Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Kırım-Yalta
25 Ekim 2013
23:41
1445 Kez Okundu

Bir haftalık gemi seyahatimizin ilk durağı Karadeniz.

16 ekim saat 18 00 de gemimiz İstanbul Karaköy Liman’ından demir aldı. Akşam saatlerinde klavuz kaptan eşliğinde İstanbul Boğazı’ndan  geçip Karadeniz’e açıldık.

Önce gemimiz hakkında kısa bir bilgi.

MSC firmasına ait Musica gemisi,ünlü yıldız Sopia Loren tarafından hizmete açılmış. Onların deyimiyle vaftiz edilmiş.

Bizde şehitlikler bile kırmızı kurdelayla hİzmete açılıyor. Yanılmıyorsam gemiler bir şişe şampanyanın gemi gövdesine çarpılmasıyla sefere açılıyor.

Musica 3000 yolcu yaklaşık 950 mürettebat kapasiteli.

Her türlü konforun düşünüldüğü ince detaylarla donatılmış şık bir gemi.

Bütün gece Karadeniz de yol alarak sabah Yalta’ya vardık.

Yalta, Kırım’ın bir liman kenti.

Kırım Karadeniz’in kuzeyinde Azak denizi’nin güneybatısından   uzanmış büyük bir yarımda da yer alıyor.

Ukrayna’ya bağlı özerk bir cumhuriyet.

Kırım hakkında kısaca şunlar söylenebilir. Tarih boyunca bir çok kez el değiştirmiştir.

Hun’larla başlayan sonra Kıpçaklar Peçenekler Bulgar Türkleri ve  Hazar Türklerinin eline geçen Kırım daha önceleride Ceneviz’liler Venedik’liler tarafından akınlara uramıştır.

Kırım, Selçuklu’lar Memluk’larada ev sahipliği yapmış ve Fat,h Sultan Mehmet  zamanında Gedik Ahmet paşa tarafından Ceneviz’lilerden alınıp, hapsedilen Mengi Giray (Kırım hanlarına giray deniliyor) kurtarılarak hanlığın başına geçirilmiş ve Osmanlı’ya tabi olmuş..

Kırım Hanlığı’nı kuran Kırım Tatarları SSCB zamanında Stalin tarafından Orta Asya’ya sürgüne gönderilmişler. Sovyetler Birliği’nin dağımasından sonra bir kısmı geri dönmüş, ama bir zamanlar Kırım Hanlığını kuran tatarlar şimdi küçük bir azınlık haline gelmişler.

Kırım  bizim için bir de savaş anlamındadır. Osmanlı-rus savaşlarından biridir.Sultan Abdülmecit zamanında Rus çarı 1.Nikola Osmanlıdaki tüm ortodoksları himayesi altına almak istedi.Padişahtan ret cevabı alınca eflak ve boğdana saldırdı.Rus donanması Sinop’u bombalıyarak liman daki Osmanlı donanmasını batırdı.
Bunun üzerine her zamanki gibi batı Boğazların Rusların eline geçeceği endişesiyle Osmanlı İmparatorluğu yanında yer aldı. Rus Çarına bir ültimatom vererek Eflak ve Boğdan’ın derhal boşaltılmasını Osmanlı’nın toprak bütünlüğünün tehdit altında olmasını kabul etmeyeceklerini bildirdiler ve tabi çar reddetti.
Bunun üzerine .hasta adam dediği Osmanlıyı Çar Nikola’ya kaptırmak istemeyen İngiltere, Fransa Rusya ya savaş açtılar. Fransız ve İngiliz donanmaları Çanakkale boğazını geçerek İstanbula demir attı.
Ruslar Osmanlı topraklarını sırasıyla ele geçirerek Silistre kalesini kuşattılar. Kaledeki Osmanlı ordusu çetin bir mücadeleyle kaleyi savundular.
Namık Kemal’in ünlü eseri VATAN YAHUT SİLİSTRE bu kahraman askerleri ve vatan sevgisini konu alır.
Savaşta Osmanlı nın yanında yer alan müttefik kuvvetleri Rusların en önemli limanlarından Sivastopolu ele geçirerek Rusya nın ilerlemesini gücünü kırmak istediler.
Ruslar limandaki donanmalarını batırarak liman tarafını  garantiye almak istediler. Sivastopolu kuşatan müttefik devletler sonunda şehri ele geçirdiler.
Türkler bur da her zamanki gibi bir destan yazdılar.
O destanın marşı;

http://www.youtube.com/watch?v=ISbNp3lASFc

Sivastopol  yıllar sonra yine Osmanlı’nın kaderinde önemli bir rol oynadı.
1914 te başlayan birinci Dünya savaşın da Almanların yanında yer alan İttihat ve Terakki partisi ileri gelenleri gizli bir anlaşma imzaladılar ve o sırada İngiliz donanmasından kaçan  Goben ve Breslav adlı iki Alman gemisi Çanakkale Boğazı’nı geçerek Osmanlı Devleti’ne sığındı. İngiltere bu iki gemiyi istedi. Osmanlı Devleti bu iki gemiyi satın aldığını Osmanlı donanmasına katıldığını bildirdi. Adlarını Yavuz ve Midilli olarak değiştirdi. Bu iki gemi Karadeniz’e açılarak Rusların Odessa ve Sivastopol li,manlarını topa tuttu.
Daha önce Osmanlının toprak bütünlüğünü bahane edip Rusya ya savaş açan müttefik kuvvetleri bu sefer Rusya nın toprak bütünlüğünü bahane edip Osmanlıya savaş açtı ve savaşın birden seyri de amacı da Osmanlıyı paylaşmaya doğru ilerledi. Sonrası malum. Mondros ve Sevr ile osmanlının mirasını aralarında bölüştüler. Ama tabi istekleri olmadı.ŞU ÇILGIN TÜRKLER ulu önder ATATÜRK ile DİRİLİŞ DESTANI yazdılar.
YALTA

Yalta küçük şirin bir kent.Yaklaşık 80 bin nufusu ve tipik karadeniz bitki örtüsü ile sırtını arkasındaki sıradağlara dayamış temiz güzel bir şehir.

Halkı çoğunlukla rus,sonraki nufus yoğunluğu ukraynalılarda. Dili Ukrayna’ca olmakla birlikte henüz resmi işler rusça yapılıyor.
Kırım Tatarlarının oranı yüzde 12.
Küçük bir kalesi,
tipik rus mimarisi örneklerinde olduğu gibi soğan başlı kiliseleri
ve eski ile yeninin harmanlandığı caddeleri binaları ile güzel bir şehir.

Yaltayı önemli yapan olay ise 2.dünya savaşının bir konferansla burada noktalanmasındandır.

Çar 2. Nikola’nın 1911 de yaptırdığı yazlık sarayı 1945 yılında bu konferansa ev sahipliği yapmış.

Churcille Rusweld ve Stalin’in bir araya geldiği konferansla savaş resmen sona ermiş.

Bu konferansla  2.Dünya savaşı sonrası Avrupa yenidenn  düzenlenmiş ve Avrupa toprakları yeniden şekillendirilmiştir.

Konferansın başlıca konuları, Polonya topraklarının değişimi,Almanya’nın bölünmesi ve SSCB’nin Japon İmparatoru’na savaş ilan etmesi idi.

Birleşmiş Milletlerdeki veto yetkisi de bu konferansta kararlaştırılmış. Bunun dışında  gizli oturumlarla özellikle İsrail yanlısı toprak paylaşımlarının yapıldığı yeni bir dünya düzeninin temellerinin atıldığı ifade edilmektedir.

Hatta bu pencereden bakınca (BİP) Büyük İsrail Prıojesinin bir aşaması olan büyük kürdistan devletinin temelleride burada atılmış sayılabilir.

Bunun ,için  Yalta konferans’ına  bir tür paylaşım konferansı da diyebiliriz.

Evet,artık Yalta dan demir alma zamanı.

Ama önce şu Kırım türküsünü  dinleyelim.

Şu yaltadan taş yükledim gemim dolmadı.

Neşe Hızal 25.10.2013

nhizal
nhizal hakkında:
"Kırım-Yalta" yazısına 9 yorum yapılmış
  1.  

    Yalta,ikinci büyük savaşın bitirildiğinin belgesi burada imzalandı. Avrupa yeniden çizildi. Ancak Lozan’ın rövanşı için de bir takım kararlar alınmış.Bugün yaşadıklarımız,geçmişte yazılmış.
    T.C. siyaseti buna göre tanzim edilmiş.Bu demektir ki,bu belayı da atlatmakla iş bitmeyecek.Yeni oyunlar,yeni kurgular gelecek.Zira küresel haydutlar karar vermişler.
    Şöyle bir bakınca görüyoruzki,İngiltere ABD ve Rusya dün ne düşünüyorlardıysa bugün de aynı düşünüyorlar,yarın da aynı düşünecekler.Ortadoğunun kalbindeki T.C. her zaman onların iştahını kabartacak.
    Bu nedenle Yalta konferansına salt ikinci büyük savaşı bitiren konferans olarak bakmak yanlış olur.Bu konferans bizim kaderimizi de içeriyor.

  2.  

    kısacası denilebilir ki;bugünün hikayesi yalta da yazılmış.
    büyük kürdistan BİP içerisindeki yerini YALTA almıştır. :(

  3.  
    TCKergin

    Ben de bu güzel yazı ve resimler için teşekkürlerimi arzederim. Yavuz’un adının geçtiği her yazı benim için değerlidir. Yıllarca o’nu İzmit körfezinde yakından seyrettim, mutlu oldum…

  4.  
    fatma gurman fatma gurman

    hoşgeldiniz neşe hanım…sayenizde yalta’ya gitmiş gelmiş kadar olduk…sağolasınız…biz o tenezzüh gemilerini dürbünle sahilden seyreder bayraklarının hangi ülkenin bayrağı olduğu konusunda dondurmacasına bahse tutuşurduk…bir de dalgaları kıyıya vurduğunda denizde sırt üstü yatar salıncak gibi bizi sallamasına bayılırdık çocukken…

  5.  
    zalim zalim

    Nese abla, as abi gecen gün belki 10 tane parca yolladiydi ama hicbirisi buraya koydugun parca kadar güzel degildi:))

  6.  
    06 anka 06 anka

    Hoşgeldin Neşeciğim.

  7.  
    as as

    neşe abla, hoşgeldin tekrar..
    güzel anlatımın için ayrıca sağol, gidip oraları görmüş kadar oldum…
    TGB de ayrıca teşekkür eer, dolan kumbara için:))

    •  

      evet farkındayım.:)

Cevap Yazın


9 × 1 =

FpsAgency