Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Çemberin içi dışı!
29 Eylül 2020
09:13
35 Kez Okundu

M. Aşık

Ya dışındasındır çemberin/ Ya da içinde yer alacaksın/ Kendin içindeyken/ Kafan dışındaysa/ Çaresi yok kardeşim/ Her akşam böyle içip kederlenip/ Mutsuz olacaksın”

Murathan Mungan’ın Yeni Türkü tarafından bestelenen bu şiiri biraz politik nasihat da içeriyor. Küresel güç dengesinde ya Atlantik cephesinde ya Avrasya tarafında yer alacaksın. Çemberin hem içinde hem dışında olamayacağın gibi arasında da kalamazsın.

S-400 hamlesiyle Atlantik ekseninden çıkış için bir hamle yaptık. Ancak ABD, CAATSA yaptırımlarını gündeme getirince durakladık. S-400’leri depoya kaldırdık. Suriye ve Libya’da kâh ABD, kâh Rusya ile birlikte iş tuttuk. Sonuçta zaman zaman ikisiyle de karşı karşıya geldik. Arada kaldık. ABD Yunanistan’la sarmaş dolaş oldu.

Öte yandan, İdlib’de Rusya ile aramızda ipler gerildi. Demeye kalmadı… Azerbaycan’da bizi de ilgilendiren yeni bir cephe açıldı.

Suriye parçalanıyor, ABD petrol hediyeli Kürt devleti kurmakla meşgul. Biz ise YPG ve PKK ile uğraşacak tek güç olan Şam ordusunu hâlâ İdlib’de oyalıyoruz. Acaba bir siyaset değişikliğinin zamanı gelmedi mi? Esad’la barışarak Şam ordularını YPG üzerine yönlendirmek, böylece Rusya ile de buzları eritmek bizim için en uygun yol olarak görünmüyor mu? ABD’nin çevremizde oluşturduğu çemberi de ancak böyle kırabiliriz.

TEPEDELENLİ ALİ PAŞA

Kızılay deprem veya eğitim için halktan 10’ar liralık yardımlar topluyor.

Eskiden büyük kampanyalar yapılırdı. Zenginler yardımsever görünmek için büyük yardımlar yapardı. Devir değişti.

Varlıklı kesimler artık bu konuda isteksiz.

Ünlü yazar Alexander Dumas’nın kaleminden çıkan Tepedelenli Ali Paşa’nın hayatını anlatan kitabı okurken ilginç bir yöntem öğrendik. Size de aktaralım.

Tepedelenli Ali Paşa yardım toplayacağı zaman el altından birtakım memurlara ve geliri sınırlı kişilere birer ikişer altın dağıtılıyor. Bu fakir kişiler önceden tembihli. Aldıkları altınları kampanya başlayınca hazineye yardım diye geri veriyorlar. Bu yardımlar davul zurnayla ilan ediliyor.

Bu durumda varlıklı kişiler mahcup olmamak için daha büyük yardımlar yapmaya mecbur kalıyorlar. Hazineye para yağıyor. (Kitap Kırmızı Kedi’den yayımlandı.)

BAYKAM

Anlatacağımız eğlenceli olay ressam Bedri Baykam’ın babası, CHP’nin eski ünlü siyasetçilerinden Suphi Baykam’la ilgili…

Rahmetli Güngör Yerdeş’in anılarından aldık.

Adana’nın bir köyünden kalkmış, önce doktor, sonra milletvekili olmuş Suphi Baykam ele avuca sığmaz bir milletvekilidir. Bir gün bakmışlar Suphi Baykam eski TBMM binasının önünde mendil açmış, dileniyor. Gelen geçen üç beş kuruş atıyor. Tabii fotoğraflar da çekilip ertesi gün yayımlanıyor. Amacı sorulunca:

- DP’li milletvekillerinin yolsuzluklarını protesto ediyorum, diyor.

- Topladığınız bozuk paraları ne yapacaksınız?

- Gözünüz doysun diyerek onlara vereceğim…

DİL

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan dil devrimini eleştiren bir yazı yazdı:

“Dil Devrimi, dilimizin İslâmî muhtevasını bitirdi. Din de, İslâmî ruhunu yitirdi. Dil, gidince; din de gitti, hayat çölleşti” dedi. Bir okurumuz Kaplan’ın yazısında yer alan, dil devriminin getirdiği sözcüklerin altını çizmiş. Şunlar:

“toplum, amaç, etki, denetlemek, gerçek, yayımlamak, zorunlu, yıl, akım, savunma, sorumluluk, ilkel, tepki, nicelik, nitelik, kavram, çoğulcu, atılım, ölçek, yitirmek, düş, yön…”

TERÖR

Teröre karşı mücadelenin başarıya ulaşması için ön koşullardan biri de devletin mutlaka hukuk sınırları içinde kalmasıdır. Terörle mücadelede hukuk dışına çıkarsanız terörist taraftar ve sempati kazanıyor. Siz kamuoyunda itibar ve haklılık kaybına uğruyorsunuz. Neticede hukuk silah kadar güçlü ve zamanında silahı da yenen bir kurum olarak beliriyor.

İster FETÖ, ister PKK, ister DAEŞ terörü olsun.

Terörist istediği kadar hukuk dışı eylemlere girişsin

Siz devlet olarak hukuk sınırları içinde kalmaya mecbursunuz. Ne intikam duygusu ne siyasi hesaplar hukukun önüne geçmemeli

Kamuoyunda devlete güven sarsılmamalı…

BARO

Türkiye Barolar Birliği İstanbul’da ikinci bir baro kurulmasına onay verdi. TBB Başkan Yardımcısı Av. Hüseyin Özbek, Başkan Metin Feyzioğlu ve TBB yönetim kurulunun gerekli incelemeyi yapmadan onay verdiğini bildirerek karşı oy yazısı yazdı ve dedi ki:

“İmza sahiplerinin kimliğinin teyidi, haklarında disiplin soruşturma-kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığı vs. hususlarında bağlı oldukları İstanbul Barosundan bilgi alınmadan, kamu avukatlarının hangi ilde, hangi kurumda görev yaptığı, esas görev yerleri, geçici görev yerleri, vs.  açıklığa kavuşmadan  oylamaya geçilmesi hukuka ve yasaya açık  aykırılık  oluşturmaktadır.”

İki bin üyeli yeni baro böyle bir hukuk tartışması içinde doğdu.

KUŞKU BERDEVAM

CHP Kurultayı’nın ardından MYK’daki “Tarım Politikaları” ile ilgili genel başkan yardımcılığı lağvedildi. Ülkede ve dünyada tarımın önemi zirveye çıkarken CHP’de bu masa neden kaldırıldı? Parti Meclisi Üyesi ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal neden MYK dışında bırakıldı?

Yoksa parti dışı güçlerden bu yönde talep mi gelmişti?

Üç ayrı yazıda bu soruları sorduk.

Derken, geçen hafta sonunda Orhan Sarıbal aniden tarımla ilgili Genel Başkan Başdanışmanlığına getirildi. Sanılır ki bu yöndeki sorular bu atamada etkili oldu.

Ancak merak sürüyor:

- MYK’da tarım masası neden kaldırıldı?

Milli tarımdan rahatsızlık duyan güçlerin bunda etkisi oldu mu?

Milliyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


6 − = 2

FpsAgency