Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Türkiye’nin Ukrayna sorunu
19 Ekim 2020
08:26
43 Kez Okundu

maliguler

Ankara’nın Ukrayna’yla askeri alan da dahil çok kapsamlı işbirliği yapmasının Türkiye’ye çıkarı ne?

Ukrayna, ABD’nin Rusya’yı çevreleme stratejisi içerisinde kullandığı, AB ve NATO’ya üye yapmaya çalıştığı, Obama’nın itiraf ettiği gibi Batıcı bir iktidar için Washington’un ayaklanma kışkırttığı bir ülke. Moskova da bu hamlelere karşı Kırım’ı ilhak etti.

Türkiye ise o süreçten bu yana üç alanda Ukrayna’yla işbirliğini geliştiriyor:

Karadeniz’de NATO’culuk

1. Kırım’ın ilhakının reddi: Erdoğan 3 Şubat 2020’de “Türkiye olarak Kırım’ın yasadışı ilhakını tanımadığımızın altını bir kez daha çizmek istiyorum” dedi. Erdoğan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile 16 Ekim 2020’de yayımladığı ortak bildiride, “Kırım’ın işgalinin son bulması” için verilen çabalara desteğini kayda geçti.

2. Askeri anlaşma: Türkiye, 3 Şubat 2020’de Ukrayna ile “askeri-mali işbirliği ve yardım anlaşması” imzaladı. Bu kapsamda Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’ne 205 milyon TL mali yardım yaptı. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 16 Ekim 2020’de Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Taran ile “askeri çerçeve anlaşması” imzaladı.

3. Karadeniz ve NATO: Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov ile Türkiye Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Ahmet Kendir arasında, 6 Eylül 2018’de Karadeniz’de ortak devriye anlaşmasına varıldı. Erdoğan, 16 Ekim 2020’de Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yayımladığı ortak bildiride “NATO aracılığıyla Karadeniz bölgesinde barış, güvenlik ve istikrarı güçlendirmesine yönelik ortak çabaların önemine dikkat çekiyoruz” dedi. Erdoğan aynı bildiride Türkiye Cumhuriyeti’nin Ukrayna’nın NATO’ya üyelik perspektifini desteklediğini de kayda geçirdi.

Bu üç alanda Ankara’nın Rusya’ya göstere göstere Ukrayna’yla işbirliği yapmasının hedefi ne?

S-400’lerin ‘sessiz’ testi

Türkiye, 16 Ekim’de S-400’leri Karadeniz’de test etti. Keşke salgın bahanesine sığınılmayıp daha önce ilan edildiği gibi nisan ayında -hatta Akdeniz’de- sistem çalıştırılsaydı. Ve keşke 16 Ekim’de Sinop’ta yapılan bu test, Ankara tarafından resmi olarak da ilan edilseydi.

Test konusunda resmi bir açıklama yapılmadı. ABD’li yetkililer de bu nedenle “haber doğruysa” diyerek teste tepki gösterdi.

Ankara, kendi ilan ettiği takvimde S-400’leri “salgın bahanesiyle” çalıştırmamaktan ya da 6 ay sonra yaptığı testi resmi olarak duyurmamaktan ne umuyor? Tepkileri yumuşatmayı mı? Zaman kazanıp 3 Kasım’da yapılacak ABD başkanlık seçimini atlatmayı mı?

Dengecilik değil rotasızlık

Benzer tablo Rusya için de geçerli…

Rusya’dan alınan S-400’lerin test edildiği gün, Ankara’nın Rusya’ya göstere göstere Ukrayna ile askeri çerçeve anlaşması imzalaması, Rusya’nın Kırım işgaline son vermesini istemesi, Ukrayna’nın NATO üyeliğine destek vermesi ve NATO aracılığıyla Karadeniz’e istikrar getirme hedefini açıklaması ne anlama geliyor?

Hem ABD’yi hem Rusya’yı dengelemek mi?

Biliyorsunuz AKP’nin çizgisi için neo-Abdülhamitçilik diyorum uzun yıllardır. AKP, Rusya’yla anlaşarak kendisine bölgede alan açıyor, bu anlaşmayı ABD’yle ilişkisinde pazarlık olarak kullanıyor ve bu iki büyük ülkeyi de AB’yle dengelemeye çalışıyor.

İşte, 16 Ekim’de hem S-400’leri test etmeleri hem de Ukrayna’yla Rusya karşıtı işbirliği yapmaları, bu neo-Abdülhamitçi çizgilerinin gereğiydi.

Ancak mesele artık “dengecilik” olmaktan çıktı, “rotasızlık” haline dönüştü!

Kritik dönem

Moskova da buna karşılık bir başka yanlışa yöneliyor: Bir ay önce açıkladığının tersine, bu kez büyükelçisi aracılığıyla Yunanistan’ın 12 mil tezine destek veriyor; Dağlık Karabağ konusunda “Çatışma Azerbaycan topraklarında” diyerek resmi müttefiklik ilişkisinin gereği olan Ermenistan’a yardımdan uzak durma çizgisindeyken, Ankara’nın Kafkasya politikasını eleştirmeye başlıyor.

Dolayısıyla kritik bir dönemdeyiz. Ekonomi, terör, Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz ve Ege başta, hemen her sorunda Türkiye’ye tehdit ABD’den geliyor. Bu şartlarda Türkiye’nin Rusya ve İran’la hareket etmeyi sürdürmesi, dahası stratejik boyuta yükseltmesi gerekmektedir.

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


7 + 7 =

FpsAgency