Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
YAZI BİLMEM…
30 Eylül 2020
08:48
105 Kez Okundu

bcoskun

Yazı bilmem

Yazarım yazı bilmem

Bu yaz böyle geçti

Gelecek yazı bilmem…

Korona belasının ilk günleriydi…

Henüz kimse işin ciddiyetini anlayamamıştı… Sevgili doktorumuz Prof. Dr. Mehmet Oral, Andree’yi arayarak “Kemoterapilerden dolayı Bekir Bey’in bağışıklık direnci yok, birinci sınıf hedef… Onu yukarıdaki odalardan birisine çıkartabiliyorsanız çıkartın. (Benim Postal’ı bırakıp yukarı çıkmayacağımı biliyor) Çok hijyen bir ortamda olması lazım… Kimse henüz felaketin farkında değil…” demişti…

Birkaç gün sonra korona patladı…

Tabutlar, kireç kuyuları, tam bir dehşetti…

Yaklaşmak, sarılmak, el sıkmak, kucaklaşmak yasaktı… Maskeler, kolonyalar çıkmıştı ortaya… Türkiye 5 senede tükettiği kolonyayı bir ayda bitirdi… Kimse kimsenin elini sıkmıyor, zibidileri saymıyorum, durakta, otobüste, metrolarda insanlar kurallara uyuyorlardı…

O sabah Andree ile karşılaştığımızda üç metre uzakta durdu, kollarını bir bebeğe sarılıyormuş gibi yapıp, iki yana salınmaya başladı…

Sarılmamız böyleydi artık…

O an bir bebek olup uçtum sevgilimin kucağına…

Bebektim… Uzun hayat vardı önümde, büyüyecek, okuyacak, başaracak, gazeteci olacaktım… Mahkeme koridorlarında rahmetli babamın adı “Mehmet Zeki Oğlu…” diye hep geçecekti… Korkacaktım, ama peltek dilimi tutamayacaktım…

Burası en güvenilir yerdi işte; sevgilimin kucağında bebek…

O  gün bir bebek gibi ağladım…

Bir yaz bitti…

Çoğumuz evlere kapalı geçirdik yazı… Ne plajlar eskisi gibiydi, ne parklar… Polis, zabıta korkusundan “acaba maskem duruyor mu” diye burnumuzu yoklayıp durduk… Virüsün korkusu yaşamın üzerine bir kara bulut gibi çökmüştü bir kez…

Hayallerin çoğu kursaklarda kaldı…

Hüzünle bir yazın arkasından bakıyoruz…

Üzülmeyin…

Yaşama saygımız, hasretlerimiz, özlemlerimiz, sevgilerimiz, hayallerimiz, düne göre çok daha fazla…

Bu yaz böyle geçti…

Gelecek yazı bilmem…

Sözcü

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
"YAZI BİLMEM…" yazısına 2 yorum yapılmış
  1.  
    Mahir ŞEKİ

    *Değerli Bekir COŞKUN’umuza 6 ay aralıkla da olsa, tekrar kavuşmak güzel..
    Bir önceki yazısına ‘’..Kimi zaman ‘Ülke batıyor, sokağa çıkın’’ diyoruz… Çıkmıyorlar… Şimdi “içeri girin” diyoruz… Girmiyorlar…’’ diye sitem ederek başlamış..
    Sevgi ve umut aşılayan ‘’…Sabahları ilk güneş perdenin arasından içeri süzüldüğünde, korkular-endişeler dünde kalsın… ‘Düzelecek’ deyin… Mutfaktan gelen çaydanlığın tıkırtısı, kızarmış ekmeğin kokusu yıllarca eksik olmasın, dileyin… Bir küçük belanın dünyayı esir alacağını, illa ki bizim canımızı yakacağını düşünmeyin… Hiçbir aşının, ilacın, çarenin olmadığı çağlarda kolerayı, vebayı, tifoyu, veremi yok eden insanoğlu, bu zıkkıma teslim olacak değil… Sevdiklerinizi uzaktan gözlerinizle öpün… Güzel sözcüklerle yüreklerine sarılın… ‘Kimseye bir şey olmayacak’ diyerek, gülücüklerle evinize çiçekler serpiştirin…’’ öğütlerini sıralayıp..
    Dileyin: ‘’Kader hiçbirimizi sevdiklerimizden ayırmasın..’’ diye bitirmişti yazısını..
    Saygı ve sevgi ile…

  2.  
    Özgürce

    Gelecek (mevsim) yazı (kim ölür kim kalır) kimse bilmez ama kalemle yazılanı sen çok iyi bilirisin be usta. Olabildiğince sık yaz lütfen, özletme kendini. Senin tadın bir başka çünkü…

Özgürce Konusuna Cevap Yazın


3 + 2 =

FpsAgency