Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Askıda Parti Çok, Oy Veren Yok
24 Ekim 2020
08:29
32 Kez Okundu

Işık Kansu

Gazetelerde, haber sitelerinde son günlerde yayımlanan anketler aşağı yukarı benzer sonuçlar veriyor:

İktidardaki ittifakın iki ayağı, AKP ve MHP geriliyor.

Ancak işin garip, garip olmakla birlikte demokrasi açısından tehlikeli yanı, muhalefetin de oy oranı düşüyor veya düşmese de yükselmiyor, yerinde sayıyor.

Bu demektir ki askıda çok sayıda parti var, ama alan yok. Seçmen, var olan siyasete ve siyasetçiye güvenmiyor, inanmıyor…

Bu durum, yukarıda değindiğimiz üzere demokrasi açısından bir tehlike işareti. AKP Genel Başkanı’nın dayatması ve mühürsüz oylarla geçerli sayılan hukuksuz Saray düzeniyle varılan bu sonuç, egemenliğin tümüyle ulusun elinden alınmasına yönelik bir ortam yaratabilir. Bugün bu ortam için elverişli bir siyaset iklimi olduğu da çok açık.

Siyasetteki çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu, birbirine benzerliği, çare üretemezliği, ufuksuzluğu, en önemlisi ilkesizliği, ikiyüzlülüğü, tembelliği aşacak bir düşünsel gençleşme, silkinme, bir sıçrayış, uyanış, devrimci-halkçı bir atılış gerekiyor.

Çamura bulanmış bir arabanın yıkama makinesine sokulması gibi, doğanın kışın sisi ve pusundan sıyrılıp ilkbaharda yeniden çiçeklenmesi gibi, insanlığın kölelikten, vahşi bir atın gemlerinden kurtulması gibi…

Olur mu?

Olur!

Geçmişin en karanlık günlerinde büyük bir yüreklilikle birkaç arkadaşıyla birlikte Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kuran halk önderinin kulaklarımızda çınlayan sözüne uyarlarsak:

Gerek duyduğumuz güç, onurlu devrim tarihimizde yazılıdır.

Cumhuriyetçilerin İşlevi

Gazetemizin başyazarlarından Nadir Nadi, anılarında, kötümserliğin yükseldiği, umarsızlığın, halkı kanatan bir dikenli tel gibi sardığı dönemlere ilişkin sarsıcı bir yol göstericilik yapar ve der ki:

Toplumun kurtuluşu bir ortam değişikliğine bağlı kaldığı sürece bu değişikliği kim hazırlayacak? Yine güçlü değerler değil mi? Açlığı, susuzluğu, bir köşede unutulmayı, hatta ölümü gözü alacaksınız. Düşünmeyeceksiniz ‘Arkadan gelen var mı?’ diye. Kemikleriniz çürüyecek. Uzun yıllar birbirini kovalayacak. Davanızda haklı iseniz arkanızdan sizi izleyenler elbette çıkacaktır. Değişiklik özlemi toplum bilincine işlediği zaman da nasıl olsa toprağı kazanlar, yaban otlarını temizleyenler bulunacaktır.

İşte bu ülkede Cumhuriyetçiler bunun için var olmuşlardır.

Nefes Alamıyorlar ki…

Saray’daki demiş ki:

Medyamız bizim sesimizi ve nefesimizi yansıtmıyor, ilimde, sanatta, kültürde benzer sıkıntılarla karşı karşıyayız. Dünyaya kendimizi anlatamıyoruz. Bunun için de fikri iktidarımızı da hâlâ tesis edemediğimiz kanaatindeyim.

Sabah, Hürriyet, Posta, Milliyet, Takvim, Yeni Şafak, Akşam, Milat, Diriliş Postası, Yeni Akit, Yeni Asır, Doğru Haber vb. gazeteler…

TRT, ATV, A Haber, 360, Beyaz TV, 24 TV, Kanal 7, Ülke TV, Hilal TV, Semerkand TV, Yeni Akit TV, CNN Türk vb. televizyon kanalları.

Bunlara yandaş radyolar ile MHP yanlısı yayın organlarını da ekleyin…

Yetmemiş, nefes alamıyorlarmış.

Bir de nefes alsalar düşünün halimiz nice olacak?

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


9 − 5 =

FpsAgency