Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Rüşvetin toplumsal temelleri
25 Eylül 2020
08:08
25 Kez Okundu

Emre Kongar

Şimdilik sadece Sarraf haberlerine yasak geldi.

Bu yazı “Genel Olarak” bir rüşvet irdelemesi olduğu için bu sansürün dışındadır.

Dilerim bir zamanlar “Hırsız” kelimesine yasak geldiği gibi, ilerde “Rüşvet” kelimesine de yasak gelmez!

***

Rüşvet ve yolsuzlukların toplumsal yaygınlığı hiç kuşkusuz, dünyada da birçok örnekte görüldüğü gibi, siyasal ve bürokratik yozlaşma sonunda ortaya çıkar.

Rüşvetin Türkiye’deki nedenlerini çok kaba hatlarıyla “Tarihten gelenler”, “Kültürel yapıdan gelenler”, “Ekonomik yapıdan gelenler”, “Bürokratik yapıdan gelenler”, “Hukuksal yapıdan gelenler” ve asıl belirleyici niteliğiyle “Siyasal yapıdan gelenler” olarak altı grup altında irdelemek olanaklıdır.

1. Tarihten gelenler.

Tümü “mülk” olarak Padişahın özel malı sayılan Osmanlı İmparatorluğu’nda, her türlü devlet işi, başta padişahın, sonra sadrazamın olmak kaydıyla, “özel servetin artırılmasının meşru bir aracı”dır.

2. Kültürel yapıdan gelenler.

Yukardaki tarihsel oluşum sonunda, ne yazık ki kültürümüzde, “bal tutan parmağını yalar”, “devletin malı deniz, onu yemeyen domuz” gibi deyişler yer almıştır.

İşin daha da acıklısı, bunlara, yakın bir zamanda, “benim memurum işini bilir” biçimindeki bir sözün de bir başbakan tarafından eklenmiş olmasıdır.

3. Ekonomik yapıdan gelenler.

İktidarın, ekonomiyi kuralsız biçimde yönetmesi, yaptığı her yatırımdan kendine pay çıkarmak istemesi ve ihale kanununun rüşveti olanaklı kılacak biçimde defalarca değiştirilmiş olması çok önemli nedenler arasındadır.

4. Bürokratik yapıdan gelenler.

Tüm sistem, devletin vatandaşa güvensizliği üzerine kurulu olduğundan, işlerin “normal olarak” yürütülebilmesi için bile, yardıma, desteğe ve “çarkların yalanmasına” gereksinme vardır.

Ayrıca memurların gelirleri de çok düşüktür.

5. Hukuksal yapıdan gelenler.

Hukuksal yapı artık tümüyle siyasal erke bağlandığı için bir yandan rüşvet ve öteki yolsuzluklardan daha çok etkilenmekte, öte yandan, siyasal yapı üzerindeki denetim gücünü kullanamamakta, daha da vahimi, birtakım soruşturma ve kovuşturmalar da iktidar tarafından doğrudan önlenmektedir.

6. Siyasal yapıdan gelenler.

Birinci grup nedenler, “demokrasi kültürümüzün” eksikliği ve bu eksiklikten dolayı iktidarlardan hesap sorulamamasından kaynaklanır.

İktidarlar ne kadar otoriter veya totaliterse, rüşvet ve yolsuzluk o kadar yaygın olur.

İkinci grup nedenler, başta siyasal liderler olmak kaydıyla politikacılarımız çıkarcılığından ve kalitesizliğinden kaynaklanmaktadır.

Üçüncü grup nedenler, yöneticilerin çoğunun şu ya da bu nedenle, bu rüşvet ve yolsuzluk mekanizmasına bulaşmış olmalarından dolayı, rüşvetin ve yolsuzlukların hesabının sorulamamasına bağlıdır.

***

Aslında bu durum son derce vahim bir soruna işaret etmektedir:

Rüşvet ve yolsuzluğun önlenmesi için gerekli adımların atılması, yasal düzenlemelere bağlıdır.

Oysa yasal düzenlemeleri yapacak olan politikacılar bizzat rüşvetin ve yolsuzlukların üreticisi durumunda olduklarından, durumu düzeltecek yasal önlemlerin alınması olanaksızlaşmaktadır.

O halde sorunun çözümü, bu sorunun kaynaklandığı siyasal iktidarın değiştirilmesiyle olanaklı olacaktır.

***

Sonuç olarak, bugün Türkiye, insanların politikaya “zenginleşmek” için girdiği, rüşvet alarak “köşeyi döndüğü” ve rüşvet alanlardan hesap sorulmayan bir ülke halini almıştır.

Rüşveti önleyecek etkin tedbirleri almak için, önce “Şahsım Devleti” yerine “Hukuk Devleti”ni yeniden kurmalıyız!

Cumhuriyet

yurduma can feda hakkında:
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!

Cevap Yazın


6 − = 2

FpsAgency