BILDIR YENEN HURMALAR

BILDIR YENEN HURMALAR

Leyla Tavşanoğlu

Dilimizde çok hoş özdeyişler var. Geçmişte yapılan hataların gün gelip baş ağrıtmaya başlamasını anlatanlardan bir tanesi, “Bıldır yediğin hurmalar gün gelir bir yerini tırmalar”dır. Uluslararası ilişkilerde bıldır yenen o kadar çok hurma var ki, hangi birini saysam.

Bugün Washington’da ABD Başkanlığını Donald Trump’tan devralacak olan Demokrat lider Josweph Biden’ın Dışişleri Bakan adayı Antony Blinken daha göreve başlamadan Ankara’yla ilgili zehir zemberek tabir edilebilecek açıklamalar yaptı.

Blinken, NATO müttefiki olduğunun önemle altını çizdiği Türkiye’nin bir başka ittifaka ait S-400 hava savunma sistemleri almasının kabul edilemez nitelikte olduğunu söyledi.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi’nde verdiği ifadesinde Blinken aynen şunları söyledi:

“NATO müttefiki olan Türkiye’nin en büyük rakibimiz Rusya’dan S-400 savunma sistemlerini alması kabul edilemez. Sözüm ona stratejik ortağımız olan bir ülkenin bunu yapmasını sindiremeyiz.

Türkiye pek çok konuda müttefikimiz gibi davranmıyor. Bu da bizim için çok büyük öneme sahip. ABD, şu andaki yaptırımların nasıl etkileyeceğine bakarak daha fazlasının gerekli olup olmadığına karar vermelidir.

Vay vay, işe bak sen.

Adam sanki bölge valisi gibi konuşuyor.

Ama sözlerinde kısmen haklılık payı yok değil.

Örneğin, siz bir kulübe üye olacaksınız.

Diyelim Moda Deniz Kulübü.

Bu kulübün bir dizi üyelik kuralı var. O kurallara uymazsanız kulüp yönetimi sizi uyarır, sonra da üyelikten çıkarır.

Burada da benzer bir durum söz konusu.

Ben NATO müttefikiyim ama Rusya’dan hava savunma sistemi alırım, mantığı geçerli değil.

Başınızı derde sokarsınız.

Aynı bugün olduğu gibi.

Ne oldu?

Bir hevesle ya da birilerine göz dağı vermek için milyarlarca dolar ödeyip sayın aldığınız hava savunma sistemi depolarda çürüyor.

Hani atalarımız ne demiş?

Yiyebileceğin kadar yap. Şu andaki durum ne peki?

O kadar afra tafrayla aldığınız S-400’ler depoda.

Asla da oradan çıkmayacak görünüyor.

Trump Yönetimi geçen ay bu S-400’ler nedeniyle CAATSA yasası (ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası) kapsamında Türkiye’ye bir dizi yaptırım uygulama kararı almıştı.

Meraktayım.

Biden Yönetimi göreve başladıktan sonra Blinken’in bakanlığı da Senato genel kurulunda onaylanırsa ABD Dışişleri’nin Ankara’ya karşı takınacağı tavır nasıl olacak?

Geçmişte yapılan bir dizi hata fitil fitil burundan getirilir mi?

Washington bürokrasisini biraz biliyorsam bir şekilde bir bedel ödetilir de nasıl?

Dilerim sakata gelmeyiz.

Öte yandan Ankara’nın başını ağrıtacak bir başka konu da ABD Central Command (CENTCOM) yetki alanına İsrailk’in de dahil edilmesi kararı.

CENTCOM komutanlarının YPG’ye duydukları sempatiyi dünya alem biliyor. İsrail’in de bölgede özellikle kendi gücünü arttırmak için bir Kürt devleti kurulması fikrini candan desteklediği gün gibi aşikar.

Üç  yıl önce Ankara Menbiç’te konuşlu ABD askerlerinin bölgeden çekilmedikleri takdirde Türk birlikleriyle karşı karşıya gelebilecekleri uyarısında bulunmuş, ama dönemin CENTCOM Komutanı Vottel askerlerini geri çekmeyi reddetmişti.

Son, CENTCOM’un etki alanına İsrail’in de katılmasının bir anlamının da İran’a karşı bir hamle olduğu Washington’da söylenenler arasında. Daha açık söylemek gerekirse Biden Yönetiminin İran’la nükleer anlaşma konusunda diplomatik yollardan temas kurmaya istekli olduğu, ancak bu konuda İran’ın tavrına güvenmediği için de İsrail kartını oynamakta kararlı olduğu.

Anlayacağınız Biden Yönetimi göreve gelir gelmez Trump’tan devralıp kucağını cazır cazır yakmaya başlayan kızgın patateslerle uğraşmak zorunda kalacak.

YURT GAZETESİ

yurduma can feda

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!