Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Türklerin sorunu, nerede düğümleniyor?
03 Ekim 2020
00:02
30 Kez Okundu

abulut

Boğaziçi Aydınlar Topluluğu’nda Coşkun Özdemir, ünlü Türk mimar Doğan Kuban‘ın “Aptallarla birlikte yaşayanlar giderek aptal olmasalar da aptal gibi davranmak zorundadır. Ayağınızın altındaki karanlık uçurum, toplum dokusunun onulmaz cehaletidir. Hızla çürüme aşamasına geldiğimizin farkında mısınız?” sözlerini hatırlatarak “Ne dersiniz. Doğan hoca abartma mı yapıyor?” diye sordu.

***

Doğan Kuban‘ın bu sözleri, tarihi cehalet ve bunun sebepleriyle ilgilidir. Özetle şöyle diyor:

*”12. yüzyıldan başlayarak Avrupa’da İbni Sina‘nın ‘Kanun fi ‘tTıbb’ adlı büyük ansiklopedisi Latince’ye çevrilmiş, 16. yüzyılda İtalya’da 22 kez basılmıştır. Bizde matbaa olmadığı için zaten basılamazdı. Fakat Türkçe’ye kazandırılması için bu toplum 19. yüzyılı bekledi. Osmanlılar, felsefenin yanından bile geçmedi! Bu günlerde felsefe dersini yine programlardan kaldırmışlar. 12. yüzyıla geri dönmüşüz. Cumhuriyetin restorasyonunu yok ederek hangi akla hizmet ettiklerini anlamak olanaksızdır.

*Cehalet, kuşkusuz öğretimsizlikten kaynaklanır. Öğretimsizlik öğretilecek bir şey olmamasından değil, bilginin var olmamasından, ya da varlığının zararlı görülmesinden kaynaklanır. Yaşamın her an öğrenilecek bir şey sunduğu bir dünyada öğretecek bir şey bulmayanlar ya aptallar ya da önyargılılardır. Hiçbir insan o kadar aptal olamayacağına göre, bilgiyi dışlamak, beyinde damar tıkanmasına benzer toplumsal aklın tıkanmasıdır. Bu, kutuplarda ya da Amazonlar’da olduğu gibi izole edilmiş olarak yaşamak, bir dini zorlama, kölelik, diktatörlük, herhangi bir ideolojik nedenle toplumun tümünde ya da bir grubunda bir tür körleşmedir.

*Gerçi çeşitli boyutlarda cehalet sendromları Türklere özgü değil. Fakat bize benzeyen 1.5 milyar Müslüman var. Olasılıkla dünya nüfusunu cahiller ve onun bir aşama üstünde olanlar diye ayırırsak biz cahiller grubundayız. Bu ‘sömürülenler grubu’ anlamına geliyor. Aramızda dünyanın en aydınlık insanları da bulunabilir. Buna gelecek için bir umut olarak bakabiliriz.

*Toplum dindardır ama kendi dinini ve tarihini bilmez. Milliyetçi olanları var, milletinin tarihini bilmez. Padişahçıdır, padişahın anasının Türkçe bilmediğini bilmez. Padişah’ın Türk olmayı istemediğini de bilmez. Bu toplum tutucu imiş, peki neyi tutuyor?

*Okuyan Türk ne kadar? Okuduğunun ne kadarını anlıyor? Bunun bir istatistiği var mı? Bütün bu davranışların tümüne kara cehalet deniyor. Fakat kara cahil olduğunun farkında olan var mı? Türkiye’de 18. yy. sonuna kadar sadece 80 kitap basıldığını, medreseden başka okul olmadığını biliyorlar mı? Kendinize ‘Medreselerde bugün gazetelerde okuduğumuz çağdaş bilginin bir damlası okunuyor muydu?’ diye sordunuz mu? Her gün bir imam hatip okulu açılırsa,’üniversiteler ne zaman medrese olacak’ diye de sormamız gerek!”

***

Evet toplumun büyük kısmı, yüzyıllardan beri cahil kalmış olabilir ama dünyanın geri kalanındaki toplumların durumu da pek farklı değildi. Türkler, aydınlanma çağını umursamadığı için geri kaldı. Farkı kapatmak zor ama imkânsız değil. Türkler, Türkçe bilim yapmadığı için de geri kalmıştır. Zira insanlar kendi ana dillerinde düşünür. Tabii sorun yine cehalete dayanıyor. NATO sürecinde ve son dönemde uygulanan Amerikan güdümlü dış politika da Türkleri kendi vatanlarından, kendi topraklarından etmeye yaramaktadır ama cehalet yüzünden yaygınlaşan aptallık, bunun da bütün toplum tarafından anlaşılmasını engelliyor. Arap Baharı ve Suriye politikası ile başlayan, ABD’nin “Büyük Orta Doğu Projesi”ni “Yeniden Büyük Osmanlı” diye algılayanların oranı çok… Mesele burada düğümleniyor!

Tarihi bu tarihi sorunu çözmek de yine aydınlara düşüyor…

Yeniçağ

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


8 + 8 =

FpsAgency