Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
ADALETİ ÖLDÜRÜRSEN!
27 Ekim 2020
00:06
29 Kez Okundu

rserdar

“Put yüklü bir eşek,
İnsanlar geçince önünden eğilerek,
‘Bana bayılıyorlar” demiş.
Tütsüleri duaları hep kendine sanmış,
Durumundan çalım atmış!

Yanlışı gören biri, ona demiş ki,
‘Eşek Hazretleri’, kafandan sil bu aptalca düşünceyi,
Sana değil bu saygılı davranışlar,
Taşıdığın put önünde eğiliyor insanlar!

Bilgisiz bir mevki sahibinin de,
Selam verilir yalnız giysisine…” (La Fontaine)

Adaleti öldürürsen, Devleti de öldürmüş olursun.
Aklı öldürürsen, Ahlakı da öldürmüş olursun.
Adaleti-Aklı ve Ahlakı öldürdüysen, sen insan değil, cehennem zebanisisin!

Kamuda görev yapan tüm devlet memurları bu kurallara çok dikkat etmelidir.
Özellikle Yargıda, Güvenlikte, İdarede görev yapanlar dikkat etmeli ve şunu asla unutmamalıdır;
Evet, bizde devlet çarkı biraz ağır döner ama mutlaka döner.
Millet olarak binlerce yıldır devlet yönetmemizden gelen deneyim, asırların imbiğinden süzüle-süzüle biz Türklerin genlerine işlemiştir.
Bizler şahıslarımıza karşı yapılan ihanetleri affedebiliriz amma devletimize karşı yapılanları asla affedemeyiz. Çünkü bu davranış, geçmişimize ihanet olur.

İkinci evliliğini yapan, oteldeki nişan törenine helikopterle giden, Erdoğan’la hapis yattığı, Pınarhisar Cezaevi Savcısıyken tanışan, evlendikten sonra eşi ile Saray’a el öpme ziyareti yapan ve bu ziyareti kendi sayfasından tüm ülkeye duyuran şimdiki Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, CHP’nin “21 Soruda FETÖ’nun Siyasi Ayağı” adlı kitabının toplattırılmasını istedi.
Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi de, Savcının bu talebi üzerine, kitabın basım-dağıtım-satış yasağı getirirken, toplattırılması kararını verdi. İsterse vermesin!
Savcı, Cumhurbaşkanının en yakını!

Böyle bir talebi, Erdoğan ile tanışlığı 24 yıl öncesine dayanan bir Cumhuriyet Savcısının vermesi, doğru değildir.

Bu Savcının talebi ile, 31 Mayıs 2005’te “Avrupa Konseyinin Avrupa Savcılar Oturumu-Budapeşte’de yapılan ve dönemin HSYK’nın 10. 10. 2006’da 424 Sayılı Kararıyla “Budapeşte İlkelerini” kabul ederek karara bağlamasıyla oluşan durum arasında bir terslik vardır.

Ayrıca, Yargıtay Etiği Danışma Kurulunun kararları gereği, Savcının böyle bir talepte bulunmaması gerekir. Çünkü bu talep, Yargıtay Yargı Etiğinin, Tarafsızlık-Dürüstlük-Mesleğe Yaraşırlık-Eşitlik ilkelerine uymamaktadır.

İlahi adaletin yeryüzündeki temsilcileri olan Yargıç ve Savcılar, davranışlarına çok dikkat etmek zorundadırlar.
Nasıl ki, adam öldürmekten yargılanan bir şüphelinin Yargıç olan ağabeyi,
o şüpheliyi yargı etiği açısından yargılayamazsa, vereceği kararın tartışma yaratacağı kesinse, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı da bu ve benzeri davalarda taraf olamaz, olmamalıdır.

Siz 24 sene evvel bir hükümlü ile cezaevinde mangal partisi verecek kadar samimi iseniz, nikahınızdan sonra eşinize gelinlik değiştirtip koşa-koşa el öpmeğe Saray’a gider, CB ve eşi ile çektirdiğiniz resimleri tüm ülkeye yayınlarsanız, siz CB ile ilgili bir konuda karar veremezsiniz.
En azından yaptığınız iş ahlaki değildir.
Herkes bilsin istedim. Özellikle herbiri Yüksek Yargıç olan “Yargı Etiği Danışma Kurulu” bilsin!

Ha, Cumhuriyet Başsavcısı olarak, FETÖ’nun “Siyasi Ayağını” arıyorsanız size kolay bir yol önerebilirim;
AKP’de Genel Başkanlık, Genel Başkan Yardımcılığı, Bakanlık yapmış kim varsa, içinden herhangi birini yakalayın, inanın ki yanılmazsınız. Dile kolay, 11 sene birlikte büyük bir aşk yaşadılar.
11 senede FETÖ’nun değmediği AKP’li kalmadı ki!

Devlet görevlileri sadece devlet tarafından verilen makama ve kendine güvenmelidir. Siyasi makamlardakiler ile usulsüz birlikteliğe girenler, bir müddet sonra yanıldıklarını anlarlar. İnanmayan Zekeriya Öz adlı kaçağa sorsunlar…

Sağlık ve başarı dileklerimle 27 Ekim 2020

Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


4 × 4 =

FpsAgency