Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Eğitim şart…
04 Ekim 2013
10:10
917 Kez Okundu

Piyon

İnsan denen türün ayakta kalmasını sağlayacak en etkili araç bilgidir…Bilmeden kuramaz ve denetleyemez insan…Doğru düzene konmuş olmayı gerektiren biyolojik, toplumsal ekonomik bilimsel yapılarla ilgili bilgilerin edinilmesine katıldıktan sonra, bireyin sözkonusu yapıların denetimine ortak olması, herhangi bir eylemin ve söylemin etkisini değerlendirebilmesi kolaylaşır…
Gerçek katılım, her örgütlenme düzeyinde denetime katılma da bu değil mi ??? Elden geldiğince çok sayıda insanın düşünsel yapısının yeniden çatılmasına dayalı bir bilgi birikimi ile ekinin dört bir yana yayılması asal etkendir insanlığın ilerlemesi için…Adı Türk olan ve kendini Türk hisseden insan kümesi eğer insanlığın ayakta kalması ve ilerlemesi için kendi üstüne düşeni yapacaksa ATATÜRK ilkelerinden geri düşemez…Düşerse uçuruma düşer…Bu ilkelerin önde gideni ” hayatta en hakiki mürşid ilimdir” ilkesidir…Bu ilkenin hayata geçmesi için örgütlenen toplumun genel ve çağdaş eğitimden geçmesini hedeflemiş olan Milli Eğitimdir…Bunun olabilmesi için gerekli olan diğer ilke ” yurtta sulh cihanda sulh” ilkesidir…Gerçekleşmesi için örgütlenen milli savunma’dır…Toplumda doğru düzene konmuş olmayı gerektiren bilimsel yapılar olmadan olmaz…
Kangi sınıf veya hangı sınıfın ideolojik partisi iktidar savaşını kazansa da olmaz…ne olmaz ??? İnsanın kendine ve etrafına yabancılaşması bitmez…Biri kâr için kâr diyerek hem kendini hemde diğerlerini yabancılaştırır, öbürü egemenlik için egemenlik diyerek hem kendini hem diğerlerini yabancılaştırır…
Üretim araçlarına sahip olmayan hayatını ücretli işlerde çalışarak sürdürebilmiş biri olarak beni emekçi sınıfın durumu ilgilendiriyor doğrudan…Bizim eksiğimiz üretim araçlarına sahip olamamak değil…Onlara sahip olmak kimseyi yabancılaşmalardan kurtaramıyor…”Bizim eksiğimiz egemen sınıfların da elinde olmayan etkili ekindir” tespitine katılıyorum Çünkü ancak ondan sonra yaşamımızı dah iyi denetleyebilmeyi sağlayabiliriz…
İnsanı insan kılan organın yani beynin işleyişinin incelenmesi ancak 1950 li yıllardan sonra ampirizm’den ve laf ebeliğinden kurtulabilmiştir…ondan önceki insanla ve insan toplumuyla ilgili ilgili ideolojiler, ön yargılar, tespitler, söylenceler yeni yeni temizlenmeye başladılar…Herşey daha yeni başlıyor insanlık için; İnsan bilimleri ancak biyolojik temellere oturtulursa sağlam temellere oturmuş olur…Daha işin çok başındayız, bu yönde atılacak her adım erken ve giderek kuşku verici olarak gözükebilmekte…Emekçilerin kendilerini ezen baskıcı güçlerden kurtulması ancak temel biyolojik yapıların ve onları harekete geçiren güçlerin gittikçe geniş insan kümelerince öğrenilmesi sayesinde olacaktır…Bilmeden ne kendimizi ne de etrafımızı denetleyemeyiz, doğru düzene konmuş olması gereken yapılar kuramayız…Bu bilgiye kavuşmadan kanlı ve büyük kayıplara yol açan iktidar savaşını kazanan emekçiler sadece yabancılaşmalarının türünü değiştirebilirler…en az onlar kadar yabancılaştırıcı eski efendilerinin yerine yenilerini geçirecek (partili yönetici sınıf) ama üretim araçlarını ele geçirmiş olması bunları kullanma bilgeliğini edinmesine yetmeyecektir…
20.yüzyıl bize bunu milyonlarca insanın telef olması pahasına gösterdi…İktidar mücadelesi bilimsel biyolojik bilgilere dayalı genel ve çağdaş eğitimle atbaşı gitmiyorsa yarar değil zarar getirir…İktidara gelelim sonra o iş kendiliğinden halolur, kolay, yaklaşımı kabul edilemeyecek ölümcül bir savsaklamadır…Bugün devrimciyim diyen herkesin insan beyninin nasıl çalıştığı ve düşündüğü ile ilgili çağdaş araştırma sonuçlarını bilmesi mecburidir…Açlığın ve tokluğun insan beyni için ne demek olduğunu bilmeden konuşmak hatta hükmetmek doğru sofra düzeni kurabilmemize yol açamaz, ampirizm(görgücülük) ve laf ebeliği ile olmuyor, çok ve uzun süre denendi, olmuyor…

Fatma Gürman

 

fatma gurman hakkında:
"Eğitim şart…" yazısına 1 yorum yapılmış
  1.  

    Fatma hanım elinize sağlık.yine çok güzel bir yazı,umut verici bir yazı. ama gelecek yüzyıllar yeni acılara gebe.
    DAHA YOLUN BAŞINDAYIZMIŞ.demekki toplumlar daha çok acı çekecek.umarım bundan sonraki süreç çabuk işler de insanlarda insan olmanın onuruna biran evvel kavuşurlar.

Cevap Yazın


× 9 = 18

FpsAgency