Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Laik eğitime reddiye…
26 Ekim 2020
08:19
26 Kez Okundu

eatabek

Tek vazgeçilmezimiz inancımızın naslarıdır”.

Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, İbn Haldun Üniversitesi’ni açarken yaptığı konuşmada eğitim-öğretim konusuna ilişkin önemli açıklamalar yaptı.

Gündemin değişken yoğunluğu içinde gözden kaçmaması gereken bir konuşmadır bu.

R. T. Erdoğan, TÜRGEV’in okulöncesinden üniversiteye kadar her kademede marka olduğunu söyledi.

Konuşmasının önemli mesajları şöyledir;

Kendimizi kontrolsüz bir Batılılaşma fırtınası içinde bulduk.

Fikri bir buhranın içinde çırpınıyoruz.

Gerçek iktidarın fikri iktidar olduğunu biliyoruz.

Türkiye kuru kuruya Batıcılık saplanışı yanında pek çok sapkın ideoloji ve akımın zehrine de maruz kalmış bir ülkedir.

Zihinler popüler kültür ve sapkın hezeyanlarla doldurulmuştur.

Bu söylem siyasal İslamın genel temaları ile örtüşmektedir.

Temeldeki yakınmalar, suçlamalar, önermeler hep aynı doğrultudadır.

Ülke, (Türkiye, İran, Afganistan, Cezayir, Pakistan) geleneksel köklerinden koparılmak istenmiş, Batı taklitçiliğine sürüklenmiş, kimlik bunalımına sokulmuştur.

Şimdi, asıl köklerine dönmeli, kendi kimliğine kavuşmalıdır.

Bu da, “Geleneksel-dinsel değerleri”ne sahip çıkmakla sağlanacaktır.

Batı’nın teknik gelişmeleri alınabilir, bu teknikle yapılan ürünleri kullanılabilir ama fikirler ve kültür tarafı uzak tutulmalıdır.

Batı’nın tekniği nasıl gelişti?

Siyasal İslamın gözlerden kaçırdığı dönemeç budur.

Batı’nın tekniği nasıl gelişti?

Otomobil motorundan roket teknolojisine, iplik çıkrığından bilgisayarlara, yeldeğirmeninden topraksız tarıma nasıl geçti?

Batı uygarlığının Katolik teokrasisinden özgür insan aklını simgeleyen hümanizmaya geçişinin ne acılardan geçtiğini bilmeden bunları anlayabilir misiniz?

Özgür insan aklı. Özgür insan iradesi.

Düşüncesi özgür, konuşması yazması özgür, düşündüklerini yapması özgür insanların toplumu.

İşte bu insan, işte bu özgürlük, işte bu özgür insanların toplumu bu otomobilleri, roketleri, bilgisayarları yaptı ve gelişmeyi, değişmeyi sürdürüyor.

Siz bütün bu gelişmeleri görmezden gelip, olanları anlamayı reddedip yeni bir çıkış arıyorsanız, böyle bir çıkış sizin çıkmazınızda yok.

Batı nasıl Batı oldu ve neden Batı oldu?

Ortaçağda diri diri yakılan düşünce insanları neyi temsil ediyordu?

Siz bugün özgürlükleri (düşünme, düşüncelerini sözle yazıyla açıklama, toplanma, eleştirme özgürlükleri) engellerken, her türlü baskıyı, haksızlığı, hukuksuzluğu zalimce uygularken

Nasıl bir çıkmazda olduğunuzu neden göremiyorsunuz?

Göremiyorsunuz, çünkü özgür aklın, özgür iradenin bakış açısına sahip değilsiniz.

Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan açıklıyor:

Tek vazgeçilmezimiz inancımızın naslarıdır.

Nas, Arapça bir sözcük, “açık ve kesin yargı”, “dogma” demek.

Değiştirilemez olan”ı temsil ediyor. Özel olarak da Kuran ayetleri ve peygamber hadislerini ifade ediyor.

Bu açıklama, din emirlerinin her şeyi yöneteceği, toplum eğitiminin, öğretiminin de bunun dışında olamayacağını anlatıyor.

Okulöncesi eğitiminden üniversitelere kadar her öğretim kademesi bu esaslara göre düzenlenecektir.

Bu durum, laik eğitimin terk edilmesini açıklamaktadır.

Çünkü “laik eğitim” dinler karşısında tarafsız, dünyadaki yaşamın din esaslarına göre değil, insan aklına, insan iradesine dayalı olmasına yönelik eğitimdir.

Din kurallarının toplum yaşamını düzenlediği “teokratik toplum”, artık “laik eğitim”e izin vermemektedir.

Eğitim-öğretim artık “geleneksel-dinsel değerler”e göre düzenlenecek, gençlik de bu temelde yetişecektir.

Birey değil, ümmet

Atatürk Cumhuriyeti’nin “insan yetiştirme kültürü”, “yetkin birey” yetiştirme hedefli idi.

Yetkin birey”, “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” olan insandı.

Bu insanların topluluğu da “uygar ulus” olurdu.

Yetkin birey” ve “uygar ulus”, Cumhuriyetin kuruluş felsefesinin temeli olmuştur.

Yaygın okuryazarlık, kadınların topluma eşit haklarla katılımı, laik eğitim ve laik yaşam, toplumsal eşitlik ve dayanışma, inanç özgürlüğü bu ilkeler idi.

Türkiye’nin yeni çağı budur.

Şimdi AKP iktidarı ve AKP liderinin yapmak istediği, bu gelişmenin durdurulması, laikliğin eğitimde de toplum yaşamından da kaldırılması, ulusun ümmete dönüşmesidir.

Türkiye’nin ortaçağı da bu olacaktır.

Bu gidişte muhalefetin yeri, işlevi ağırlığı nedir?

Haftaya…

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


× 9 = 54

FpsAgency