören insanların bu kadar sevgi içinde birbirlerine bakmaları……….anlatılamaz…….
    devamı gelecek….
    şu anda ulusal kanal dün geceden özetler veriyor…..
  • fatma gürman
  • 27.08.2012 23:41:56
  • teşekkür ederim tonguç kardeşim şifa dileklerin için, ben de bütün hastalara acil şifa diliyorum…bu gidişle yakında 66. koğuşa dönecek site…bütün hastalıkların temelinde bağışıklık sisteminin çökmesi yatıyor ve buna da en fazla üzüntü ve sıkıntı sebep oluyor…hele hele dışarı vurulamayıp içe atılan dertlenmeler en fenası…bağışıklık sistemini güçlendiren en etkili ilaç gülmektir…gülün ve etrafınızdakileri güldürün, hastalıklar ufak ufak tüyerler meydan sağliğa kalır…sağlığı henüz bozulmamış arkadaşlara tavsiyem gülmeleridir ve etraflarındaki insanları güldürmeleridir…ben uydurmuyorum…artık hastahanelerde palyaçolar dolaşıyor, komedyenler dolu ortalık…biz pinponlar hastahanede gideceğimiz yerleri devamlı karıştırıp başka başka bölümlere gidiyoruz. bizi bekleyenler boşuna bekliyor…bir komedyen devamlı hastahaneyi dolaşıp sesleniyor ; yanlış planete konanlar listesini okuyorum diyor…gülen gülene ta ki kendi adını duyuncaya kadar o zaman bir irkiliyoruz, fena halde gocunup büzülüyoruz ama sonra unutup kahkahaya devam ediyoruz…komedyenin peşine takılıp olmamız gereken bölüme gidiyoruz…hastahane içinde kaybolan kaybolana…hastalardan biri de bu durumu şiire döküp beste yapmış, evden gitarını getirtmiş, taburcu olurken bizi toplattı seminer salonuna eserini dinletti, ihtiyar parmakları tutukluk yapa yapa çaldı, söyledi ve bizi güldürerek vedalaştı…tralala tralala, wir sind noch da ( hala varız demeye geliyor) diye de nakarat yapmış bize tekrarlattıı nakaratı, kapıya kadar geçirdik kendisini…artık hastahanelerde gülme ve güldürmece tedavi metodu olarak kullanılıyor…gülelim, güldürelim, bağışıklık sistemimizi güçlendirelim, bu süprüntüler süpürülecek etraf temizlenecek daha çok işimiz var çok, biz yapmazsak kim yapacak ???
  • Tonguc
  • 27.08.2012 23:10:38
  • As abi, yine deli dolu yazmissin, yine damara basmissin tütünü.
    -Tütün basmayi da bilen azdir gerci-
    Lakin arkadasindaki iradeye, o tedaviyi uygulayan doktorlara hayranlik kacinilmaz. Tayyar abiye selamlar, insallah daha da saglik ve savas haberlerini aliriz.
    Bir de su sözün var ya as abi: “YAŞAYACAĞIM DİYEN BİR BEYİNİ ÖLDÜRMEYE DAHA AZRAİL GELMEDİ..”
    Dogrudan Terry Pratchett’in düz dünya serisindeki ironik tiplemeleri hatirlatti. (Son derece derin yapi kurgulariyla dolu, katman katman okunacak kitaplardir)
    Orada da bir “azrail / ölüm” tiplemesi vardir, bazen elinde kum saati bosalmis tipleri almadan ayrildigi da olur.
    Bu sacmalari aslinda yazindaki yüksek duyarliligi algilarken hafifletrmek icin yazdim. Yoksa gözleri yasartacak bir öykü.
    Velakin, direnc, illaki direnc.

    Bu arada fatma ablaya, Dara hanima, Nese ablanin yegenine de, ve bilhassa sn Savasci (Kämpfer)e de acil sifalar diliyorum.

  • Fatma sibel yüksek (Misafir)
  • 27.08.2012 19:42:29
  • Hayatımda hiç bu kadar yüreğin en derin damarından yazılmış bir yazı okumadım. Biz as’ı yorumcu bilirdik:)
  • 06 anka
  • 26.08.2012 21:52:26
  • Sevgili nhızal,üzüldüm.Genç yeğenine acil şifalar dilerim.
    Lütfen,kendine dikkat et ve moralini sağlam tut.Sizler iyi
    olun ki sinerjiniz yeğenine ulaşsın.Geçmiş olsun.
  • Zalim Şevki
  • 26.08.2012 19:53:19
  • Nese abla. Kendi dertlerin yetmiyormus gibi, ülkenin bütün dertleriyle ugrasiyorsun, Ve acini bizimle paylastigin icin de sucluluk duygusu yasiyorsun… Abla kimsenin elinden bir sey gelmese bile,
    seninde söyledigin gibi, Acılar paylaşıldıkça azalır sevincler paylaşıldıkça çoğalırmış.
    Yani biz burada birbirimizle bile dertlesmeyeceksek, O zaman Gavuregenin Gavurlugunun ne kiymeti olur..
    Zaten dostlarina karsi duyarsiz olan insanin ülkesine de hayri olmaz. Yani dertlerimizide sevinclerimizide paylasaya devam, elimizden hic bir sey gelmese de, belki söylenen bir söz, birazcik olsun insanin acisini dindirir.
  • nhızal
  • 26.08.2012 19:24:11
  • sevgili arkadaşlar,2008 in ilk aylarıydı. yüreğim daralıyor gözlerim kararıyordu.odatv de okuyor yazıyor ülke gündemine dair kaygılarımı dile getiyordum.ama kendi derdim de ayrıca yükümü artırıyordu.

    çğnkü henüz 17 sinde olan canım yeğenim kolunun kırılması ile ortay çıkan bir hastalıkla boğuşuyordu.tesadüfen ortaya çıkan bu hastalık kemik kanserinin en saldırgan cinsi idi.tek şansımız henüz başlangıçta olması idi.

    gereken her şey yapıldı. hastalığın seyri iyiye gittiği bir gece odabudsmanı okurken dayanamadım bu durumu yazdım.odabudsman gavurcamız gibi bir tür serbest kürsümüzdü.buna güvenerek içimden geçenleri yazdım.

    yorumuma cevap veren arkadaşların çokluğu çok mutlu etti.acılar paylaşıldıkça azalır sevinşler paylaşıldıkça çoğalırmış. doğru bir tespitti.o kadar çok geçmiş olsun dileğine ben bile şaşırdım. bu bizim ortak özelliğimizdi. kimse banane demedi.

    dahada önemlisi ertesi hafta ki odabudsman yazısının bir kısmıda bu konuya ayrılmıştı.bu dayanışma çok güzeldi.

    kısacası as,bu sonu mutlu biten hikayeni bizimle paylaştığın için teşekkürler. umarım yılmaz savaşçımızda en kısa zamanda aramızda olacak.

    yeğenime gelince,ilk hastalığı zorlu bir tedaviden sonra ki buna ameliyet dahil(sağ kolundan hasta kemik 17cm.kesilip çıkarıldı yerine sol bacağından kemik alınarak takıldı.)yendi. üniversiteye başladı.çevre mühendisliği 1. sınıfı geçti.hastalığın başlangıcından 2.5 yıl sonra kontrolleri altı aydan bir yıla çıktı zaman akçiğere atladı.yine zorlu bir tedaviden sonra yeniden üniversite sınavlarına girdi bu sefer endüstri mihendisliğine girdi ve ortak derslerden 8 tanesi geçerli sayıldığı için 2.sınıftan başladı ve bu yıl 3 e geçti. rutin kontrollerinde hastalığın yeniden faaliyete geçtiği bu sefer zarada sıçradığı anlaşıldı.

    şu anda hastanede.

    as bu iş beyinde biter diyor.çok doğru.yeğenim şu anda 22 yaşında.2007 nisanında kolunun kırılmasıyla başlatan 5 yıllık süreçte hep moralini yüksek tuttu.bu hastalığı yeneceğim dedi. her seferinde ben kazandım dedi. ama şu anda direnci kırılmak üzere.17 gündür hastannede.ciğerdeki suyu boşaltamıyorlar.

    ne yapacağımızı bilemiyoruz.insanın çaresiz kladığı anlar vardır.biz o anları en yoğun haliyle yaşıyoruz .umut etmek güzel.umudumuzu kaybetmiyoruz,ama ….

    ülke gündeminin yoğunluğu altında ezilirken birde bu duruma katlanmak çok zor.

    ancak gavurege varlığı ile biraz nefes almamı sağlıyor.

    bende as gibi bitirmek istiyorum.özel bir konu.size yazmam ne derece doğru bilmem ama dayanamadım.sürçü lisan ettiysem affola.

  • 06 anka
  • 26.08.2012 14:06:15
  • Değerli as,paylaşımınız için teşekkürler.
    Gerçekten bir mucize anlatmışsınız.Dostluk budur duygularıyla
    gözlerim dolu dolu okudum.Yılmaz Bey de ailesi ve dostlarının
    yarattığı moral ve beyin gücüyle adına uygun davranacak,
    sağlıkla aramıza dönecektir.Çünkü daha yapacağımız çok şey
    var.Vatanın mikroplardan temizlenip steril bir ortama
    kavuştuğunu görmeden hiç bir yere gitmeyeceğiz!
  • Armor
  • 26.08.2012 09:46:05
  • @as şimdi sana sövüyorum.Beni B Arınç’a benzettin.Şimdi bugün gidip eşortman mıdır eşofman mıdır neyse ondan bir tane alacağım ve Yılmaz beye göndereceğim.Neşe abla adrese ihtiyacım var yardım edersen sevinirim.
  • fatma gürman
  • 26.08.2012 04:39:14
  • ben de ağlayarak okudum…uzun zamandır sağlık sorunlarıyla boğuşan biri olarak elimden gelenlerin kısıtlı olmasından dolayı hissettiğim çaresizliktir ağlatan…yılmaz kardeşimiz, mücadeleci, direnecektir…bizler de yanında olacağız gece gündüz, maddeten olamasak da manen…bağışıklık sistemini güçlendirici etkilerin başta gideni pozitif enerjidir…olumlu düşünmek ve davranmak…içimden devamlı iyilikler diliyorum…
  • Zalim Şevki
  • 26.08.2012 04:09:53
  • as abi yüregine saglik. inanki bizlerde gözlerimiz dolu dolu okuduk, son misralara gelince, Tayyar abinin dönersem bu dünyada dikecegim seni demesinde sevince bogulduk. Ve abi kesinlikle ayni ikirdeyim. her sey beyinde bitiyor. gencken tipda okuyan bir arkadasimiz Fransada yasanan bir olayi anlatmisti, belki aradan 30 yil dan fazla zaman gecti, ben bu zamana kadar hic unutmadim vei tanidigim herkkeze bu yasanmis olayi anlattim. Olay söyle olmus, Fransadaki idamlik mahkumlardan tanesine demisler sizleri zehirle öldürücegiz. ve hepsinin önüne birer bardak koymuslar, ve mahkumlarada demisler hepsinin icinde zehir var icen ölecek. ama halbuki bardaklarin sadece 9unda zehir varmis, ama bunu mahkumlarin hic birisi bilmiyormus, sonucunda mahkumlarin hepsi önüne konulan bardaktakini icmis. ve 10 mahkumda ölmüs, yani zehirsiz olan bardagi icende ölmüs, cünki beyin kendini ölüme hazirlmis.. ve son olarak bogaz köprüsünden atlayip ölenlerin tamami kalp krizinden ölüyormus. yani hepsinin ortak özelligi, ölüme hazirlayan beyin. ve tabiki kurtulanlarinda kurtulma sebebi beyinle alakalidir.
  • nhızal
  • 26.08.2012 03:32:02
  • as,eline sağlık. evet Yılmaz da yenecek,biz de yeneceğiz.
as
as hakkında:
"YENECEĞİZ" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  

    yazık ki yenemedi,yenemedik::((

Cevap Yazın


8 − = 0

FpsAgency