Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Böyle yazı başlığı olur mu? Olmaz. Olmamalı. Ama ne yapayım ki aklıma birden düşüverdi… Birden derken, önce cıvık sözcüğü geldi. Cıvık, cıvıklık, cıvıklaştırmak… Yaşamakta olduğumuz seçim ortamını tanımlamak için bu sözcüklerden daha uygunu bulunamaz. Daha doğrusu ben bulamadım. ...
Yerel seçimler 31 Mart’ta yapıldı ve 1 Nisan’da sonuçlar belli oldu. Fakat siyasal iktidarı elinde tutan güç özellikle İstanbul konusunda ayak diriyor. Sonucu değiştirmek için yalan, tehdit, şantaj, her türlü yola başvuruyor. Bunlar görülenler. Kapalı kapılar ardında kim bilir ne dolaplar ...
Sanki uyanacak ve “rüyaymış bu, 1 Nisan şakasıymış” diyecekmişsiniz gibi bir duygu, öyle değil mi? Hayır, ne rüya, ne şaka, gerçeğin ta kendisi… İzmir zaten hep “gâvur”du… Şimdi Ankara ve hemen ardından İstanbul da, birilerince neredeyse bu milletten sayılmayan, hele ki şu son ...
Beş gündür (geçen hafta çarşambadan bu satırları yazmakta olduğum pazartesiye kadar) Fransa’nın Toulouse şehrindeyim. Fransa’yı her seferinde, nasıldıysa öyle, elimle koymuş gibi bulurum. Kafeler, restoranlar, müzeler, metro, insan davranışları, hepsi aynen, nasıldılarsa öyledirler… Başka ...
Seçim sonuçlarının ne olabileceğini konuşurken çoğu insanımızda bir korkunun, kuşkunun varlığını görüyorum. Sonuç ne olursa olsun bunlar ne yapar ne eder kendi lehlerine çevirirler deniyor. Kaybedeceklerini görürlerse seçimleri ertelemek ya da büsbütün ortadan kaldırmak için memleketi kana ...
Siyasal iktidarı elinde tutan güç Gezi’den korkuyor. Korkunun nedeni Gezi olayının kendisi değil. Gezi dediğimiz şey sonuçta kendisini Taksim Platformu diye adlandıran bir sivil toplum örgütleri birliğinin sınırlı bir amaç çevresinde bir araya gelerek Taksim Gezi Parkı’nda bir direniş hareketi ...
Türkiye insanı tarihinin hiçbir döneminde sömürge bir ülkenin yurttaşı olmadı. Osmanlı’dan başlayalım. Osmanlı Devleti bir dünya imparatorluğuydu. Bu devletin halkı kendini hiçbir zaman başka ülkelerin halkından daha aşağı düzeyde bir devletin halkı olarak görmedi. Ölçü olarak Batı ülkelerini ...
Ataol Behramoğlu Köşe Yazarları 27 Şubat 2019 07:37 44 Kez Okundu Yorum Yok
Kanıksamak, yani bir şeye, bir duruma, bir olguya alışmak, artık şaşırmamak, hatta artık bıkmak, ilgilenmemek, sıradan bir şey olarak görmek vb… Kanıksadığınız şey sizin kişisel yaşamınızla ilgiliyse, bu sizin kendi sorununuzdur. Fakat söz konusu olan toplumsal bir olay, herkesi ...
Ataol Behramoğlu Köşe Yazarları 20 Şubat 2019 07:37 33 Kez Okundu Yorum Yok
Masallardaki genellikle dört yol ağzıdır. Ben ise burada insanlığın tam da karşısında bulunduğu iki yol ağzından söz edeceğim.. Aslında bu yollardan birinde insanlığın bir bölümü, ötekinde bir başka bölümü epeyce yol almış. Yollardan birine girmiş olup da ötekine girmek için geri dönmek ...
Ataol Behramoğlu Köşe Yazarları 13 Şubat 2019 07:36 52 Kez Okundu Yorum Yok
Kartal’daki facia bizim topluma ders olur mu, bilemem. Zaten ders alması gerekenler, öncelikle bu işin sorumlusu olan kişiler, şirketler ve onların yasadışı girişimlerine göz yuman siyasetçilerdir. Fakat bütün bu sorumluları uyarması, eleştirmesi, denetlemesi gereken de yine halkın ...
Ataol Behramoğlu Köşe Yazarları 06 Şubat 2019 09:25 21 Kez Okundu Yorum Yok
“Palto” edebiyatla az çok ilgili herkesin bilebileceği gibi büyük bir Rus yazarı, Rus edebiyatında gerçekçilik akımının ilk örneklerini verdiği kabul edilen Nikolay Gogol’ün dünyaca ünlü anlatısıdır. Anlatı sözcüğünü, Rusların “povest” dedikleri, Latin vb. dillerinde “novel/novella” diye ...
FpsAgency